23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 14.02.2022

Mansur

3988 3 dk 0 yorum
Paylaş:
İmam Şibli, Hallac-ı Mansur'un öğrencisidir. Aynı zamanda Hallac-ı Mansur’un  yaşadığı her şeyin şahidi. İmam Şibli, Mansur'u idam edilmeden bir önceki gün kör karanlık bir zindanda ziyaret eder. Bu ziyaret esnasında ona: “Ey, Pirim! Ey Hallac-ı Mansur aşk nedir?” diye sorar. Mansur öğrencisi olan Şıbli'ye boş gözlerle bakar bakar ve: “Bunu yarın göreceksin.”
Yarın olur. Mansur nihayet idam edileceği alana getirilir. İnsanlar merakla toplanmışlardır. Mansur’un öğrencisi İmam Şibli de oradadır. Mansur o kalabalıkta öğrencisi İmam Şibli'yi görür, ona doğru gülümseyerek bakar ve dar-ı siyasete doğru yürümeye devam eder.
Mansur, başı gövdesinden koparılarak idam edilir. Bununla da kalınmaz derisi yüzülür. Yetmez derisi yüzülmüş bedeni ateşte yakılır. O da yetmez yakılan bedeninden kalan küllerini kızı Ayşe Dicle’ye doğru savurur.
Bütün bunlardan sonra İmam Şibli, bir gece evvel Mansur’a sorduğu sorunun cevabını anlamış kendisi verir: Şibli anlar ki: "Aşk adanmışlıktır..." Şibli bununla beraber şunu da anlar: “Adanmışlığı ancak uğruna kendini adayan bilir.” Bu bakımdan Mansur’u bilmek önemlidir. En güzeli onu Murat Kalaycıoğlu’nun mısralarıyla tanıyalım:
Dokunmayın n’olur değmeyin bana
Eski bir sevdaya düşmüş gibiyim.
Ah-u zarım yeri göğü tutuyor
Kutsal bir ateşte pişmiş gibiyim.
Varı yoğu hak yoluna verende
Çekilmez günahın yükü bedende
Canlar “hu hu” diye semah dönende
Sanki kanatlanıp uçmuş gibiyim.
Sevdada eri de gönüle ak dedim
Tutuştur bedenim, beni yak dedim
Hallac-ı Mansur iken “Enel hak” dedim
Derimi elimle yüzmüş gibiyim.
***
Adınla Bitiriyorum Geceyi
Sen aldın bir kere kalbimi
aldın çıkardın, tozlu mahzenlerinden
Silinmez bir yazı gibi düştün
sayfalarına ömrümün
Kapanmaz bir yara gibi
büyüyorsun göz yaşlarımla her gün
Harflerin, kelimelerin,
isyanı başladı içimde
Saatler, dakikalar, saniyeler ayaklandı
Artık,
Gördüğüm bütün resimlerde
yalnız senin portren var
Bütün ağaçlarda
adımla birlikte yazılı adın...
Artık,
Ellerinde bir tutsak
kapında inatçı bir köleyim...
hücre mahkumuyum gözlerinin
Seni gördüğüm ilk günden beri böyleyim...
Kapandı yollarım
gözlerimi bıraktı derin uykularım
Bütün sınırlarını yıktım yaşamanın;
Adınla başlıyorum güne,
Geceyi,
Adınla bitiriyorum...
Mustafa Hatipler
***
De
Bir gün,
İçli bir bülbül feryad ederse bahçende
Bağımda gayri güller soluyor de.
Bir gün,
Bir karanfil kuruyorsa dalında büklüm büklüm,
Gurbette sevgilim ölüyor de...
Mustafa Hatipler
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.