22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 20.05.2026

Şahi toplarından Yıldırımhan füzesine

Naser ŞİMŞEK

Naser ŞİMŞEK

3020 5 dk 0 yorum
Paylaş:

İlk ve Ortaokulda Ekim ayında İstanbul’un kurtuluşu törenlerine katılırdık. Çok daha sonraları 29 Mayıs’ta İstanbul’un fethi törenlerinin yapıldığına şahit oldum.

Çocukluğumda İstanbul’un fethi niye kutlanmazdı, çok şeyler düşünerek kendimce yorumlar yaptım.

Sanki birileri geçmişimiz ile bağımızı koparmak adına 29 Mayıs İstanbul’un fethinin olmamış gibi toplum hafızamızdan silmeye, yok saymaya çalıştı.

Oysa İstanbul’un fethi çağ kapatıp yeni bir çağ açacak kadar önemli olmasına rağmen.

İstanbul, 29 Mayıs 1453'te Fatih Sultan Mehmed komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından, 53 günlük yoğun bir kuşatma sonucu fethedilmiştir. Şahi toplarıyla surların yıkılması, gemilerin karadan Haliç'e indirilmesi ve kararlı taarruzlar, Bizans savunmasını çökertmiş, Orta Çağ'ı kapatıp Yeni Çağ'ı açan bu zaferle İstanbul Osmanlı'nın başkenti olmuştur.

1000 yıl boyunca feth edilemez olarak görülen İstanbul’u Fatih Sultan Mehmet Han feth etti. Ancak bu fethi yaparken o zamana kadar kimsenin düşünüp yapamadığı ‘’ŞAHİ’’ topunu ürettirdi. Topun namlusu 91.8 cm ve 800 kg ağırlığında ki güllesinin menzili 1200 metredir. Bu toplar sayesinde yıkılamaz denilen İstanbul surları delinerek fetih gerçekleşmiş oldu.

Yine 19 Mayıs’ta Atatürk’ümüzün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşımızın başlangıcını kutluyoruz. Özellikle gençliğimize emanet edilen bu milli günde esas amaç gençlerimizi motive etmek, vatanımızın emanetçileri olarak Türkiye Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa edecek niteliklere sahip olmalarını sağlayacak şekilde donanıma sahip olmalarını sağlamaktır.

Atatürk’ümüz maalesef son yıllarda bir zümre tarafından fikirleri hedefleri sorgulanmadan adeta rozet Atatürkçülüğüne dönüşmüş durumda.

Hatta öyle bir hale geldi ki ortalıkta itirafçılardan öğrendiğimiz kadarı ile her türlü yolsuzluk, arsızlığa karşı ‘’Mustafa Kemalin Askerleriyiz’’ cümlesi ile kitleler uyutulmakta.

Hatta Atatürk’ün ölümü ile birlikte hedef ve vizyonları sümen altı edildi, uçak fabrikaları kapattırıldı.

Türkiye Cumhuriyeti güvenlik ve savunması tamamen dış güçlerin, istediği zaman verdikleri, istedikleri zaman kullandırmadıkları silah ve teçhizat ile yapılır oldu.

Ne zamana kadar?

AK Parti ve Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a kadar.

Hani ilk İHA’lar yapıldığında bunlara ‘maket’ diyen muhalefete rağmen.

5. nesil milli uçağımız ‘’KAAN’’ için’ kalorifer peteği’ diyecek kadar millilik özelliklerini kaybeden sözde Atatürkçü muhalefete rağmen.

Son olarak 5-9 Mayıs arasında gerçekleşen “SAHA’’ Fuarında Türkiye Cumhuriyeti savunma sanayinde artık yardım alan ülke olmaktan çıktığını gösterdi.

Artık yaklaşık 100 yıl sonra yerli ve milli savaş uçaklarımızın dünyadan talep gördüğü bir ülke durumuna geldik.

Ve finalde Fatih’in döktürdüğü “şahi’’ toplarının devamı olarak, 6.000 km menzilli füze sisteminde en üst seviyesinde yer alan ‘’YILDIRIMHAN’’ kıtalararası balistik füzemiz.

Tüm dünya ülkelerinin gelip güvenlik sanayimizdeki en üst seviye silah ve teçhizata gıpta ile baktıklarına şahit oluyoruz.

Dosta güven düşmana gözdağı.

Artık Türkiye’nin eski Türkiye olmadığını herkese göstererek, satırlarıma son verirken, herkesin Kurban Bayramı Mübarek olsun.

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.