23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 14.06.2021

Bugün günlerden “Yunus”

5151 3 dk 0 yorum
Paylaş:
ÜLKEMİZDE o kadar hızlı akan bir gündem var ki, yetişmek mümkün değil. Hele böyle aylık yazılarda, yazınızın yayımlandığı tarihte gündemin değişmiş olması ve gündemin dışında kalması mümkün. Bu nedenle, gelin bu yazımızda, “Bugün günlerden Yunus” diyelim ve gündemin, günlük olayların dışına çıkarak farklı bir dünyaya yolculuk yapalım.
Bu yazımızda, “Sevdiğimi göremezsem bu gözlerim nemdir benim” diye yazan, “Sevdiğime sevdiğimi söylemezsem sevmek derdi beni boğar” diye haykıran bir gönül insanını, milli değerlerimizin en has insanını, halkın arasında “Koca Yunus”, “Yunus Baba”, “Yunus Dede” ve “Yunus Can”  olarak adlandırılmış olan “Bizim Yunus”u, onun dervişliğini ve ışkını yazalım…
Yunus bir derviştir. “Derviş-i sultan-ı dil”  olarak ta vasıflandırılan Hz. Peygamberin yolunda olan bir derviştir. Üstelik: “Dervîşlik didükleri hırkayıla tâc degül/Gönlin dervîş eyleyen hırkaya muhtâc degül” diye yazacak kadar derin bir derviştir. Yunus, kendini derviş olarak tanımlarken, hem bî-çâre hem ümmî, hem za’if hem de mecnûn olarak yazmıştır. Ama dervişliği tarif ederken ortaya koyduğu çizgiler çok sağlamdır:  
 “Dervîş olan kişinün dirligi arı gerek/Yol içinde hem anun nâmûsı arı gerek.
Geç benlik da‘vâsından söyle sözün hâsından/Ol Allah korkusından benzi anun sarı gerek.
Gitmeye bağrı başı dinmeye gözi yaşı/Her dem dervîşün işi âhıla zârı gerek.”
Yunus aynı zamanda bir aşk insanıdır. Yunus, aşıktır, Hakk aşığıdır. “Berre” ve “Tevella’dan asla ayrılmayan bir Hakk aşığıdır. O, dünyada var olan her şeyin aşkla yaratıldığına, aşksız nefes almanın dahi mümkün olmadığına, Allah’a ulaşılacak yolun ancak aşkla yürüneceğine  inanan bir aşıktır. O,  Emre ismiyle müsemmadır. O yüzden: “İlk adum Yunus’ıdı adumı ‘âşık dakdum /Terk itdüm ud u edeb şöyle haber bırakdum.” diye yazmaktadır.  Onda aşkın  tarifi de apayrı güzeldir: “İşidün iy yârenler ‘aşk bir güneşe benzer /‘Aşkı olmayan gönül misâl-i taşa benzer “ diye haykırması bundandır.  Başka bir şiirinde ise aşksız insanları: “Âşıklarun yüzinden bellüdür benizinden/Her kim ‘âşık olmadı benzer kurı ağaca.” diyerek  kurumuş ağaçlara benzetir.
Yunus’un aşkı, âşık olduğu Hakk’a kavuşma isteğidir. O bu istekle dünyayı adeta terk etmiştir: “Ne varlıga sevinürem/Ne yokluga yirinürem /Aşkunıla avınuram/Bana seni gerek seni” diyerek Hakk’a olan aşkını ifade etmiştir.  Onun aşkında, gönlü  vuslata erende bir daha ayrılık yoktur. O yüzden:  
“Aşkun şarâbın içeli kandalıgum bilimezem/Şöyle yavı kılam beni isteyüben bulımazam”

“Aşkunıla mest olalı derdüni her dem bulalı/Visâl nişânın alalı cennetlere kalımazam”
“Benüm dürüp bünyâdumı Yunus ezelden adumı/ Kesdüm kamudan dadumı ‘aşkundan ayrılımazam” diye yazmıştır.
Yunus’un dervişliğini, Yunus’un aşkını aşıklığını anlamak için her halde önce: “Yûnus Emre’m bu sözi can içinde söyledi/Söyleyen bî-çare Yûnus Tapduk Emre’m sırrıdur” diye bu sırrı öğrenmek gerek. Sonra da: “Kemdürür yoksullukdan nicelerin varlığı/Bunca varlık var iken gitmez gönül darlığı” deyişindeki esrara vakıf olmak gerek.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.