Bağışlanan organ filizlenen candır
Bayrampaşa İlçe Sağlık Müdürlüğü, 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası hakkında bir açıklama yayımladı.
Bağışlanan organ filizlenen candır
ORGAN BAĞIŞI HAYAT KURTARIR
Organ nakli konusundaki bilinç son yıllarda artmakla
birlikte, tüm Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de organ nakli bekleyen hasta
sayısı her geçen gün artış göstermektedir. Maalesef organ bağışı oranları arzu
edilen seviyelerde olmadığından tedavisi yalnızca organ bağışı ile mümkün olan
hastalarımız sağlıklarına kavuşamadan hayatlarını kaybedebilmektedirler.
Organ nakli ile kişinin hayat kalitesinin yükseltilmesi
amaçlanır. İnsan vücudunun sağlıklı olarak yaşantısına devam etmesi için
öncelikle lokomotif görevi gören organlar olan kalp, akciğer, karaciğer ve
böbreklerin düzenli çalışması gerekmektedir. Belirtilen 4 organımızla ilgili
kronik yetmezlik gelişimine neden olan tüm hastalıklar ancak organ nakli ile
tedavi edilebilmektedir.
Birçok sebepten böbrek dokusu zarar görerek işlevini
yapamaz hale gelebilir. Böbrek yetmezliğine bağlı ölümlerin %60'ını oluşturan
kronik iltihabi durumda böbrekler fonksiyonlarını kaybeder. Hemodiyaliz veya
periton diyaliz görmekte olan kronik böbrek yetmezliği bulunan hastaların
böbrek nakli öncesi diyaliz tedavi süresi uzadıkça diyalize bağlı ortaya
çıkabilecek sorunlar da artabilmektedir.
Kronik böbrek yetmezliği hastaların en etkin tedavisi
böbrek naklidir. Ancak kronik böbrek yetmezliğinde en iyi sonuç, hiç diyalize
girmeden yapılan böbrek nakliyle gerçekleştirilmektedir. Hasta, diyalizin
olumsuz etkileri nedeniyle yıpranmadan ve bu etkiler vücuda yerleşmeden böbrek
nakli olduğunda başarı şansı da artmaktadır.
Kronik organ yetmezliğine bağlı olarak en önemli
ölüm sebeplerinin başında kalp yetmezliği gelir. Kalp yetmezliği tüm dünyada
hızla artan önemli bir sağlık problemidir. İlerleyici bir hastalık olup yeterli
kan dolaşımının sağlanamaması nedeni ile diğer organlarda da fonksiyon
bozukluğu gelişebilir. Son evre kalp yetmezliğinde hastaların yarıdan fazlası
tanı konduktan sonra 1 yıl içerisinde kaybedilirler.
Bazı hastaların kalp yetmezliği o kadar ileri
düzeydedir ki ilaç tedavisi ve cerrahi tedaviler yardımcı olmaz. Bu hastalar
nakil olmaz ise çok kısa sürede hayatlarını kaybetmekte ve ancak kalp nakli ile
yaşamaları mümkün olmaktadır.
Organ nakli, canlıdan canlıya veya beyin ölümü
gerçekleşmiş kişilerden yani kadavradan yapılmaktadır.
Beyin Ölümü ile Bitkisel Hayat Arasındaki Farklar
Nelerdir?
Beyin ölümü ile bitkisel hayat kavramları farklı
durumları ifade etmektedir.
Beyin ölümü; beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak
sonlanmasıdır. Tıbbi olarak ölümü ifade eder. Beyin artık fonksiyon göstermez
durumdadır ve hastaya ne kadar tıbbi destek sağlanırsa sağlansın geri dönüş
mümkün değildir.
Bitkisel hayat ise; koma sonrasında hastanın uyanıklığa
dönmesine rağmen bilişsel işlevlerini tümüyle yitirmesi durumudur. Hastanın
solunumu devam eder ve diğer organ fonksiyonları hâlâ beynin kontrolü
altındadır. Bitkisel hayat tanısı alan hastalar tıbbi destek ile yaşamına
yıllarca devam edebilir ve bazı durumlarda iyileşerek normale dönebilirler.
Hangi Organ ve Dokular Bağışlanabilir?
Ülkemizde nakil yapılan organlar; böbrek, kalp,
karaciğer, akciğer, pankreas, deri, incebağırsaktır. Nakil yapılan dokular ise;
kemik, kemik iliği, kornea, kalp kapağıdır.
Kişi hayatta iken organ bağışında bulunmuş olsa dahi her
ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Evde ya da yolda vefat eden kişinin
bağış kartı ve ailesinin rızası olsa bile organları alınamaz.
Yalnızca hastane yoğun bakım ortamında tıbben beyin ölümü
gerçekleşen insanlardan organ nakli yapılabilir.
Yaşın ileri olması, kronik bir hastalığı olması, alkol
veya sigara kullanımı vb. nedenler organ bağışında bulunmaya engel durumlar
değildir. 18 yaşından büyük ve akli dengesi yerinde olan herkes organ bağışında
bulunabilir.
Organ nakli yapılacak hastalar öncelikle kan ve doku
gruplarına göre, daha sonra tıbbi aciliyet durumlarına göre belirlenmektedir.
Bu işlemler yapılırken cins, ırk, din, zengin-fakir ayırımı kesinlikle
yapılmaz.
Organ bağışında bulunabilmek için; İl Sağlık Müdürlüğü,
ilçe sağlık müdürlükleri, hastaneler, toplum sağlığı merkezleri, aile sağlığı
merkezlerinden herhangi birine başvuru yapılarak iki tanık eşliğinde belge
imzalanması yeterlidir. Başvuru sonucunda kişiye verilen “Organ ve Doku Bağış
Kartı” ile başvuru yapılmış olur.
Organ bağışı yapanların, bu durumdan ailelerini de
haberdar etmeleri daha sonra çıkabilecek problemleri önlemek açısından yararlı
olacaktır. Kişilerin organ bağışı kartını daima yanında taşıması organ bağışı
işleminin karışıklık ve gecikme olmaksızın yerine getirilmesini sağlayacaktır.
Kişi organ bağışından vazgeçmek isterse kayıtlı bulunduğu merkeze bu durumu
bildirmelidir.
Organ Bağışı Dini İnançlara Aykırı mıdır?
Dinimiz organ bağışını onaylamakta ve desteklemektedir.
İslami yasaların en temel amaçlarından biri de insan yaşamının sürekliliğidir.
Bunun için, yasal olarak kabul edilmiş tedaviler ve yaşam kurtarıcı her türlü
yöntemin kullanımı onaylanmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu;
Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya
hayati bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığının, mesleki
ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen uzman doktorlar tarafından tespit edilmesi,
Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlemin yapıldığı
esnada ölmüş olması,
Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından, organ
veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması
veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla, yakınlarının rızasının
sağlanması,
Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde
ücret alınmaması,
Tedavisi yapılacak hastanın bu nakle razı olması gerekir.
İfadeleri ile organ bağışının dini açıdan önemine vurgu
yaparak insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlamış
ve 6.3.1980 tarih 396 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu
açıklamıştır.
Organ bağışı oranlarının artması için her bireye önemli
görevler düşmektedir. İnsanların ölümlerinin ardından organlarının başka
insanlarda can bulması için girişimde bulunması, bazıları için hayati önem arz
etmektedir. Çünkü kalp, kornea gibi doku ve organların nakli, canlı
kişilerden alınamaz. Bu organlara ihtiyacı olan kişiler, ölümünün ardından organlarını
bağışlayan kişilerin organlarının, kendileri ile uyum göstermesi umudu ile bir
bekleyiş içindedirler.
Kişinin hayatta iken böbrek, karaciğer, akciğer, kalp,
bağırsak, pankreas, kornea gibi doku ve organları bağışlaması bir sadaka olarak
da nitelendirilmektedir.
Organ ve doku nakli, tedavisi sadece nakil ile mümkün
olan organları hasar görmüş hastalara umut ışığı olmakta ve bireylere diğer
insanların hayatlarına dokunma fırsatı vermektedir.
İnsanlara faydalı olabileceğimiz ve bu anlamda kendimizi
de mutlu hissedeceğimiz Organ Bağışı konusunda vatandaşlarımızın hassasiyet
göstereceği ve harekete geçeceğine inancımız tamdır.
Ilgili Haberler
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den bayram mesajı
22.05.2026
AK Parti Bayrampaşa İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Altunbey'den Bayram mesajı
22.05.2026
Bayrampaşa protokolünden Ulaş İnşaat’a ziyaret
22.05.2026
Paşavizyon Gazetesi’nden Kaymakam Abdullah Çiftçi’ye nezaket ziyareti
22.05.2026