23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 21.02.2018

Çözümün ürüne dönüşmüş hali KODLAMA...

1769 3 dk 0 yorum
Paylaş:
TAM olarak Vanesse Hust’un da söylemiş olduğu gibi: “Kod yazmayı öğrenmek için, dahi olmamıza gerek yoktur. Tıpkı okuma yazmayı öğrenmek için, dahi olmadığımız gibi.”
Teknolojinin içerisinde doğan çocukların, tüketici konumundan üretici konumuna geçmesi, matematiksel düşünmeyi anlaması ve zihinsel becerilerini arttırabilmesi için erken yaşta kod yazabilmesi çok önemlidir.
Kodlama eğitimiyle anacımız; çocuklarımızı şimdiden bilgisayar uzmanı yapmak değil, onlara her alanda ihtiyaç duyacakları problem çözme ve sistematik düşünme yetilerini aşılayabilmektedir.
Çünkü çocuğun kodlamayı öğrenerek, erken yaşta kendi ihtiyaçlarına göre çözümünü üreten ve tasarlayan rolünü üstlenmesi çok önemlidir.
Kodlama eğitimi, çözümün ürüne dönüşmüş halidir. Çocuklar kodlama eğitimi sayesinde, sadece bilgisayar veya mühendislik alanında değil; yaşamın tüm alanlarında, ezberci düşünme yapısından uzaklaşarak daha farklı düşünebilen bireyler haline gelmektedir.
Bil Gates, Steve Jobs, Mark Zuckerberg gibi bilişim alanındaki çok önemli isimlerin ortak özellikleri; küçük yaşta bilgisayar programlamayı öğrenmiş olmalarıdır. Biz de erken yaştan itibaren, çocuklarımızın kodlama öğrenmesini sağlıyor, onların teknolojiyi öylesine kullanan bireyler olması yerine; geleceği şekillendiren üretken bireyler olmasını istiyoruz.
21. YÜZYILDA DİJİTAL OKURYAZARLIĞIN ÖNEMİ BÜYÜK OLACAKTIR.
Teknoloji, hayatımızın vazgeçilmezlerinden biridir ve dijital teknoloji ile bu kadar iç içe yaşayan toplum bireylerinin, dijital teknolojiyi kullanabilmeleri şarttır.
Dijital çağda teknolojinin içine doğan çocukların, dijital makinelerle donatılmış hayat tarzına uyum sağlamaları; daha önceki nesillere göre çok daha kolaydır. 
Bugün, araştırmalar gösteriyor ki, her üç çocuktan biri, henüz konuşmayı dahi bilmezken; akıllı telefon, tablet gibi elektronik cihazları tanıyor. Bu sebeple okul öncesi çocukların, şimdiden 21. yüzyıl becerilerine yönelik hazırlanması gerekiyor.
“Geleceğe yönelik nitelikli insan yetiştirme” mottosu taşıyan Sınav Koleji; programlama yaparken, probleme uygun çözüm üretebilme becerisi kazandırıyor ve bunu yaparken birçok yöntemden faydalanıyor.
Bu yöntemlerden birkaç örneklendirecek olursak; balık kılçığı diyagramı (bir başka ismiyle sebep-sonuç diyagramı), çalışmalarımızda sıklıkla kullandığımız bir yöntemdi. Amacı, sonuçları meydana getiren çeşitli nedenleri göz önüne getirmek, bu nedenleri ve alt açıklamalarını görselleştirebilmek, nedenler üzerinde çalışarak sorunu en alt seviyeye indirgemektir.
Karşılaşılan problemi oluşturan bütün sebepler, birbirinden farklı sıkıntı kaynakları nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Soruna götüren sebepler ise, genel olarak bu kaynakları tespit edebilmek maksadıyla, ana kategorilere ayrılarak yazılmaktadır.
PEKİ DERSLERDE KULLANDIĞIMIZ BALIK KILÇIĞI DİYAGRAMININ FAYDALARI NELERDİR?
1-Belirlenen problemle ilgili hep birlikte müzakere edilir.
2-Herkes dahil olduğu için, takım içinde daha iyi iletişim sağlanır.
3-Gösterimin anlaşılır olmasından dolayı, takım üyeleri; sebepler arasındaki ilişkiyi kolayca görerek uygulamaktadır.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.