23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Bayrampaşa 08.11.2021

Bağışlanan organ filizlenen candır

Bayrampaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası hakkında bir açıklama yayımladı.

1861 6 dk 0 yorum
Paylaş:
Bağışlanan organ filizlenen candır

Bağışlanan organ filizlenen candır

ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR
Organ nakli konusundaki bilinç son yıllarda artmakla birlikte, tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de organ nakli bekleyen hasta sayısı her geçen gün artış göstermektedir. Maalesef organ bağışı oranları arzu edilen seviyelerde olmadığından tedavisi yalnızca organ bağışı ile mümkün olan hastalarımız sağlıklarına kavuşamadan hayatlarını kaybedebilmektedirler.
Organ nakli ile kişinin hayat kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır. İnsan vücudunun sağlıklı olarak yaşantısına devam etmesi için öncelikle lokomotif görevi gören organlar olan kalp, akciğer, karaciğer ve böbreklerin düzenli çalışması gerekmektedir. Belirtilen 4 organımızla ilgili kronik yetmezlik gelişimine neden olan tüm hastalıklar ancak organ nakli ile tedavi edilebilmektedir.
Birçok sebepten böbrek dokusu zarar görerek işlevini yapamaz hale gelebilir. Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin %60'ını oluşturan kronik iltihabi durumda böbrekler fonksiyonlarını kaybeder. Hemodiyaliz veya periton diyaliz görmekte olan kronik böbrek yetmezliği bulunan hastaların böbrek nakli öncesi diyaliz tedavi süresi uzadıkça diyalize bağlı ortaya çıkabilecek sorunlar da artabilmektedir.
Kronik böbrek yetmezliği hastaların en etkin tedavisi böbrek naklidir. Ancak kronik böbrek yetmezliğinde en iyi sonuç, hiç diyalize girmeden yapılan böbrek nakliyle gerçekleştirilmektedir. Hasta, diyalizin olumsuz etkileri nedeniyle yıpranmadan ve bu etkiler vücuda yerleşmeden böbrek nakli olduğunda başarı şansı da artmaktadır.
Kronik organ yetmezliğine bağlı olarak en önemli ölüm sebeplerinin başında kalp yetmezliği gelir. Kalp yetmezliği tüm dünyada hızla artan önemli bir sağlık problemidir. İlerleyici bir hastalık olup yeterli kan dolaşımının sağlanamaması nedeni ile diğer organlarda da fonksiyon bozukluğu gelişebilir. Son evre kalp yetmezliğinde hastaların yarıdan fazlası tanı konduktan sonra 1 yıl içerisinde kaybedilirler.
Bazı hastaların kalp yetmezliği o kadar ileri düzeydedir ki ilaç tedavisi ve cerrahi tedaviler yardımcı olmaz. Bu hastalar nakil olmaz ise çok kısa sürede hayatlarını kaybetmekte ve ancak kalp nakli ile yaşamaları mümkün olmaktadır.
Organ nakli, canlıdan canlıya veya beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yani kadavradan yapılmaktadır.

Beyin Ölümü ile Bitkisel Hayat Arasındaki Farklar Nelerdir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları farklı durumları ifade etmektedir.
Beyin ölümü; beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak sonlanmasıdır. Tıbbi olarak ölümü ifade eder. Beyin artık fonksiyon göstermez durumdadır ve hastaya ne kadar tıbbi destek sağlanırsa sağlansın geri dönüş mümkün değildir.
Bitkisel hayat ise; koma sonrasında hastanın uyanıklığa dönmesine rağmen bilişsel işlevlerini tümüyle yitirmesi durumudur. Hastanın solunumu devam eder ve diğer organ fonksiyonları hâlâ beynin kontrolü altındadır. Bitkisel hayat tanısı alan hastalar tıbbi destek ile yaşamına yıllarca devam edebilir ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilirler.

Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?
Ülkemizde nakil yapılan organlar; böbrek, kalp, karaciğer, akciğer, pankreas, deri, incebağırsaktır. Nakil yapılan dokular ise; kemik, kemik iliği, kornea, kalp kapağıdır.
Kişi hayatta iken organ bağışında bulunmuş olsa dahi her ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Evde ya da yolda vefat eden kişinin bağış kartı ve ailesinin rızası olsa bile organları alınamaz.
Yalnızca hastane yoğun bakım ortamında tıbben beyin ölümü gerçekleşen insanlardan organ nakli yapılabilir.
Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığı olması, alkol veya sigara kullanımı vb. nedenler organ bağışında bulunmaya engel durumlar değildir. 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışında bulunabilir.
Organ nakli yapılacak hastalar öncelikle kan ve doku gruplarına göre, daha sonra tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenmektedir. Bu işlemler yapılırken cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı kesinlikle yapılmaz.
Organ bağışında bulunabilmek için; İl Sağlık Müdürlüğü, ilçe sağlık müdürlükleri, hastaneler, toplum sağlığı merkezleri, aile sağlığı merkezlerinden herhangi birine başvuru yapılarak iki tanık eşliğinde belge imzalanması yeterlidir. Başvuru sonucunda kişiye verilen “Organ ve Doku Bağış Kartı” ile başvuru yapılmış olur.
Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı olacaktır. Kişilerin organ bağışı kartını daima yanında taşıması organ bağışı işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır. Kişi organ bağışından vazgeçmek isterse kayıtlı bulunduğu merkeze bu durumu bildirmelidir.

Organ Bağışı Dini İnançlara Aykırı mıdır?
Dinimiz organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir. İslami yasaların en temel amaçlarından biri de insan yaşamının sürekliliğidir. Bunun için, yasal olarak kabul edilmiş tedaviler ve yaşam kurtarıcı her türlü yöntemin kullanımı onaylanmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu;
Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, mesleki ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen uzman doktorlar tarafından tespit edilmesi,
Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı esnada ölmüş olması,
Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından, organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının sağlanması,
Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
Tedavisi yapılacak hastanın bu nakle razı olması gerekir.
İfadeleri ile organ bağışının dini açıdan önemine vurgu yaparak insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlamış ve 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır.
Organ bağışı oranlarının artması için her bireye önemli görevler düşmektedir. İnsanların ölümlerinin ardından organlarının başka insanlarda can bulması için girişimde bulunması, bazıları için hayati önem arz etmektedir. Çünkü kalp, kornea gibi doku ve organların nakli, canlı kişilerden alınamaz. Bu organlara ihtiyacı olan kişiler, ölümünün ardından organlarını bağışlayan kişilerin organlarının, kendileri ile uyum göstermesi umudu ile bir bekleyiş içindedirler. 
Kişinin hayatta iken böbrek, karaciğer, akciğer, kalp, bağırsak, pankreas, kornea gibi doku ve organları bağışlaması bir sadaka olarak da nitelendirilmektedir.
Organ ve doku nakli, tedavisi sadece nakil ile mümkün olan organları hasar görmüş hastalara umut ışığı olmakta ve bireylere diğer insanların hayatlarına dokunma fırsatı vermektedir.
İnsanlara faydalı olabileceğimiz ve bu anlamda kendimizi de mutlu hissedeceğimiz Organ Bağışı konusunda vatandaşlarımızın hassasiyet göstereceği ve harekete geçeceğine inancımız tamdır.

 

Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.