Eda Yıldız KARADAĞ / Bayrampaşa Erkek ve Kadın Berberleri Esnaf Odası Başkanı / Zanaatkarın Sesi
USTA/ÇIRAK İLİŞKİSİNDE AİLENİN ROLÜ
Geçtiğimiz günlerde Ankara’da Dünya Esnaf ve Sanatkarlar Derneği’nin Türkiye genelindeki kadın oda başkanlarını bir araya getirdiği zirve programındaki konuşmamı bu ay sizlerle de paylaşmak istedim. “Ahiyiz, Aileyiz” mottosuyla bir araya geldiğimiz buluşmada sadece bir mesleğin temsilcileri değil, aynı zamanda bir kültürün, bir ahlakın ve köklü bir medeniyetin liderleri olduğumuz bilinciyle Usta/Çırak ilişkisinde ailenin ne denli önemli olduğunu tecrübelerimle en yüksek tondan ifade etmek isterim. Türkiye’nin dört bir yanından gelen kadın oda başkanları olarak bizler; temsil eden değil, yöneten; takip eden değil, yol açan; destekleyen değil, dönüşümü başlatan liderleriz.
Ahilik; sadece ticaret yapmak değildir. Ahilik; dürüstlüğü yönetmek, kardeşliği büyütmek, dayanışmayı organize etmektir. Bizler bu geleneğin bugünkü temsilcileri olarak sadece devam ettiren değil, yön veren ve geleceğe taşıyan liderleriyiz. Usta/Çırak ilişkisi ise bu liderliğin en somut sahasıdır.
Çıraklık; bir gencin hayata ilk adımıdır. Ustalık ise sadece meslek öğretmek değil, karakter inşa etmektir. Bugün burada bulunan bizler; sadece iş öğreten ustalar değil, insan yetiştiren, yol açan ve örnek olan liderleriz. Çünkü biliyoruz ki; yetiştirdiğimiz her çırak, bizim vizyonumuzun bir yansımasıdır. İşte bu noktada liderlik, sadece yönetmek değil; sorumluluk almak, rehberlik etmek ve iz bırakmaktır.
Aile kavramı ise bu liderliğin temelidir.
Aile, bireyin ilk liderlik eğitimini aldığı yerdir. Sevgiyle yön vermeyi, saygıyla denge kurmayı öğrendiği ilk yapıdır. Biz esnaflar için ise bu liderlik sadece evde değil, iş yerinde de devam eder. Çırakların gerçek hayata atıldığı ilk noktadır aslında. Bu bağları güçlü tutmak, bizim liderlik görevimizdir.
90’larda çocuk olmak; sokağın hala oyunla, dostlukla ve gerçek kahkahalarla dolu olduğu bir zamanı yaşamaktı. Şu an yetişkin bireyler olarak o yılların en kıymetli anları her birimizin bir esnafın yanında pişmesiydi bence. Annemin salonunda sadece saçların değil hayatların şekillendiğini gördüm. Orada sabrı, emeği, zorluklarla mücadeleyi, insan ilişkilerinin inceliğini öğrenmiştim. Şimdilerde ebeveynlerin “benim çocuğum yer mi süpürecek, kahve mi servis edecek” diye burun kıvırdığı deneyimler bugün kolumuzda bilezik olan mesleklerin oluşumunda birer halkaydı oysa… Ağabeyim, dayımın Laleli’deki tekstil dükkanında asansör olmasına rağmen 6 katı sırtında çuvalla çıktığında öğrenmişti para kazanmanın zorluğunu, sahip olduğu imkanların kıymetini ve dinle dinleye, izleye izleye öğrenmişti doğru iletişimi ve müşteri memnuniyetini. Bugün dereceyle bitirdiği üniversite ve yaptığı yüksek lisanssa statü kazandırmıştı. İşte bu tecrübelerle özellikle ailelere altını çizerek vurguladığım nokta; her ebeveyn çocuğunun yorulmadan para kazanmasını, iyi yerlerde olmasını ister. Sahi nedir gerçekten o iyi olan yer? Ben, iyi ve doğru olan yerin, bireyin ne istediğini net anlamak, neye kapasitesi olduğunu gözlemlemek ve sonrasında yönlendirmek olduğu kanısındayım. İşte bu anlayışla da okul hayatı devam ederken çocuklarımızı güvendiğimiz esnaflara emanet edip “eti senin kemiği benim” düsturuyla, hayata, ilişkilere ve kariyere hazırlamak gerektiği inancındayım.
Bu noktada bizlere düşen görev nettir:
Ahilik kültürünü sadece yaşatmak değil, yeniden tanımlamak ve çağın ihtiyaçlarına göre güçlendirmek. Çıraklarımızı sadece meslek sahibi değil, vizyon sahibi bireyler olarak yetiştirmek.
Aile yapısını güçlendiren, kadının emeğini görünür kılan ve dayanışmayı kurumsallaştıran adımlar atmak. Çünkü biz biliyoruz ki;
Güçlü esnaf, güçlü liderlikle mümkündür. Güçlü liderlik, güçlü aileyi inşa eder. Güçlü aile ise güçlü bir toplumun temelidir. Ve bizler…Sadece bu yapının bir parçası değil, yön vereniyiz.