16 Temmuz 2019 Salı   

Muhammed SANCAKTAR / Bosna Sancak Kültür ve Yrd. Derneği Bşk. / Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu Bşk. / Geniş Açı

VİZYON

 

KIYMETLİ dostlar, bu yazımda sizlere vizyondan bahsetmek istiyorum. Malumunuz bir seçim dönemi geçirdik. Seçim döneminde  sıkça duyduğumuz ve son zamanlarda çok sık rastladığımız  bir vizyon söylemidir  gidiyor. Hemen hemen her şirkette, her kurum ve kuruluşta sıkça kullanılan bir kavramdır vizyon. Ayrıca bir  liderden veya yöneticiden bahsedilirken vizyondan, vizyoner olmasından, geniş vizyonundan bahsedilir hep. Önüne birçok sıfat koyarak vizyonu olumlu anlamda sürekli kullanıyoruz.
Peki o halde vizyon nedir? Vizyonun birçok tanımı var, ancak biz onu basitçe “Gelecek Resmi” olarak tanımlayabiliriz. Vizyon sahibi olmayı ise; gelecekle ilgili net bir resme sahip olma, büyük resmi görme anlamında kullanabiliriz. Gelecek resmi dendiğinde beraberinde hayal kurma da çağrışır. Ancak bir vizyon ile hayal arasında fark; vizyonun temel yeterliliklerden hareket ederek, değerler bütünü içinde gelecekte ulaşılmak istenen yer olması, hayalin ise; mevcut durumla bir bağlantısı olmadan gelecek için bir görüntü olmasıdır. Vizyon; kendimizi gelecekte gördüğümüz yer, hayal ise; gelecekte kendimizi orada görmesek, orada olma ihtimalimiz olmasa da olmak istediğimiz yerdir.
Hayal ile vizyon arasındaki farkı belki şu şekilde açıklamak daha uygun olur. Bu günden geleceğe doğru baktığınızda kişisel, aile ve iş yaşamınızda 5, 10, 15  veya yıl sonra kendimizi ne yaparken görmek istiyorsak o bizim vizyonumuzdur. Bu vizyonu düşünürken bugünden oraya nasıl gidileceği konusunda kafamızda az çok bir fikir ve planımız vardır.Hayal ise bugünden geleceğe doğru baktığımızda kendimizi şu andaki şartlarla ilgisi olmadan, damdan düşer gibi bulmak istediğimiz yerdir. Zengin olmak, ünlü olmak bu anlamda birer hayaldir.
Peki, gelecekle ilgili düşüncelerimiz bir hayal mi, yoksa bir vizyonun ifadesi midir? Bunu basit bir yöntemle öğrenmemiz mümkündür. Mesela 5 yıl sonra bir bahar sabahı güne başladığımda nasıl bir güne başlarsam mutlu olurum? O gün nasıl bir evde uyanmalıyım? Nasıl bir işe gitmeliyim? Veya Nasıl bir iş sahibi olmalıyım? Evim, ailem, işim, bütün detayları ile bir günüm nasıl geçerse ben kendimi mutlu ve başarılı hissederim? Bu soruların cevapları ne kadar belirli ise, gelecek ile ilgili çizdiğimiz tablo ne kadar net ise bunları yaşama ihtimalimiz  de bir o kadar yüksek olacaktır. Tablodaki belirsizlikler ne kadar fazla ise ifade ettiğimiz şey bir vizyon değil, bir hayal olacaktır. Böylece ne beş yıl sonra ne de on yıl sonra istediklerimizin gerçekleşmesi bize bağlı olmayacaktır. Bizim geleceğimiz bizim dışımızda farklı değişkenlere bağlı olacağı için büyük bir ihtimalle ‘Kader Kurbanı’ sınıfında başkalarının çizdiği bir yaşantıyı sürüyor olacağız.Vizyon sahibi olmak ise; gelecekle ilgili net bir tabloya sahip olmak demektir. Biz nasıl bir gelecek istediğimizi düşündüğümüz andan itibaren, algıda seçicilik başlar. Düşündüğümüz geleceğe ulaşmak için gereken kaynaklar algıda seçicilik ile harekete geçer ve bizi düşündüğümüz, istediğimiz geleceğe doğru yöneltir. Algıda seçicilik, gelecek ile ilgili net tablolara sahip olduğumuzda bize istediğimiz geleceğe ulaşma, kaynakları görme ve değerlendirme konusunda fırsatlar sunacaktır. Bir vizyonumuz yoksa, fırsatlar ve kaynaklar biz onları fark etmeden geçip gidecektir. Zaman hızla akıyor. Ve zaman sandığımız kadar cömert değil. Bize her zaman istediğimiz fırsatları sunmaz... Kalın Sağlıcakla….

Tarih: 22 Nisan 2019 Pazartesi    Hit: 847




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol