DİŞSİZLİK DOSYASI-5 / SIK SORULAN SORULAR VE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Dişsizlik, toplumda oldukça yaygın olmasına rağmen hakkında en fazla yanlış bilginin bulunduğu konulardan biridir. Bu yanlış inanışlar, çoğu zaman kişilerin tedaviden uzak durmasına ya da geç kalmasına neden olur. Serinin bu son yazısında sık gelen sorularla konuyu toparlamak istiyorum.
Toplumda en yaygın inanışlardan biri, “Diş kaybı yaşlanmanın doğal bir sonucudur” düşüncesidir. Oysa diş kaybı yaşlılığın değil, genellikle ihmalin sonucudur. Doğru ağız bakımı ve düzenli diş hekimi kontrolleriyle, dişleri ağızda tutmak mümkündür. Çoğu dişini, hatta bazen hepsini kaybetmiş birçok genç hastam olduğu gibi tüm dişleri ağzında olan birçok ileri yaşta hastam da oldu.
Önceki yazılarımda bahsettim ama burada sık sorulan bazı sorulara cevap vererek bir özet geçeyim.
“Eksik dişle yaşamak zararlı mı?”
Tek bir diş eksikliği bile zamanla ağız içi dengede bozulmaya yol açar. Komşu dişler boşluğa doğru kayar, karşıt diş uzar ve çiğneme düzeni bozulur. Bu nedenle eksik dişler, mümkün olan en kısa sürede tedavi edilmelidir.
“İmplant tedavisi çok ağrılı mıdır?”
Günümüzde çoğu implant uygulaması lokal anestezi altında yapılır ve işlem sırasında hasta ağrı hissetmez. İşlem sonrasında görülebilecek hafif ağrı ve şişlikler ise çoğu zaman basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir.
“İmplant her hastaya uygulanır mı?”
Genel sağlık durumu uygun olan pek çok hastada implant tedavisi güvenle uygulanabilir. Diyabet, kalp hastalığı gibi sistemik rahatsızlıklar implant için mutlak bir engel değildir; ancak bu durumlarda tedavi planlaması daha dikkatli ve kontrollü şekilde yapılmalıdır.
“Hareketli protezlere alışmak mümkün mü? Bunlar sabitlenmiyor mu?”
Hareketli protezlere belki zamanla alışmak mümkündür; ancak bu tip protez kullanan kişiler genelde yemek yerken, konuşurken, hapşırırken veya bazen durduk yerde protezlerinin düşmesinden, yerinden oynamasından veya ağızdan çıkmasından şikâyet ederler. Bu süreçte ciddi zorluklar yaşayabilirler. Günümüzde hareketli protezler için de implant destekli çözümler, bu uyum problemlerini büyük ölçüde azaltmaktadır. Takılıp çıkarılabilir protezlere implant desteği sağlanarak, bu protezleri neredeyse sabit köprüler gibi konforlu bir şekilde kullanabilmek mümkündür.
“Dişsiz kalınca çene kemiği erir mi?”
Evet, eksik dişler uzun süre yerine konulmazsa çene kemiği uyarı almadığı için zamanla erimeye başlar. Bu durum hem yüz estetiğini olumsuz etkiler hem de ileride yapılacak tedavileri zorlaştırabilir.
“Dişsizlik sadece ağız sağlığını mı etkiler?”
Dişsizliğin problemleri yalnızca ağız içinde kalmaz; yeterli çiğneme yapılamadığı için sindirim sistemi sorunlarına, beslenme bozukluklarına ve yaşam kalitesinde belirgin düşüşe neden olabilir. Ayrıca estetik kaygılar, özgüven eksikliği ve sosyal hayattan uzaklaşma gibi psikolojik etkiler de sık görülür.
Sonuç olarak; dişsizlikle ilgili kulaktan dolma bilgiler yerine, bilimsel ve doğru bilgilere dayanarak hareket etmek büyük önem taşır. Bu dosya boyunca amacım, dişsizliğin nedenlerini, sonuçlarını ve çözüm yollarını sade ve anlaşılır bir dille anlatmak, okuyucularımızda farkındalık oluşturmaktı. İnşallah faydalı olmuştur.