Gecenin en karanlık yerinde
Işıksız evlerin pencerelerinde
Hafif kıpırdayan perdelerin ardında saklı duran
Nur yüzlü, ay yüzlü
Ve
Dilinde dualarla
Gönlünde zikirler yolcusunu bekleyen
Annelerin gözyaşının kutsallığında, ıslaklığında
Seni bekliyoruz…
Hani
Gece yarısına çeyrek kala yaşanan yalnızlıkların zirvesinde
Geceye bir hançer gibi saplanan siren seslerinde
Unutulmuş dağlardan bozkurt ulumaları
Şehre doğru yayıldığında
Gökyüzünde ay büyüdüğünde
Sensiz her geceyi şeb-i yelda
Sensiz her günü Kerbela bilen sevdalarla
Seni bekliyoruz…
Sen, yitik sevdalarımızın akdi,
Sen hançerimizdeki avaz,
Sen asırlardan bu yana hiç susmayan sessin.
Sen, ‘Bedrin Aslanı, Hayberin Feta’sı, Zülfikar’ı
Sen, Malazgirt’te bir yiğit,
Sen, Ulubatlı Hasan, Ezineli Çavuş
Sen, Conkbayırı’nda bıraktığımız nefessin…
Yitik sevdalarımızın vuslatında
Seni bekliyoruz…
Hasretinle yangınız,
Ocaklar, külhanlar gibi
Erken hasatlar
Erken kaldırılmış harmanlar gibi
Seninleyiz ağaçlar ormanlar gibi
Adın kalbimizde
Geceye söylenmiş yeminler, gizli sühanlar gibi
Gemilerini inatla bekleyen limanlar gibi
Seni bekliyoruz…
Sensiz bütün türkülerimiz yarım
Sensiz sevdalinkalar söylenmez
Sensiz bütün şiirlerimizde tarifsiz bir hüzün var
Çiçek açmadan bademler
Asmalar üzüm bağlamadan
Kuzular yavrulamadan
Yolları tutmadan kar
Ekinler derya olmadan gel
Seni bekliyoruz…
Sen “Beklemesinler” diye haber saldın ama
Biz seni bekliyoruz evlad…
Biz seni bekliyoruz yiğit asker…
Etiketler: