23 Kasım 2019 Cumartesi   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

EMPERYALLERİN ELİNDE SOLCULUK!

 

1999’da bir tane Kürt kardeşimizin bulunmadığı Kenya’dan, asmamak kaydıyla Öcalan’ı Türkiye’ye teslim ettiler. 20 yıl geçti. Terör durmadığı gibi artarak devam etti. Siyaseten 2015’de geçici hükümette yer bile buldular. Bu ülkede doğru-yanlış, Erdoğan riskleri alıp bu işi çözüm süreciyle noktalamak istedi. Birlikte büyük Türkiye için, silah susacak, PKK silah bırakacaktı. Ama hem siyaset ayağı, hem terör ayağı kendi devleti yerine bileşenlerin karışık olduğu kuklacılara teslim oldular. Sözde özgürlükçü, kürtçü, halkçı, devrimci teröristler; ABD, İngiltere, İsrail, Almanya,  Rusya ve Fransa gibi emperyalistlerin kucağında Suriye’nin kuzeyinde vites yükseltti. Kantonlar vasıtasıyla büyük İsrail’in yapı taşlarını oluşturma gayretine girdiler. Ama bu fay hattı için gerekli hazırlıklarını yapan Türkiye, önlemini aldığını, bir gece ansızın geleceğini duyurmuştu. Bizde bir gecenin söylemden eyleme dönmesini ifade etmiştik. Bu koşullarda bu legonun tamamlanmasını zor gören ABD ve İsrail, ağlaya sızlaya kaderine razı olmuştur. PKK’yı yeniden gazlayıp ülkemizi rahatsız edeceklerdir. Bunu da zaten 40 yıldır gözümüze baka baka yapıyorlar. 
PKK, FETÖ, DAEŞ, DHKP-C’sine kadar terörün mühendisi ve kuklacısı bellidir. Bu kuklacılar yapılan opersyonu perdelemek için kara probaganda ile hız kesmekte mahirler. Sonucumuzu etkilemeyecek klavyeden ibaret işler ama vakit kaybı. Başkan Trump, Obama ve Hillary ikilisinin PKK ile ittifak kurduğunu açıklayarak Barış Pınarı operasyonun meşruluğunu tescil etmiştir. ABD, Rusya, Fransa vs. Suriye’de her alana yerleşince Suriye’nin toprak bütünlüğüne halel gelmiyor ama Türkiye meşru müdafaa hakkını kullanınca uluslararası ve içerideki saz ekibi bataklıktan dem vuruyorlar. Küresel güçlerin uzun süredir çalıştığı “terör koridoru” projesi Barış Pınarları ile çöpe dönmüştür. Operasyon tahminimce 1 ay içinde sonuca ulaşmış olacaktır. Kuklaların tutunması söz konusu değil. ABD, yaygarada yapsa ben inceden kaçıyorum diyerek çekilmiştir. Bu sonuç diplomatik başarıdır. Şimdi o koridora mülteciler yerleşecektir. Bu sonuçtan HDP ile birlikte içerden-dışarıdan koruyucuları rahatsız. Tabii terör biterse sırtlarını yaslayacakları yer kalmayacak.
*** 
Anamuhalefet'te durum sözde destekçi görünüyorlar ama özde kafalar karışık… Tezkereye evet diyen Kemal Kılıçdaroğlu “İçim kan ağlıyor ama destekleyeceğim.” diyor.
Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ise; “Kafam hiç rahat değil.” gibi sözlerin anlamını kaybettiği bir durumdalar. Sanatçısı, siyasetçisi, gazetecisi operasyona destek verince tapınıldıkları adamlardan bile hakarete maruz kaldılar. Tahammülsüz diye aşağıladıkları halkın kıymetini anladılar mı bilinmez. Ama kendi ülkesine işgalci diyenler, 1948’den günümüze İsrail’in haritasına bir baksın, 70 yılda ne hale gelmiş, işgalci kimmiş görsün. İçimizdeki “İrlandalılar” ile birlikte Arap Birliği’nin tutumu da ortada. Tam bir Brütüs hikayesi söz konusu.                                                                                Bu süreç dostumuz sandıklarımızla ilgili büyük bir ders oldu bize. Elbet milletçe atlattığımız her zorluk gibi bunu da Allah’ın izniyle atlatırız.
Ama bu günlerden geriye dönüp baktığımızda, rahmetli Aliya İzzetbegoviç’in dediği gibi; “Düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.” 
Cenab-ı Hak şehidlerimize rahmet eylesin. Milletimizi ordumuzu muhafaza eylesin. Amin. 

Tarih: 16 Ekim 2019 Çarşamba    Hit: 600




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol