Köşe Yazıları
20.02.2025
Trump Riviera Gazze blokları... Eyyyüp Alibeyköy
Mustafa SÖNMEZ
1408
4 dk
0 yorum
Trump Riviera Gazze blokları... Eyyyüp Alibeyköy
Çocukluğumda merak etmiş çok geçmeden anlayarak öğrenmiştim Amerikan başkanlarının seçimleri kasım ayında kazanıp ocak ayında Beyaz Saray’a oturmalarının nedenini. Ezber değil yani. Bana Carter’la denk gelen ve günümüzde ikinci Trump dönemiyle devam eden Amerikan başkanlarının kendileriydi ezberci olan, olması da gereken. Bu artık tartışma götürmez bir gerçek. Melek olmanızın adaylığınıza engel teşkil etmeyeceği Kasım ayı başındaki seçimlerden sonra koltuğunuza oturmanız üç ayda şeytana evrilmenizdeki yeteneğinize bağlı. Ya evrilirsiniz ya da evirirler ve çevirirler.
Seçim mitinglerinde birkaç kez saldırıya uğrayan bir keresinde de kulak memesi ile mermi çekirdeği çıtlatan Trump koltuğuna oturmasına iki hafta kala bu kez iki saldırıyla hizaya getirildi. Sevgili kuklacısı Elon Musk!ın ürettiği araçlardan biri ile kalabalığın içine dalan bir eski güvenlikçinin saldırısını, ertesi gün Trump’ın otelinin önünde patlatılan aynı bandtan çıkma bomba yüklü araç saldırısı takip etti. Sonra!.. Hooop çinekop!...
Seçmenlerine Bibi’nin (Netenyahu) başına firkete, omuzlarına etriye, kıçına da teneke bağlayacağı havasını veren Trump iki gecede havasını aldı. Dünya’nın en azılı en acımasız terör örgütü olan İsrail’in en büyük tedarikçisi, destekçisi ve nihayet bekçisi olacağını ilan ederek o havayla yelkenlerini doldurdu. Şimdi de özellikle Gazze’yi “riviera” ve Filistin’in tamamını “kentsel dönüşüm alanı” ilan etti. Siyonist damadın çok beğendiği evanjelik kayınpederinden kan dolu rezerv bir alan.
Herkesin dini kendine de yemin töreninde güncel kitabına el dahi sürmeyen bir emlakçının dünyayı gasp, imar ve savaş alanı olarak tasarladığı bir kampanyaya doğru gidiyoruz. Sermayesi yalan olan bir emlakçının dünyanın başına yeni dertler açacağı bir açmaza gidiyoruz. Bizim mahallenin liderlerinden Suudiler dışında şimdilik ses çıkaran yok. Onların da lafı Filistin’de paraları Suriye’de fitne payları kadar dinlenir gibi. Suriye’de de ayrı bir bagajları var ve tıpkı Amerika gibi onlar da İsrail’in bize komşu olmasından mutsuz olmazlar.
Bizde ise Galata Köprüsü’nde “midye festivali” tadında gösterile, yürüyüşler yapma yarışı dışında sözü edilir bir gelişme yok. Zaten sözü geçen, dinlenen bir siyasimiz de yok. Biri bizden Apo’yu, diğeri Golani’yi benimseyip bağrımıza basmamızı ister. Biri partisinde başkancılık, diğeri adaycılık bir diğeri demokrasicilik oynar. Arta kalan zamanlarında simitten, çay yaprağından bir bukle eşliğinde basın-metin danışmanlarından sufle alarak milletin dertleri üzerinde fiskos partileri düzenlerler. Sonrası dilekler, temenniler ve kapanış.
Oysa batısında CIA’nin doğusunda Pentagon’un has uşaklarının köşeleri tutup cirit attığı Suriye’de her geçen gün bizi daha da yakından ilgilendiren gelişmeler oluyor. İsrail’in bir kısmını ilhak ve tamamını ise batı uşaklarıyla işgal ettiği, birçok dini ve etnik farklılığı tuzaklamada kullandığı topraklardan müteahhitlik hizmetleri işleri aparmaktan, oraların fatihiymişiz gibi algı oluşturup iç siyasete meze yapmaktan, yeni siyasi aktörler cilalamaktan, parlatmaktan, basın toplantılarında muhataplarının ismini anmadan “atar yapmaktan” daha fazlasına ihtiyaç var. Peki o akıl, o irade, o cesaret var mı? Gazze’yi geçtim Gebze’den, Şam’ı geçtim Çamlıca’dan haberleri var gibi görünmüyor. İsrail’in Şam’ı işgalini bizim topraklarda kutlayanları gördükçe elde sadece soru kalıyor.
Seçim mitinglerinde birkaç kez saldırıya uğrayan bir keresinde de kulak memesi ile mermi çekirdeği çıtlatan Trump koltuğuna oturmasına iki hafta kala bu kez iki saldırıyla hizaya getirildi. Sevgili kuklacısı Elon Musk!ın ürettiği araçlardan biri ile kalabalığın içine dalan bir eski güvenlikçinin saldırısını, ertesi gün Trump’ın otelinin önünde patlatılan aynı bandtan çıkma bomba yüklü araç saldırısı takip etti. Sonra!.. Hooop çinekop!...
Seçmenlerine Bibi’nin (Netenyahu) başına firkete, omuzlarına etriye, kıçına da teneke bağlayacağı havasını veren Trump iki gecede havasını aldı. Dünya’nın en azılı en acımasız terör örgütü olan İsrail’in en büyük tedarikçisi, destekçisi ve nihayet bekçisi olacağını ilan ederek o havayla yelkenlerini doldurdu. Şimdi de özellikle Gazze’yi “riviera” ve Filistin’in tamamını “kentsel dönüşüm alanı” ilan etti. Siyonist damadın çok beğendiği evanjelik kayınpederinden kan dolu rezerv bir alan.
Herkesin dini kendine de yemin töreninde güncel kitabına el dahi sürmeyen bir emlakçının dünyayı gasp, imar ve savaş alanı olarak tasarladığı bir kampanyaya doğru gidiyoruz. Sermayesi yalan olan bir emlakçının dünyanın başına yeni dertler açacağı bir açmaza gidiyoruz. Bizim mahallenin liderlerinden Suudiler dışında şimdilik ses çıkaran yok. Onların da lafı Filistin’de paraları Suriye’de fitne payları kadar dinlenir gibi. Suriye’de de ayrı bir bagajları var ve tıpkı Amerika gibi onlar da İsrail’in bize komşu olmasından mutsuz olmazlar.
Bizde ise Galata Köprüsü’nde “midye festivali” tadında gösterile, yürüyüşler yapma yarışı dışında sözü edilir bir gelişme yok. Zaten sözü geçen, dinlenen bir siyasimiz de yok. Biri bizden Apo’yu, diğeri Golani’yi benimseyip bağrımıza basmamızı ister. Biri partisinde başkancılık, diğeri adaycılık bir diğeri demokrasicilik oynar. Arta kalan zamanlarında simitten, çay yaprağından bir bukle eşliğinde basın-metin danışmanlarından sufle alarak milletin dertleri üzerinde fiskos partileri düzenlerler. Sonrası dilekler, temenniler ve kapanış.
Oysa batısında CIA’nin doğusunda Pentagon’un has uşaklarının köşeleri tutup cirit attığı Suriye’de her geçen gün bizi daha da yakından ilgilendiren gelişmeler oluyor. İsrail’in bir kısmını ilhak ve tamamını ise batı uşaklarıyla işgal ettiği, birçok dini ve etnik farklılığı tuzaklamada kullandığı topraklardan müteahhitlik hizmetleri işleri aparmaktan, oraların fatihiymişiz gibi algı oluşturup iç siyasete meze yapmaktan, yeni siyasi aktörler cilalamaktan, parlatmaktan, basın toplantılarında muhataplarının ismini anmadan “atar yapmaktan” daha fazlasına ihtiyaç var. Peki o akıl, o irade, o cesaret var mı? Gazze’yi geçtim Gebze’den, Şam’ı geçtim Çamlıca’dan haberleri var gibi görünmüyor. İsrail’in Şam’ı işgalini bizim topraklarda kutlayanları gördükçe elde sadece soru kalıyor.
Etiketler: