Doğal bir duygu olan kıskançlık sevilen kişinin bir başkasıyla paylaşılamamasından ve temelde güvensizlikten kaynaklanır. Yaşamın her döneminde görülebilir ancak çocuklukta biraz daha yoğun olabilir. Bu duyguyla ilk tanışma iki yaş civarındadır.
Kıskançlık doğal ama insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan ne boyutta yaşandığıdır. Çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. Özellikle küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma kimi zaman yaşamını etkileyecek, davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmektedir.
NEDENLERİ
• Anne-babanın evlat ayrımı yapması,
• Ebeveynlerin anlaşmazlığı; çocukların taraf tutmaya zorlanması,
• Anne-babanın ilgisiz tutumu,
• Çocuğun anne-babanın gözüne girmeye çalışması,
• Anne-babanın çocukların bulunmadığı ortamlarda küçük oldukları için anlamayacaklarını düşünerek ya da oyuna daldıkları esnada duymayacaklarını zannederek çocukların olumsuz davranışlarını konuşmaları,
• Kardeşleri birbirleri ile kıyaslaması; birini diğerine örnek göstermesi,
Kardeşler arasındaki rekabet normal bir duygudur. Bu duygu çocuğu motive edici bir rol oynar. Bazen çocukta duygusal yıkıma gidebilecek ölçülerde yaşanabilir. Kıskançlığın kalıcı olmaması ve normal düzeyde tutulması için bazı önlemler alınmalıdır.
ÖNERİLER
• Kardeşi doğmadan önce çocuğa anlayabileceği bir dilde ve kaygıya sevk etmeden aileye yeni bir üyenin geleceğini, evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık olabileceğini, bebekle daha çok vakit geçirmek zorunda kalacağını çünkü küçük bir bebeğin gereksinimleri olduğu ama aynı şeylerin o doğduğunda da yaşandığı ve her şeyin zamanla tekrar düzene gireceği anlatılabilir. Böylece çocuk psikolojik olarak daha hazırlıklı olacaktır. Bunları anlatmak için son ana kadar beklenmemelidir.
• Çocuğa somutlaştıramayacağı sözler söylememeli. "Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz" cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açabilir.
• Kıskanan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmeye çalışılmalı, daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine olanak verilmelidir. Yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikaye okuma gibi etkinlikler olabildiğince devam ettirilmelidir. Bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini de yitirmeyecektir.
• Kardeşiyle ilgili karışık duyguları olan çocukların konu edildiği öyküler anlatmak, anne ya da babanın kendi kardeşiyle ilgili ilk hislerini paylaşması, çocuğun duygularını anlaması ve ifade etmesinde fayda sağlayabilir.
• Kardeşini sevmek zorunda olduğu söylenmemeli, "Sen artık ablasın" diyerek, yaşının üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.
• Kardeşler arasında kıskançlık hissedildiğinde onları birbirinden uzaklaştıracak değil, yakınlaştıracak ortamlar oluşturulmalıdır.
• Anne babalar çocukların tartışmalarına katıldıkları zaman çocukların her biri ana babasının diğerinin tarafını tuttuğunu düşünür. Bu da rekabetin yoğunlaşmasına yol açar.
Kardeşler arasındaki kıskançlık ve geçimsizlik ne kadar yoğun olursa olsun ayrı kaldıklarında birbirlerini çok özlerler. Bu durum, ilişkilerinin bazen çok bozuk olduğunu düşünseniz de aslında birbirlerini çok sevdiklerini açıklar.
Kıskançlık doğal ama insanı oldukça mutsuz eden bir duygudur. Önemli olan ne boyutta yaşandığıdır. Çocuk, herkesin kendisinden daha iyi olduğunu ve kendisinin herkesten daha az sevildiğini düşünmeye başlar. Özellikle küçük çocuklarda yeni doğan kardeşi kıskanma kimi zaman yaşamını etkileyecek, davranış bozukluğuna neden olacak derecede yoğun yaşanabilen bir duygu olabilmektedir.
NEDENLERİ
• Anne-babanın evlat ayrımı yapması,
• Ebeveynlerin anlaşmazlığı; çocukların taraf tutmaya zorlanması,
• Anne-babanın ilgisiz tutumu,
• Çocuğun anne-babanın gözüne girmeye çalışması,
• Anne-babanın çocukların bulunmadığı ortamlarda küçük oldukları için anlamayacaklarını düşünerek ya da oyuna daldıkları esnada duymayacaklarını zannederek çocukların olumsuz davranışlarını konuşmaları,
• Kardeşleri birbirleri ile kıyaslaması; birini diğerine örnek göstermesi,
Kardeşler arasındaki rekabet normal bir duygudur. Bu duygu çocuğu motive edici bir rol oynar. Bazen çocukta duygusal yıkıma gidebilecek ölçülerde yaşanabilir. Kıskançlığın kalıcı olmaması ve normal düzeyde tutulması için bazı önlemler alınmalıdır.
ÖNERİLER
• Kardeşi doğmadan önce çocuğa anlayabileceği bir dilde ve kaygıya sevk etmeden aileye yeni bir üyenin geleceğini, evdeki ortamın her zamankinden daha heyecanlı ve karışık olabileceğini, bebekle daha çok vakit geçirmek zorunda kalacağını çünkü küçük bir bebeğin gereksinimleri olduğu ama aynı şeylerin o doğduğunda da yaşandığı ve her şeyin zamanla tekrar düzene gireceği anlatılabilir. Böylece çocuk psikolojik olarak daha hazırlıklı olacaktır. Bunları anlatmak için son ana kadar beklenmemelidir.
• Çocuğa somutlaştıramayacağı sözler söylememeli. "Sakın endişelenme seni de bebek kadar seveceğiz" cümlesi iyi niyetli olsa da çocuğun anne babanın sevgisi için kardeşle yarışmasına yol açabilir.
• Kıskanan çocukla mümkün olduğunca nitelikli zaman geçirilmeye çalışılmalı, daha önce yapmaktan hoşlandığı alışkanlıklarını gerçekleştirmesine olanak verilmelidir. Yeni gelen kardeşle birlikte önceden gerçekleşen oyun parkına gitme, akşam yemeğinden sonra hikaye okuma gibi etkinlikler olabildiğince devam ettirilmelidir. Bu sayede çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini de yitirmeyecektir.
• Kardeşiyle ilgili karışık duyguları olan çocukların konu edildiği öyküler anlatmak, anne ya da babanın kendi kardeşiyle ilgili ilk hislerini paylaşması, çocuğun duygularını anlaması ve ifade etmesinde fayda sağlayabilir.
• Kardeşini sevmek zorunda olduğu söylenmemeli, "Sen artık ablasın" diyerek, yaşının üzerinde olgunluk bekleyip onun da hala çocuk olduğu unutulmamalıdır.
• Kardeşler arasında kıskançlık hissedildiğinde onları birbirinden uzaklaştıracak değil, yakınlaştıracak ortamlar oluşturulmalıdır.
• Anne babalar çocukların tartışmalarına katıldıkları zaman çocukların her biri ana babasının diğerinin tarafını tuttuğunu düşünür. Bu da rekabetin yoğunlaşmasına yol açar.
Kardeşler arasındaki kıskançlık ve geçimsizlik ne kadar yoğun olursa olsun ayrı kaldıklarında birbirlerini çok özlerler. Bu durum, ilişkilerinin bazen çok bozuk olduğunu düşünseniz de aslında birbirlerini çok sevdiklerini açıklar.
Etiketler: