22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 20.01.2017

Kentsel tasarım ve meydan ilişkileri (1)

Naser ŞİMŞEK

Naser ŞİMŞEK

1751 3 dk 0 yorum
Paylaş:
KENTSEL çevre niteliği söz konusu olduğunda ilk anımsanması gereken, kentin insanlar için varolduğudur. İnsanların iletişim ve etkinliklerine zemin oluşturma bağlamında, kentsel kamu mekânları bu işlevlerin gerçekleşmesini sağlayan en önemli araçlardır. Kamusal mekânlar kent halkının adeta aynası olup, yerel kültürü ve yaşanan zamanı yansıtır, yerel halkın sosyal ve ekonomik durumlarıyla ilgili ipucu verirler.
Kentsel tasarımın belki de en önemli boyutu ‘merkez’ kavramı ile ilintilidir. Şehir planlamacıları, güçlü bütünlüğü olan bir kentin tüm bölgeye bütünlük kazandırabileceğini vurgulamıştır. Benzer bir şekilde her bütünün kendi içinde bir merkezi olması ve kendi etrafında bir merkezler sistemi oluşturması gerektiğini savunurlar.
Meydanlar kentsel yapının en belirgin bileşeni olup, binaların mekân etrafında oluşturdukları süreklilik ile biçimlenirler. Zucker’e göre meydan kent dokusu içinde adeta “psikolojik bir dinlenme yeri”dir. Meydanın tarih içindeki gelişimi incelendiğinde, en başarılı meydanların kent yaşamının doğal bir parçası olan mekânlar olduğu ve fiziksel olarak çok iyi tanımlanmış oldukları görülmektedir. Ne var ki, belirli bir zamanda, belirli bir yerde ve belirli bir kültürde etkili olan bir tasarım konseptinin başka bir ortama aktarılmasının sorunlara neden olacağı unutulmamalıdır. Bu bağlamda, İtalyan kentlerindeki etkileyici meydan (piazza) sayısının çokluğu, kısmen dış mekân yaşantısını kolaylaştıran iklimsel koşullar ile İtalyan kültürüne ait dışa dönük ve temperemental tutumun birleşimiyle açıklanabilir. Buradaki ve diğer Batı Avrupa kentlerindeki meydanlar (square) biçimsel temsilcilik işlevini üstlenmiştir ve kent yaşamının odak noktasıdır. Osmanlı şehirlerinde ise, kamu mekânı kendine has bağımsız biçimler alır ve İtalyan tarzı piazza’nın işlevlerini büyük cami avlusu ve çarşı karşılar. Farsça bir terim olan maidan belirgin biçimi de olabilen bir meydanı anlatır. Türkçe’deki “meydan” ise, sadece boşluk, açıklık anlamında tercüme edilmiş olup, geniş, yapılaşmamış alanı belirtse de, kurumsal anlamda tanımı vardır.
Biçimsel tanımlanma belirli ve kesin bir biçim yaratmak üzere mekânın binalar tarafından çevrelenmesidir. Buradaki temel gereksinme ‘kapalılık hissi’ olup, kesin süreklilik gösteren binalar zincirinin oluşturduğu tam bir kapalılık değil, aralık ve açılmaların göreceli olarak etkili olmadığı global anlamda bir kapalılık hissidir. Meydan ne insanların dağılmasına neden olacak kadar büyük, ne de mekân içindeki nesnelerin rahatça algılanmasını önleyecek kadar küçük olmalıdır.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.