Köşe Yazıları
17.12.2021
Bayrampaşa neden bir Bakırköy, bir Başakşehir olamıyor?
Muammer KÜTÜK
1850
4 dk
0 yorum
İSTANBUL’un ulaşım ve konum olarak merkezinde adlandırabileceğimiz bir ilçe olan Bayrampaşa, katma değer olarak sizce hak ettiği yerde mi? İstanbul’da yaşayan herkesin önünden geçmek zorunda olduğu bu semt, neden hakettiği değere bir türlü ulaşamıyor.
Bizden daha eski olan ilçeler ile bizden sonra yeni ilçe olmuş olan semtler dahi her gün katma değerine değer katarken, biz niye yerimizde sürekli sayıyoruz?
Bayrampaşa İstanbul’daki ilçeler arasında yüz ölçümü olarak en küçük 3 ilçeden biri. Hadi Bakırköy her zaman konum olarak değerli bir yer. Ama gidip bir görün mimarisini günümüz şartlarına uygun olarak gelişimini sürekli yeniliyor. Ya Başakşehir veya Bahçeşehir’e ne demeli. Bu iki ilçe düne kadar bizim için Trakya diye adlandırılırken, şimdi İstanbul’un yaşanabilecek en güzel bir kaç ilçesinden biri oldu. Alt yapısı, yeşil alanları, sosyal kültürel alanları, ibadethaneleri, meydanları, yani imar planları doğru şekilde projelenmiş, otopark alanları, yaşanabilecek konutlarıyla insanları cezbeden ilçeler haline geldiler.
Biz 11 mahalleye sahip 12/50 yükseklikte olan imar planlı bir ilçeyiz. Yani kat yüksekliğimiz çok değilken her bina zemin artı 4 kat iken doğru planlamayla (h) yüksekliklerini arttırarak ada bazlı projeler üreterek Bayrampaşa’yı denizsiz bir Bakırköy yapabilirdik, yapabiliriz de. Şuanda sokak aralarında arabalardan yürüyücek yer yok. Sokakların % 30’u çok dar. % 30’u orta darlıkta. % 40’ta eh işte diyebileceğimiz boyutta. Yani bazı binalara güneş bile girmez durumda. Oysa ki geç kalmış değiliz. Doğru planlama ile yeşil alanları, otoparkı ve meydanı olan bir ilçe haline gelebiliriz. Şu düz mantıktan çıkmalıyız 1250 m2 yer topla, şu kadar imar artışı yapalım. Ben buna katılmıyorum. Anadolu yakasına geçtiğimizde parsel büyüklüğüne göre imar verildiğini görüyoruz. 700 m2 bir arazide bina yüksekliği farklı, 1200 metre yan parselde bina yüksekliği farklı. Önemli olan parsel birleşmesinde sabit 1250 m2 şartı değil toplanabilien metreye göre imar, otopark alanı, yeşil alanı çoğaltabilmek. İstanbul’daki çok çok eski ilçelerin bizim ilçemizin her türlü konumda önüne geçtiğini görünce biraz dertlendim, sizinle duygularımı paylaşmak istedim .
BİRAZDA YÖK’TEN BAHSEDELİM
Bu pandemi döneminde Üniversite öğrencilerinin Covid karantinasına girme durumunda bile mazeret kabul etmeyip, o dersten devamsızlık gününü doldurması durumunda, o dersten kalması kadar saçma bir şey yok.
Verilen tez o gün götürülmezse o dersten kalan ünüversite öğrencileri yazın o dersi almak zorunda kalıyor. Ya da öbür sene bu dersi almak zorunda kalıyor. Bugün 1 ögrenciyi okutmaya çalışan ailelerin maddi olarak bu kadar zorluklar çekerken, bir de okutmaya çalıştıkları evlatların kaza, ameliyat, veya salgından dolayı dersten kalmaları ekstra maliyet getiriyor. Bu pandemi süresinde bari akıl tutulmarını bırakıp günün durumuna göre hareket etmeye çalışmalıyız. Değerli rektörlerimizin bu gençlerin bu zor dönemde psikolojilerini de düşünerek hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum...
Bir dahaki sayımızda görüşmek üzere. Yeni yılın sağlıklı, huzurlu bir yıl olması dileğiyle...
Bizden daha eski olan ilçeler ile bizden sonra yeni ilçe olmuş olan semtler dahi her gün katma değerine değer katarken, biz niye yerimizde sürekli sayıyoruz?
Bayrampaşa İstanbul’daki ilçeler arasında yüz ölçümü olarak en küçük 3 ilçeden biri. Hadi Bakırköy her zaman konum olarak değerli bir yer. Ama gidip bir görün mimarisini günümüz şartlarına uygun olarak gelişimini sürekli yeniliyor. Ya Başakşehir veya Bahçeşehir’e ne demeli. Bu iki ilçe düne kadar bizim için Trakya diye adlandırılırken, şimdi İstanbul’un yaşanabilecek en güzel bir kaç ilçesinden biri oldu. Alt yapısı, yeşil alanları, sosyal kültürel alanları, ibadethaneleri, meydanları, yani imar planları doğru şekilde projelenmiş, otopark alanları, yaşanabilecek konutlarıyla insanları cezbeden ilçeler haline geldiler.
Biz 11 mahalleye sahip 12/50 yükseklikte olan imar planlı bir ilçeyiz. Yani kat yüksekliğimiz çok değilken her bina zemin artı 4 kat iken doğru planlamayla (h) yüksekliklerini arttırarak ada bazlı projeler üreterek Bayrampaşa’yı denizsiz bir Bakırköy yapabilirdik, yapabiliriz de. Şuanda sokak aralarında arabalardan yürüyücek yer yok. Sokakların % 30’u çok dar. % 30’u orta darlıkta. % 40’ta eh işte diyebileceğimiz boyutta. Yani bazı binalara güneş bile girmez durumda. Oysa ki geç kalmış değiliz. Doğru planlama ile yeşil alanları, otoparkı ve meydanı olan bir ilçe haline gelebiliriz. Şu düz mantıktan çıkmalıyız 1250 m2 yer topla, şu kadar imar artışı yapalım. Ben buna katılmıyorum. Anadolu yakasına geçtiğimizde parsel büyüklüğüne göre imar verildiğini görüyoruz. 700 m2 bir arazide bina yüksekliği farklı, 1200 metre yan parselde bina yüksekliği farklı. Önemli olan parsel birleşmesinde sabit 1250 m2 şartı değil toplanabilien metreye göre imar, otopark alanı, yeşil alanı çoğaltabilmek. İstanbul’daki çok çok eski ilçelerin bizim ilçemizin her türlü konumda önüne geçtiğini görünce biraz dertlendim, sizinle duygularımı paylaşmak istedim .
BİRAZDA YÖK’TEN BAHSEDELİM
Bu pandemi döneminde Üniversite öğrencilerinin Covid karantinasına girme durumunda bile mazeret kabul etmeyip, o dersten devamsızlık gününü doldurması durumunda, o dersten kalması kadar saçma bir şey yok.
Verilen tez o gün götürülmezse o dersten kalan ünüversite öğrencileri yazın o dersi almak zorunda kalıyor. Ya da öbür sene bu dersi almak zorunda kalıyor. Bugün 1 ögrenciyi okutmaya çalışan ailelerin maddi olarak bu kadar zorluklar çekerken, bir de okutmaya çalıştıkları evlatların kaza, ameliyat, veya salgından dolayı dersten kalmaları ekstra maliyet getiriyor. Bu pandemi süresinde bari akıl tutulmarını bırakıp günün durumuna göre hareket etmeye çalışmalıyız. Değerli rektörlerimizin bu gençlerin bu zor dönemde psikolojilerini de düşünerek hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum...
Bir dahaki sayımızda görüşmek üzere. Yeni yılın sağlıklı, huzurlu bir yıl olması dileğiyle...
Etiketler: