19 Haziran 2019 Çarşamba   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

VURGUN...

 

SAYIN İmamoğlu’na mazbatayı vermek AK Parti’ye dert oldu. Alması ayrı dert olacak. İstanbul’da seçimlerin yenilenmesi kararıyla tehditler ve tartışmaları gündemimize bomba gibi düştü. Kararı hukuksuzluk olarak değerlendirenlerle sapına kadar savunanlar olarak ikiye ayrıldık yine. AK Partililer oylarımız çalındı diyor, CHP’liler ise mazbatalarının YSK eliyle gasp edildiğini söylüyor.
Tüm tartışmalara rağmen seçim yenilenecek. 300 küsür sandıkta Binali Yıldırım’a yazılan ”0” oy, hatta bu oyların İmamoğlu’na yazıldığı, yetkisiz kişilerin sandık başında görev yaptığı gözardı edilmedi. CHP’lilerin seçimin yenilenmesi kararı üzerine yaptığı adaletsizlik temalı konuşmalarda keşke bunlara da yer verilse diye düşünmeden edemiyor insan. 
17 bin küsürlük oy farkını hiçmiş gibi gösterme çabaları komik oluyor artık. Hele 28 Şubat’la kıyaslamaları tek kelimeyle trajikomik. 
Demokrasi dersi veren CHP, şu 27 Nisan muhtırasından, 367 kararından, AK Parti’nin kapatılması davasından, 15 Temmuz’dan hatırladığımız CHP’yle aynı parti mi gerçekten? 
Bu hak, hukuk, adalet naraları millete samimi gelmiyor. 
Değişen bir şey yok. Tek değişen CHP'de liderliğe soyunanların aksine, sinirleri alınmış, maneviyat dilini iyi kötü bilen yeni bir yüz yakalamış olmaları.
Genç, acelesi olmayan, bölgesel lobisi güçlü ve gülen biri...
*
AK Parti dost bildiklerinden, CHP’den çektiğinden daha çok çekti desek yalan olmaz.  
Abdullah Gül CHP’lilerin bile akıl etmediği bir kıyaslamayla 367 kararıyla seçimin yenilenmesini bir tuttu. Eşinin türbanını karikatürize eden, Cumhurbaşkanı olamasın diye genelkurmay başkanlarına kadar açıklamalar yaptıranlara destek oldu. 
Pablo Neruda’nın da dediği gibi insan ulaşabildiğinin nankörü, ulaşamadığının delisi olurmuş. 
Eğrisi doğrusu hiç Erdoğan gibi sevmedi halk Gül’ü...
Cenazesinde gözyaşı döken adamı sırtından vuran “Brütüs” imajıyla yaşayacak gibi. Bunun da delisi mi olur nankörü mü, bilinmez..
*
Sonuç; 31 Mart'ta, İstanbul'da 25 yıllık AK Parti kaptanlığındaki gemi vurgun yemiştir. 
Şuyu vukuundan beterdir. 
İçeride dışarıda elbette yanlışları vardır. Lakin MHP lideri Devlet Bahçeli'nin duruşu, tehdidin hacmini gösteriyor. 
İstanbul tramplen şehirdir. 
Asıl hedefin 2023 olduğu aşikardır. 
Belediyeciliği iktidara da sahip, güçlü lider üzerinden seçilen, AKP'li başkanların önemli bölümü yetkilerini hoyratça kullandılar. 
Belediye ve kamuda segment yükseltenler, beyaz yakalı oldu. Bugün sitem edilen Tuncay Özilhan, Gül ve Davutoğlu hiç olmazsa sözlerini açık söylediler. 
Ya içerideki maskeliler? Sonuçlar ne olursa olsun 2023'ün taşları döşeniyor. Melih başkan sakinliğinde ve mağduriyet PR'da yarışın bundan sonraki etapları muhtemelen Ekrem İmamoğlu ile sürecektir. 

Tarih: 27 Mayıs 2019 Pazartesi    Hit: 702




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol