20 Ekim 2020 Salı   

Naser ŞİMŞEK / İnşaat Mühendisi / Teknik Bakış

ENERJİ

 

SİYASET tarihini incelediğimizde ekonomi ile siyasetin beraber yürüdüğünü, ekonomik başarının ve refahın mevcut siyasi yönetim biçimini yönetim biçimi ne olursa olsun olumlu yönde etkileyip devamını sağlamıştır.
İmparatorluklar veya Devletler ekonomisi güçlü olduğu dönemlerde, kazanılan savaşlarda elde edilen ganimetler, yeraltı ve yerüstü doğal zenginliklerin bol olduğu zamanlarda yöneticiler ve yönetim şekilleri hiç sorgulanmamış, yaratılan refaha bağlı olarak da desteklenmiştir.
Günümüzde medeniyetin beşiği sayılan Avrupa ülkelerinde aktif veya pasif devam eden krallıkları bu sebeplere bağlamak gerekir.
Yine bu sözde medeni ülkeler mevcudiyetlerini sürdürmek adına kendi ülkelerindeki kaynaklar yetmediğinden, tarih boyunca bir sömürü düzeni oluşturmuşlardır. Bu bazen insanları köleleştirerek yapılmış, bazen iç isyanlarla sömürülecek ülke yöneticileri istedikleri şekilde dizayn edilmiştir.
Yine tarih boyunca en çok sömürülen kıtaların başında Afrika gelmektedir. Köle olarak kullanılan insanların torunları çok zorlu ve eziyetli çabalardan sonra şu an ki mevcut özgürlüklerine kavuşabilmişlerdir. Ancak ata toprakları halen özellikle yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden dolayı sömürülmeye devam etmektedir.
Günümüzde dünya ekonomilerinin en temel kaynaklarından biri ‘’enerji’’ olmuştur. Gerçekleşen bir çok toplumsal olayda, iç çatışma ve ayaklanmalarda, bölgesel bazı savaşlarda, terör eylemlerinde asıl nedenin enerji kaynaklarının paylaşımından veya tamamen sahiplenme sebebinden çıktığını görebiliyoruz.
Enerji konusunda en önemli bölgesel coğrafya olarak tüm dünyanın kabul ettiği gibi “Doğu Akdeniz’’ olarak görebiliriz. Türkiye, Suriye, Lübnan ve Kuzey Kıbrıs tarafından çevrelenen bölgede tahmin edilen enerji miktarı ve bunun ekonomik karşılığı yukarıda tanımlanan sözde uygar ve medeni ülkelerin iştahını kabartmaktadır.
Türkiye’de son on yılda sınırlarımız içinde veya stratejik sınırlarımızda gelişen, oluşan çok farklı olayları, hareketleri, teşebbüsleri bu enerji kaynağı ile irtibatlandırabiliriz.
Temel neden Türkiye’ye önerilen çok çok küçük bir paya karşılık Sn Cumhurbaşkanımızın ülkemizin menfaatlerini koruma adına gösterdiği mücadeledir. Sözde bazı medeni ülkelerin Türkiye ile problemimiz yok, Erdoğan ile problemimiz var, Türkiye Cumhuriyetinin yönetimi ondan almalıyız şeklindeki küstahça tavırlarının altında ki en önemli nedenlerden bir tanesi de Doğu Akdeniz’deki enerjidir. Bunun için de bazı “Dostlarını’’ ve paydaşlarını hazır tutmaktalar. Bu dönemde KKTC Cumhurbaşkanının toprak tavizinde bulunma çıkışı görmek isteyenlere bazı konuları daha net bir şekilde gösteriyor.
Önümüzdeki süreçte herşeyi daha da net göreceğiz.  Kalın Sağlıcakla.

Tarih: 14 Ekim 2020 Çarşamba    Hit: 306




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol