24 Ocak 2020 Cuma   

Burak İĞLİKÇİ / ARAŞTIRMACI - YAZAR / DERİN TARİH

FLAKKA ZOMBİ KAFASI UYUŞTURUCU

 

KÜRESELLEŞEN dünyada geçmişten, günümüze her dönem uyuşturucu ve kimyasal maddeler varlık göstermişlerdir. Uyuşturucu baronlarının ve çeşitli gizli servis ve terör gruplarının para ve geçim kaynağı olmuştur. Millet olarak ne gibi önlemler alıyoruz diye sorup düşünmemiz lazım. Bonzaiden daha tehlikeli ve etkili bir uyuşturucu piyasaya sürüldü flakka isminde. Kullananlarda zombileşmiş etkisi yaratıyor. Diğer uyuşturucu maddelere nazaran etkisi çok ileri düzeyde. 
Düşünüyorum yıllar önce zombi tarzı filmler ve oyunlar mevcuttu. 21’nci yüzyılda ise bu maddeyi içen veya kullanan otomatikman kobaylaşmış zombi tarzı filmlerde ki insanlar gibi tepki veriyorlar. Bu aslında şeytani düşünen baronların, gençliği çökertme planıdır. Dünya medya gündeminde sosyal medya üzerinde dahil hızlıca bu flakka isimli maddenin insanlar üzerindeki etkilerini gösteren videolar mevcuttur. Daha doğrusu kullananlar üzerinde etkisini gösteren gerçek videolar, haberler mevcuttur. İnsanları gerçek zombilere dönüştüren uyuşturucu, dünyaya yayılıyor. Daha bonzai denilen illete kaç kurban verdik. Millet olarak önlem almalıyız. Çoçuklarımız bizlerin geleceğidir. Çocuklarınızla arkadaş olun onlara güvenin, güven verin ki ailesinden başka kimsenin olmadığını anlasın. Sokaklar acımazsızdır. 
Türkiyede önlem alınması gereken konulardan biri de uyuşturucu maddelerdir. Toplumsal sorundur. İl ve ilçe emniyet müdürlüklerinin narkotim okul önlerınde bulunan önleyici hizmetleri takdir edilecek bir durumdur. Narkotim'den okul önlerinde uyuşturucu denetimi ile gençleri ve aileleri bilgilendirmesi bu faaliyetlerin artması lazım sıklıkla mahalleler metruk yerler, büfe ve kafelerde dahil önlem alınması lazım. Uyuşturucu madde denilmişken değinmeden geçmeyelim 1950 yıllarında, CIA ve LSD deneyi Fransa'nın güneyindeki bir köyde yaşayanlar 60 yıl önce bir gün aniden halüsinasyonlar görmeye başladılar. Bazılarının sonu akıl hastanesinde bitti, bazıları ise yaşamını yitirdi. Olayın arkasında korkunç bir deney çıktı. Araştırmaya göre, CIA, köylülerin ekmeğine halüsinasyon ve histeriye yol açan LSD kattı. 16 Ağustos 1951'de yaşanan ve 'lanetli ekmek' (Le Pain Maudit) olarak tarihe geçen olayda beş kişi öldü ve yüzlerce kişi korkunç halüsinasyonlar görerek çıldırdı. Yaşanılan bu savaş bir nevi biyolojik savaştır. 
Almanya'nın da İkinci Dünya savaşı'nda askerler ve siviller üzerine içlerinde hardal gazı, radyasyonlu maddeler olan halisünasyona sebep olan ilaçların verildiğin de bilinmektedir. Asıl sorun şu ki 1950’den bu yana CIA ve benzeri ülkelerin, istihbarat kuruluşları, bu çalışmalara son mu verdi yoksa hâlâ ilaçlar ve benzeri kimyasallar ve bu türden deneylerle hala toplum ve insanlığın üzerin de denenmekte midir? Asıl sormamız gereken soru budur. Günümüze bakarsak, bonzai devamına flakka derken demek ki  halen bu tip deneylerle toplumları mankurtlaştırıyorlar. Birey kendisine yabancılaşarak, yani benliğini kaybederek başkalarının kölesi oluyor. Maddeye veya çeşitli telkinlere bağımlı kalıyor. Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır. Farkında olalım. Küreselleşen dünyada gençlerimiz hibe olmasın.

Tarih: 17 Aralık 2019 Salı    Hit: 1230




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol