22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 11.09.2025

Uğurcan Ederson Apocan Kemalson... Hırsızsız Türkiye

Mustafa SÖNMEZ

Mustafa SÖNMEZ

3010 6 dk 0 yorum
Paylaş:
Çılgın bir ayı daha geride bıraktık. Transfer piyasası daha da çılgın geçirdi günlerini. Maç boyu kaleyi bulan şutların ortalama üçü-beşi geçmediği ligimizde bir kaleciyi bonservisiyle 36 milyon, diğerini yıllık maaş  11 milyon euroya takımlarımıza kattık. Yılda 10 bin dolar kazanamayanlar tayfasında da geyik muhabbetleri boynuz verdi fırsatı kaza etmeden. Yok Ederson daha iyi yok Uğurcan daha doğru vesaire vesaire. Çok değerli kişisel fikrimi paylaşacağım tabii makarayla karışık.
Ederson’un oynadığı City maçlarını rakip altıpasta başlayıp kale çizgisinde bitiriyordu yıllarca. Ederson’u seronomi dışında bir de soyunma odasına giyinmeye giderken görüyorduk. O da kameraların kadrajına girerse. Bizim garip Uğurcan Trabzonspor’da maden işçisi gibi münavebeli mesailer verdi her zaman.  O direkten bu direğe, o toptan bu topa uçmaktan eve gidecek vakit bulamıyordu. Bana göre Mert’i bir kenara koyarsak ülkemizin şu an en iyi kalecisi. Ederson mu   Uğurcan mı kıyası bal mı dolmalık biber mi daha tatlı sormak gibi geliyor bana. Alabilsem Uğurcan’ı alır kenara geçerdim. Tabii ki kulübe ödenen meblağa bakınca Trabzonspor büyük iş başardı, iyi bir kaynak buldu. İsraf etmezlerse iyi.  O Uğurcan kendisinden daha ucuz İspanyol forvetlerden 6 gol yerken 6 tane de kurtarış yaptı daha yeni. Ederson’u da göreceğiz nasipse. Kararı vereceğiz.
*
Siyaset dünyamızda da transferler hız kesmedi bu aralar. APOCUmhur İttifakı İdman Yurdu (A.İ.İ.Y) geçen yıl transfer ettiği Apo’dan istedği verimi alamayınca Bit Pazarı Birlikspor’dan (B.P.B) son olarak Kılıçdaroğlu’u kadroya katmanın yollarını aramaya başladı mutlak butlan yoluyla. Transferin nasıl sonuçlanacağını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Aktif siyaset hayatında “hırsız” olmadığı için topu da çalamayan, karambolleri geçtim “alda at” pasları dahi harcayarak sonuca katkı sağlayamayan Kılıçdaroğlu  kale arkası mevkiinden, gerekirse forvete olmadı forvet arkasına Apo’nun yanına monte edilmeye çalışılıyor. Son kararı hoca verecek. Hoca demişken siyaset o kadar mide bulandırıcı bir seviyeye düştü ki “pastör” yaşasaydı ona da kulübe için bir teklif yapılmazdı diyemem.
*
Filistin Davası’nın sömürülecek bir yanının kalmadığı, ekonomik sıkıntıların yaratılan suni siyasi krizlerle giderilemediği, adalet sisteminin kokmaktan bıkıp kokmayı bile bıraktığı, rüşvetin yolsuzluğun yerçekimine  meydan okuduğu bir dönemde bir darbe de 90’lı yıllardan beri büyük bir ilerleme kaydeden savunma sanayimizin köşe kapmaca oyunlarına kurban edildiğini öğrendiğimizde yedik. Devletten daha yeni  ödüller ,davetiyeler alan savunma sanayimizin önde gelen isimleri “casusluk, terör” iddialarıyla gözlem altına alındılar. Umarım rant kavgası değildir. Yoksa milli güvenlik sorunlarımıza yenileri eklenir.
*
Bir de Terörsüz Türkiye mavalı kampanyası var.Kampanya  bir yılı geride bırakırken elimizde sadece  kurulmuş bir Apo Komisyonu var. Gündemi gizlemek, ertelemek dışında hiçbir işe yarayamayacak mavaldan yeni bir talep çıktı daha yeni. Apo’dan Suriye ve Avrupa’daki örgütlülere çağrı yapması. Bu kampanyanın neden boş bir uğraş olduğunu düşündüğümü daha önce paylaşmıştım. Bu topraklarda terör bitmez. Dünyanın en azılı terör örgütü İsrail şu anda en uzun sınır komşumuz durumunda. Şam da onların borusu ötüyor. Bizim iş tuttuğumuz adam da Colani. Başına konan ödül İsrail ve Amerika’ya  yapacağı hizmetleri karşılığında şimdilik kaldırıldı. Gelecek günlerdeki İran saldırılarından sonra kendisi ortadan kaldırılacağı için ödülden vazgeçildi. Barrack kafalı Barrack ta papatyanın ırzına geçiyor fal açarken. Yönsüz açıklamalarla tarafların kafalarını Barracklaştırıyor. Yakında ot bitmeyecek hale getirecekler ortalığı. Türkiye’deki İsrail işbirlikçilerinin bilinen ama sayılamayan varlığı da ortada. İran’da onca yandaş edinen İsrail’in,  en rahat dolaştığı ülke olan Türkiye’de sırdaş edinmesi zor değil. Matba, mürekkep ve kağıt onlarda. Mevcut zulüm iktidarının oluşturduğu koşullar ve yaydığı kültürle de yeni tanrı para. Ruhunu satan bedenini de satar. Tarih bunlarla dolu.  İsrail kendisini Filistin’e yerleştiren İngiltere’ye az terör saldırısı düzenlemedi. Biz limanlarımızı bile kapatmadık onlara. Önce Amerika ve İsrail’le iş tutup onların mangallarına kömür götürmeyi bırakacağız. Libya’nın toprak bütünlüğü diye diye en sonunda Çölağası Hafter’e boyun büken iradeyle olmaz bu işler. Aynı şeyler Suriye için de geçerli. Colani ile iş tutup kendi topraklarınızda terörle mücadele edemezsiniz.
*
Ülkenize önce adaleti getirin. Hırsıza, yolsuza, rüşvetçiye, fesatçıya, kaçakçıya sadece sizin partilerinizin yandaşı, paydaşı diyerek yol vermeyin mesela. Hırsıza hırsız arsıza arsız demeyi suç olmak duygusundan kurtarın. Mesela terörü dış bağlantılarını kurutmadan  yenemezsiniz. Ama yolsuzluk, hırsızlık öyle değil. İşe kendi hırsızlarınızdan başlayın. Koyun adına da “Hırsızsız Türkiye”. Bakın Diyarbakır nasıl değişiyor Edirne nasıl gelişiyor. Ülke nasıl güzelleşiyor. Var mısınız? Devlete karşı işlenen suç kapsamında el koymadan, müsadereye kadar, blokajdan edinmeye kadar. Kanunlarımız var. Sadece hukuk lazım. Bir de milliyetçilik değil vatanperverlik. Millete de güzel gelir bu iş. Hırsızsız Türkiye.
Çalmayan seçilir. Çalan aday bile gösterilemez. Oldu da şakül kaydı. Duvarı da duvarcıyı da duvarlar arasına koyalım. Haydi. Zor değil..Çok da değil azıcık haysiyet yeter. Sonra eli ayağı alışır herkesin. Bakın o zaman sofrasına dadanan iti, kurdu, çakalı, domuzu nasıl çakıyor millet duvara. Buyrun. Beraber yiyelim. 
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.