Kalp ve damar
hastalıkları, ülkemizde ve dünyada en sık görülen, aynı zamanda en fazla
engellilik ve ölümlere yol açan nedenler arasında yer almaktadır. Dünya Sağlık
Örgütü (DSÖ) verilerine göre her yıl yaklaşık 20 milyon kişi kalp ve damar
hastalıkları nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Nüfusun yaşlanması, artan
kentleşme, sağlıksız yaşam tarzları ve stres gibi faktörler bu hastalıkların
yaygınlaşmasında etkili olmaktadır. Ülkemizde, 2023 yılında yapılan bir
çalışmada 15 yaş üzerindeki nüfusta kalp ve damar hastalığı sıklığının %7
olduğu ve sıklığın yaşla birlikte arttığı belirlenmiştir. Türkiye İstatistik
Kurumu’nun 2024 yılına ait verilerine göre de ülkemizdeki tüm ölümlerin
yaklaşık %28’i (her dört ölümden biri) kalp ve damar hastalıklarından
kaynaklanmaktadır.
Bu sebeplerden dolayı,
kalp sağlığının korunması ve risk faktörlerinin azaltılması, toplum sağlığının
geliştirilmesi gereken öncelikli alanlarının başında yer almaktadır. Her yıl
12-18 Nisan tarihleri arasını kapsayan Kalp Sağlığı Haftası, toplumda
farkındalık oluşturmak, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve kalp
hastalıklarının önlenebilir olduğunu vurgulamak için önemli fırsatlar
sunmaktadır.
Kalp ve damar hastalıkları
önlenebilir…
Kalp ve damar
hastalıklarının büyük bir kısmı, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri ile
önlenebilmekte ya da kontrol altında tutulabilmektedir. Tütün kullanımı,
sağlıksız beslenme, fiziksel hareketsizlik, aşırı kilo, yüksek tansiyon, yüksek
kolesterol gibi değiştirilebilir nitelikteki risk faktörleri kalp
hastalıklarının gelişiminde önemli rol oynamaktadır. Bu risk faktörlerinin
kontrol altına alınması ile kalp krizi ve inme gibi ciddi sağlık sorunlarının
neredeyse %80’inin önüne geçilebilmektedir. Bakanlığımız tarafından her
ilimizde teşekkül ettirilen ve sayıları 345’i bulan Sağlıklı Hayat Merkezleri,
sigara bırakma poliklinikleri, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog ve sosyal
çalışmacılarla verdikleri danışmanlık hizmetleriyle risk faktörleri ile
mücadele sürecine önemli katkılar sağlamaktadır.
Erken tanı ve düzenli
takip çok önemlidir…
Kalp ve damar
hastalıklarına erken tanı koymak, uygun tedavi ve düzenli takiplerle hastalığın
ilerlemesini ve komplikasyon gelişmesini önlemek, oluşabilecek engellilikleri
ve erken ölümleri azaltmak bakımından büyük önem taşımaktadır. Aile hekimliği
birimlerimiz, kalp ve damar hastalıklarının erken tespiti ve yönetiminde kritik
rol oynamaktadır. Bakanlığımız, Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) adını verdiği
bir uygulama geliştirerek, aile hekimlerimizin, kronik hastalıkların erken
teşhisi, etkili tedavisi ve izlem süreçlerini kanıta dayalı klinik uygulama
yönergeleri doğrultusunda yürütebilmelerine önemli bir destek sağlamıştır.
HYP kapsamında aile
hekimlerimiz, kendilerine kayıtlı olan vatandaşlarımızın kalp ve damar
hastalıklarına yönelik risk düzeylerini, uluslararası geçerliliği olan ölçekler
kullanarak belirleyebilmekte; risk değerlendirmesi sonucuna uygun yaşam tarzı
değişiklikleri konusunda danışmanlık önerilerinde bulunabilmekte; risk
belirlenen hastaların uygun tedavilerini düzenlemekte ve gerekli hallerde bu
kişileri, randevularını da alarak bir üst basamağa ya da sağlıklı hayat merkezlerine
yönlendirebilmektedir.
Aile hekimlerimizin, 2025
yılında yapmış oldukları kardiyovasküler risk taramaları neticesinde 735 binden
fazla vatandaşımızda kalp damar hastalığı riski belirlemeleri ve bu kişileri
düzenli takibe almaları, HYP uygulamasının kronik hastalıkları yönetmekte ne
kadar etkili kullanıldığını ortaya koymaktadır. Tabii ki uygulamanın başarısı,
vatandaşlarımızın aile hekimlerinin yapmış olduğu çağrılara uyarak kalp ve
damar hastalıkları risk değerlendirmesini zamanında ve düzenli bir şekilde
yaptırmalarıyla daha da artacaktır.
Kalp Sağlığı Haftası
vesilesiyle tüm vatandaşlarımıza aşağıdaki temel önerileri hatırlatıyor,
kayıtlı oldukları aile hekimliği birimlerine başvurarak düzenli sağlık
kontrollerini yaptırmaya, ailelerini ve çevrelerini bu konuda bilinçlendirmeye
davet ediyoruz;
Tütün kullanmayın: Sigara
ve diğer tütün ürünleri kalp hastalıklarının en önemli nedenlerindendir. Tütün
kullanımını bırakmak kalp sağlığı için atılabilecek en önemli adımdır.
Sağlıklı beslenin: Sebze,
meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağları içeren dengeli bir
beslenme planı tercih edin. Tuz ve şeker tüketimini azaltın.
Fiziksel olarak aktif olun:
Haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapmaya özen gösterin.
Günlük yaşamda hareketliliği artırın.
Sağlıklı kilonuzu koruyun:
Fazla kilo ve obezite kalp hastalıkları riskini artırır.
Kan basıncınızı düzenli
ölçtürün: Hipertansiyon genellikle belirti vermeden ilerler. Düzenli kontrol
hayat kurtarır.
Kan şekeri ve
kolesterolünüzü takip edin: Diyabet ve yüksek kolesterol kalp hastalıkları için
önemli risk faktörleridir.
Stresi yönetin ve yeterli
uyuyun: Ruhsal sağlık da kalp sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır.
Unutmayalım;
Kalp sağlığı korunabilir,
Kalp hastalıkları büyük
ölçüde önlenebilir.
Sağlığınız ellerinizde…