Saadet Partisi Bayrampaşa
Kadın Kolları, son günlerde yaşanan okul saldırıları hakkında bir açıklama
yayınladı. Yapılan açıklamada, “Okullarımızda yankılanan kurşun sesleri,
toplumsal çürümenin son durağıdır” denildi.
Saadet Partisi Bayrampaşa
Kadın Kolları’ndan yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Bugün sadece bir siyasi
partinin mensupları olarak değil; evlatlarını her sabah "zihni açık
olsun" dualarıyla okula uğurlayan anneler, ablalar ve bu vatanın geleceği
için dertlenen kadınları olarak haykırıyoruz.
Yüreğimiz yanıyor,
nefesimiz kesiliyor! Önce Siverek, ardından Kahramanmaraş… İki gün içinde iki
okulumuz, çocuklarımızın ders dinlemesi gereken o kutsal sıralar, ne yazık ki
kurşun sesleriyle yankılandı. Kahramanmaraş’ta 10 can yitirdik, 13 kişi ise şu
an yaşam mücadelesi veriyor.
Bu tablo sadece bir
güvenlik zafiyeti değildir. Bu tablo, bir toplumun iliklerine kadar hissettiği
toplumsal bir cinnetin resmidir. Henüz 8. sınıfa giden bir çocuğun eline uzun
namlulu silah alıp okul basabildiği bir düzende, hepimiz şapkamızı önümüze
koyup düşünmek zorundayız.
"Bu ülkede bir şeyler
sadece bozulmuyor, kökünden çürüyor! Bu çürüme artık sokakları aşmış, okul koridorlarına,
sınıfların içine kadar sızmıştır. Silaha ulaşmanın ilaca ulaşmaktan daha kolay
olduğu bir düzen; çürümüş bir düzendir."
Bizler Saadet Partisi
Kadın Kolları olarak sormak istiyoruz:
• Güvenlik nerede? Makam
odalarını korumak için seferber edilen imkânların neden binde biri bile
öğretmenimizi ve öğrencimizi korumak için kullanılmıyor?
• Eğitim nerede?
Çocuklarımızı sadece sınavlara hazırlayan ama "insan" yetiştirmeyi,
merhameti, adaleti ve yaşatma iradesini öğretemeyen bu sistem daha kaç kurban verecek?
• Denetim nerede? Sosyal
medya mecralarında şiddetin kutsandığı, dizilerle örneklik sunulduğu, silaha
erişimin bu denli kontrolsüz olduğu bir ortamda, çocuklarımızın ruh sağlığını
kim koruyacak?
Bu sadece bir ihmal değil,
bu bir yönetim kusurudur! Bunun bedelini ise bugün savunmasız çocuklarımız öğretmenlerimiz
canlarıyla ödüyor. Bir anne için evladının okul çantasına kitap yerine kurşun
girmesinden daha büyük bir acı olamaz.
Buradan yetkililere sesleniyoruz:
Bölgeye gönderilen
heyetimizle tüm hukuki ve idari sürecin takipçisi olacağız. Ancak sadece adli
süreç yetmez! Aile yapımızı dinamitleyen, şiddeti normalleştiren, eğitimi
ruhsuzlaştıran bu bozuk düzenin kökten değişmesi şarttır.
Okul koridorlarında barut
kokusu değil, tebeşir kokusu; çocukların çığlıkları değil, neşesi yankılanana
dek susmayacağız.
Hayatını kaybedenlere Allah’tan
rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun.”