21 Mayıs 2024 Salı   

BELİRSİZLİK VE TUTARSIZLIK!

 

2023 seçimlerinde doğru gidilirken siyasi partilere gönül vermiş vatandaşlarımız ve kararsız olan vatandaşlar siyasilerin söylem ve vaatlerini yakından takip etmektedir. Bu yazımızda, muhalefet cephesinin dış politika yaklaşımlarının bir analizini yapıp okuyucumuza genel bir özet sunmaya çalışacağız.
Türk siyasetinde muhalefet partilerinin dış politika perspektifleri, genellikle belirsizlik ve tutarsızlıkla karakterize edilmektedir. Farklı siyasi ideolojilere sahip olan bu partiler, Türkiye'nin dış ilişkilerinde etkili bir alternatif sunma konusunda başarısız olmuştur. Türk muhalefet partileri, genellikle hükümetin dış politikalarını eleştirmekle meşgul olurken, Avrupa ile yeniden iyi ilişkiler, kısa sürede Türk pasaportunun Avrupa üzerindeki gücünün arttırılması vurgusu ve Suriye’de Beşar Esat ile yeniden ilişkilerin tesisi vurgusu dışında net ve tutarlı bir dış politika vizyonunu sunma konusunda başarısız olmuştur. Partilerin liderleri ve üyeleri arasında çelişkili açıklamalar ve görüşler yaygındır. Bu durum, Türk muhalefetinin dış politika alanında ciddi bir zayıflık sergilediğini göstermektedir.
Bir başka taraftan ana muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun halka sunduğu “Bir Kuşak Bir Yol” projesi haritasındaki rotanın Azerbaycan’ı pas geçmesi ve İran üzerinden devam etmesi, altılı masanın kazanması durumunda Türkiye’nin tabi olarak Azerbaycan’a destek politikasında zayıflama olabileceği kuşkusunu doğurmuştur. Uzun yıllardır süren bu çatışma durumu nihayetinde savaşa evrilmiş ve Azerbaycan’ın işgal edilmiş topraklarını geri kazanması ve Azerbaycan ana karası ile Nahçıvan bölgesi arasında yol açılmasını kapsayan Laçin koridoruna yönelik anlaşma Türkiye’nin aracısız Türk dünyasına açılabilme imkanını doğurmuştur. Ancak, Ermenistan’ın anlaşmalara rağmen güvenli bir şekilde yolu açmaması, bir başka çatışmayı körüklemesi olağandır. Ermenistan başkanı Paşinyan’ın Türkiye ve Azerbaycan ile normalleşme söylemleri hem Ermeni diasporalarında hem de Ermenistan kamuoyu ve bürokrasisinin önemli bir kısmında öfkeyle karşılanmaktadır. Dolayısıyla, Azerbaycan’ın bu meselede çıkarlarının korunması aynı zamanda Türkiye’nin da kazancı olacağı için buradaki gelecek planlamalarının hepsi Azerbaycan’ı teğet geçmeyecek şekilde yapılması elzemdir.
Orta Doğu eksenindeki politikalar ele alındığında, muhalefet bloğunun genel seçimdeki destekçilerinden bir tanesi de HDP ve onun uzantısı Yeşil Sol Parti olarak ortaya çıkmaktadır. Okuyucumuzun malumu, Suriye ve Irak Pkk yapılanmaları ile devam eden bir mücadelemiz bulunmaktadır. Mücadelenin ana gayesi Irak, Türkiye, Suriye ve İran’ın belli kesimlerini içerisine alan sözde Pkk kantonlarından müşterek bir devlet yaratma girişimin engellenmesi ve bölgede harici güçler tarafından bu yüzyılda harita mühendisliğinin yapılmasına izin verilmemesidir. Muhalefet bu konuda kendisi ile çelişmekte veya siyasal kampanyaları yöneten ajans ve düşünce kuruluşlarının verdikleri sufleleri dillendirmektedir. Sayın Kılıçdaroğlu ısrarla PKK adını telaffuz etmekten kaçınıp bunun örgüt reklamı yapmamak için olduğunu savunsa da daha önceki söylemlerinde Pkk’nın Suriye uzantısı olan Ypg-Pyd için “terör örgütü olup olmadığı belli değil” ifadesi henüz yeterince izah edilmemiş sorunlu bir duruştur. Öbür yandan, Sayın Mansur Yavaş’ın geçtiğimiz günlerde “Bu ülkenin milli güvenlik doktrinlerinin değişmesi bir gecede olacak şey değil” söylemi yine CHP’nin kampanya yöneticilerinin olabildiğince daha büyük bir kitleye hitap etmeye çalıştığını ve sadece HDP seçmenine odaklanmadığını göstermektedir. Ancak bu ikilemler halkın nezdinde güvensizlik doğurmaktadır.

Tarih: 19 Mayıs 2023 Cuma    Hit: 1330




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol