22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 20.05.2026

Savaş, enerji krizi: Enflasyon

Bekir Taner ATEŞ

Bekir Taner ATEŞ

1608 4 dk 0 yorum
Paylaş:

Senenin üçte birini bitirdiğimiz Mayıs ayına girdiğimiz bugünlerde, ana gündemimiz artık her alanda her birimizin etkilendiği enerji fiyatları. Göstergelerde 100-120 dolar varil fiyatını gördüğümüz petrolün güncel işlem fiyatları şu anda 150-160 dolar bandında seyretmekte. Bu da ülkemiz gibi petrolde ithalatçı ülkeleri ciddi olarak sarsmakta. Sonuç olarak, enflasyon olarak tüm vatandaşlara tüm sektörlerimize yansımaktadır.

Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi, dünya da yaşadığımız ve yaşayacağımız hiç bir olay gelişme kendiliğinden veya bizlere sunulan sebeplerden oluşmamaktadır.

Bu işlerin temelinde enerji ve borç krizleri ve İsrail’in akıl almaz ütopyaları vardır. Şu anda yaşadıklarımızın temelinde de bu konular yer almaktadır.

Bir ay önce hatırlarsanız savaş bitmişti. Hatta bir anda petrol kontratlarında seksenli dolarları görmüştük. Bunun üzerinden bir ay geçmesine rağmen çatışmaların da durmasına rağmen bu yazıyı yazarken petrolde kontratlar 105 dolara yükselmiş durumdadır.

Tekrar hatırlatayım bu durum kimin, kimlerin işine yaramaktadır? Cevabı basittir. Tek bir ülkenin işine yarar, o da ABD ve onunla birlikte hareket edenlerin işine yaramaktadır.

Kimler zarar görmekte; başta Çin olmak üzere enerji ithalatçısı AB ülkeleri, Türkiye ve Uzakdoğu ülkeleridir. Burada da örtülü amaç üretim noktasında baş edilemeyen ülkeleri krize sokmak. ABD’den bağımsız hareket etmek isteyen AB ülkelerini hizaya getirmektir.  Bir diğer amaç da bir avuç ütopik hayaller peşinde koşan İsrailliyi memnun etmektir.

Gelinen noktada bozulan tedarik zinciri ile bugün dahi savaşta herşey normale dönse piyasalar minimum altı ay sonra normale dönebilecektir.

Ülkemiz açısından artan enerji ve lojistik maliyetlerini artan enflasyon rakamlarımızda görmekteyiz. Bu savaş ortamı son üç ayda minimum enflasyon rakamlarına beş puan alarak yansımıştır. Bunun sonucu olarak da faizlerimiz yüksek kalmaya devam etmektedir.

Süreci tekstil sektörümüz açısından değerlendirdiğimizde; Son 30 aydır İSO’nun yaptığı PMI endeksinde sürekli ekside olan sektör ilk defa Nisan ayında artıya çıkmış olup Nisan ayında diğer tüm sektörler eksiye dönmüştür. Bu şahsen benim beklediğim bir durumdu.

Daha önceki yazılarımda da belirttim, bozulan tedarik zincirimde alıcılar fiyata değil güvenli teslimata siparişlerini dönerler. Bunun da etkisini Nisan ayında gördük. Önümüzdeki aylarda bunun devam edeceğini düşünüyorum.

Ülke ihracat rakamlarımızda da bunu net gördük. Uzun aylardır görmediğimiz şekilde Nisan ihracatımız 25 milyar dolara yaklaşmış olup bir önceki sene Nisan ihracatımız yüzde yirminin üzerinde artmıştı.

Burada bahsettiğim konular birbirine zıt olsa da gerçek budur.

Bir tarafta artan enflasyon rakamlarımız, diğer tarafta artan ihracat rakamlarımız. Bu da benim görüşüm, yakın zamanda ekonomi programımızda değişime gitmemize yol açacaktır. Programı tekrar revize etmemiz gerekebilir.

Tekstil merkezimizde durum nedir: Defalarca yazdım, maalesef bir kaç kişinin başlattığı parti malı satma amacı birçok firmamızın mağazalarını kapatmasına başta Merter olmak üzere başka yerlerde yer açmasına yol açmıştır.

Uyarılarımıza rağmen yerel yönetimimiz bu duruma karşı etkin önlemleri bir türlü alamamıştır. Yaz ortası ile birlikte boşalan mağazalarımızın tekrar dolacağını öngörmekteyim. Kış sezonun tekstil merkezimiz açısından çok verimli geçeceğini tahmin ediyorum. Çünkü aba üretim çeşidimiz kazak üretiminde nerede ise rakibimiz kalmamıştır.

Ay sonunda kutlayacağımız Mübarek Kurban Bayramınızı şimdiden tebrik ediyorum. Esen kalın...

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.