Çocuklarda inatçılık, 2-3 yaşlarında başlayıp, 5-6 yaşlarına kadar devam edebilir. Bu durum çocukların gelişimsel evresinde görülebilen bir özelliktir. Çocuk inatlaşarak, kendi varlığını ortaya koymak ve bunu çevresindekilere hissettirmek ister. “Ben de bir bireyim, benim de isteklerim var, benim söylediklerim de olacak” dercesine ailesiyle, çevresiyle inatlaşır. Burada önemli olan bu evreyi sağlıklı atlatabilmektir. Bu evre bazen çok sıkıntılı olabilir. Çocuk istediğini elde edene kadar, yapmak istediğini yaptırana kadar mücadele edecektir. Vurma, bağırma gibi olumsuz davranışlar sergileyebilir. Zaten istediklerimiz olmadığında bizler de sinirlenmez miyiz? Onlar da kendilerini yeni yeni anlamaya, kavramaya başladıkları bir evredeler. Onların bu dönemi sağlıklı atlatmalarını sağlamalıyız.
Peki yapılması gerekenler nelerdir?
• İnatçılığın normal bir aşama olduğu kabul edilmelidir. Çocuğumuzla inatlaşmayalım. İnada inatla karşılık vermemiz sürecimizi uzatır ve daha da zorlaştırır. (Örneğin; öğle yemeği yememek için inatlaşıyorsa, seçimler sunun: şu anda yemeği yemezsen akşam yemeğine kadar beklemen gerekecek, hangisini tercih edersin gibi…)
• Öfkeyle yaklaşmayalım. Olumsuz davranışla yaklaşım olumsuz davranışı destekler. Kararlı olmak çok önemlidir. İstediği şeyi neden yapamadığımızı uzun olmayan kısa açıklamalarla anlatmalıyız. Bir süre bekleyin. Yine inatlaşıyorsa hiç tepki vermeyin. Uzun denemeler sonunda vazgeçecektir. (Örneğin; uyuması gerekirken, televizyon izlemek için inat ediyor siz açmıyorsanız, kararlı olun; sonuna kadar inat ediyorsa, açıklamalar fayda etmiyorsa, tepkisiz kalabiliriz.) Her şeye rağmen inatlaşıyorsa, ilgisini başka yere yönlendirmeliyiz. O anda “yapma, etme” demek yerine o süreç geçtikten sonra konuşmak daha yararlı olacaktır. (Bu davranışı neden sergilediği hakkında konuşarak, çocuğu anlamaya çalışmak gerekir).
• Çocuğumuz inat ettiğinde; ona oyunla yaklaşabiliriz. Çocukların iç dünyasını anlamanın en önemli yolu oyundur.
• Çocuk inatlaşırken amacı sizi incitmek değil, kendi benliğini ortaya koymaktır. Bunun zedelenmemesi önemlidir. Ayrıca çocuğun haklı istekleri yerine getirilmeli, haklı isteği yerine getirilmeyen çocuk inatçılığa başvuracaktır.
• Anne- babanın tutarlı olması çok önemlidir. Anne sabah kahvaltısında çocuğuna süt içermek isterken, çocuk inatla içmek istemediğini ifade ettiğinde baba: “İçmesin çocuk, niye ısrar ediyorsun, ne istiyorsa onu içsin” gibi bir tavır sergilendiğinde; çocuk doğru ve yanlışın ne olduğunu öğrenemez.
• Genelde anne-babalar “Çocuğum beni dinlemiyor, anlamıyor” diye söylerler. Fakat göz ardı etmememiz gereken bir nokta ise şu ki; onlar daha bu olgunlukta değildir.
Nerede, nasıl inatlaştığını fark edip, onu tanıyarak çocuğumuza yaklaşmalıyız. En önemlisi de onun duygularını anlamalıyız. Unutmayalım ki çocukla inatlaşmamız olumlu davranışın ortaya çıkmasını geciktirir ve bizi daha sıkıntılı bir sürece sürükler.
Peki yapılması gerekenler nelerdir?
• İnatçılığın normal bir aşama olduğu kabul edilmelidir. Çocuğumuzla inatlaşmayalım. İnada inatla karşılık vermemiz sürecimizi uzatır ve daha da zorlaştırır. (Örneğin; öğle yemeği yememek için inatlaşıyorsa, seçimler sunun: şu anda yemeği yemezsen akşam yemeğine kadar beklemen gerekecek, hangisini tercih edersin gibi…)
• Öfkeyle yaklaşmayalım. Olumsuz davranışla yaklaşım olumsuz davranışı destekler. Kararlı olmak çok önemlidir. İstediği şeyi neden yapamadığımızı uzun olmayan kısa açıklamalarla anlatmalıyız. Bir süre bekleyin. Yine inatlaşıyorsa hiç tepki vermeyin. Uzun denemeler sonunda vazgeçecektir. (Örneğin; uyuması gerekirken, televizyon izlemek için inat ediyor siz açmıyorsanız, kararlı olun; sonuna kadar inat ediyorsa, açıklamalar fayda etmiyorsa, tepkisiz kalabiliriz.) Her şeye rağmen inatlaşıyorsa, ilgisini başka yere yönlendirmeliyiz. O anda “yapma, etme” demek yerine o süreç geçtikten sonra konuşmak daha yararlı olacaktır. (Bu davranışı neden sergilediği hakkında konuşarak, çocuğu anlamaya çalışmak gerekir).
• Çocuğumuz inat ettiğinde; ona oyunla yaklaşabiliriz. Çocukların iç dünyasını anlamanın en önemli yolu oyundur.
• Çocuk inatlaşırken amacı sizi incitmek değil, kendi benliğini ortaya koymaktır. Bunun zedelenmemesi önemlidir. Ayrıca çocuğun haklı istekleri yerine getirilmeli, haklı isteği yerine getirilmeyen çocuk inatçılığa başvuracaktır.
• Anne- babanın tutarlı olması çok önemlidir. Anne sabah kahvaltısında çocuğuna süt içermek isterken, çocuk inatla içmek istemediğini ifade ettiğinde baba: “İçmesin çocuk, niye ısrar ediyorsun, ne istiyorsa onu içsin” gibi bir tavır sergilendiğinde; çocuk doğru ve yanlışın ne olduğunu öğrenemez.
• Genelde anne-babalar “Çocuğum beni dinlemiyor, anlamıyor” diye söylerler. Fakat göz ardı etmememiz gereken bir nokta ise şu ki; onlar daha bu olgunlukta değildir.
Nerede, nasıl inatlaştığını fark edip, onu tanıyarak çocuğumuza yaklaşmalıyız. En önemlisi de onun duygularını anlamalıyız. Unutmayalım ki çocukla inatlaşmamız olumlu davranışın ortaya çıkmasını geciktirir ve bizi daha sıkıntılı bir sürece sürükler.
Etiketler: