23 Mayıs 2026 Cumartesi
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 18.03.2015

Atila Başkanım! Adını spor tarihine altın harflerle yazdır

1813 7 dk 0 yorum
Paylaş:
Atila Başkanım! Adını spor  tarihine altın harflerle yazdır

Atila Başkanım! Adını spor tarihine altın harflerle yazdır

KONUMUZ bilgi. Tüm çağlarda bilgiye değer biçilemedi. Düşünürler, alimler bilgi için hep büyük sözler söyledi. 
Kuran-ı Kerim’de Zümer Suresinin 9. ayeti bilgi için şöyler der. …De ki: "Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Şüphesiz, temiz akıl sahipleri öğüt alıp-düşünürler" 
Tek bir ayeti kelimede bile bilginin insanoğlu için ne kadar değerli olduğu kati ve inkar edilemez bir şekilde açıklanmış. Bilgi o kadar değerlidir ki, bilen insanlar tüm bilmeyenleri yönetirler. Bilmeyenlerde bilenlerin yönettikleri gibi yaşarlar. 
Belediye Başkanımız Sayın Atila Aydıner, bilginin insan için ne kadar değerli olduğunu biliyor ve bilgiye yatırım yapıyor. Bundan yaklaşık 1 yıl önce seçim döneminde kendisiyle yaptığımız bir sohbette gönlünden geçeni ve kesin hedefinin ne olduğunu anlatmıştı bana. Bayrampaşa 11 mahalleden oluşuyor, en az 11 tanede bilgi merkezine kavuşması gerekiyor. Bayrampaşalılar için yapmam gereken hizmetlerin önceliğinde bilgi var demişti. 
Geçtiğimiz günlerde 7. Cevatpaşa mahallesinde açılan bilgi evi ile sayın Atila Aydıner’in hedefine bir adım daha yaklaştığı görülüyor. Ümit ediyorumki önümüzdeki bir yıl içinde de 11’i tamamlamasını açıkçası bekliyorum sayın başkanımdan. Geleceğimizin teminatı çocuklarımız bilgili olmak zorunda. Unutmayın bilmeyenler bilenler tarafından yönetilir. Neden çocuklarımız bilenler olmasınlar, kendilerinden daha az bilenleri yönetmesinler. 
Bugün itibariyle hizmet veren bilgi evleri şöyle sıralanıyor. 
1- İsmetpaşa mahallesi bilgi merkezinde 650 evladımız. 
2- Kartaltepe mahallesi bilgi evinde 400 evladımız. 
3- Kocatepe mahallesi Nazmiye Kaya bilgi evinde 231 evladımız. 
4- Altıntepsi mahallesi bilgi evinde 102 evladımız.
5- Altıntepsi Semt Konağı bilgi evinde 550 evladımız.
6- Terazidere mahallesi bilgi evinde 350 evladımız.
7- Cevatpaşa bilgi evinde 350 evladımız, Türkçe, Matematik, İngilizce, Fen Bilgisi temel eğitimleri ve çeşitli hobi kursları ile evlatlarımızı geleceğin yönetenleri yapmaya çalışılıyor. 
Yaklaşık 3 bin evladımızın bilgi evlerinden faydalandığını biliyorum. 26 ilk ve orta öğretim okulunun bulunduğu ilçemizde her mahalleye bir bilgi evi başkanım kusura bakmayın ama bana göre az. Bilginin bu kadar değerli olduğu bir çağda, en azından okul sayısı kadar bilgi merkezininde ekstra eğitim verdiği bir ilçe olmamız gerekir bence. Temel derslerin yanısıra özellikle yabancı dillerde alternatifli dil eğitimi tüm yıl boyunca verilmeli tüm evlatlarımıza. 
BAYRAMPAŞA kendine yakışanı  yapmak zorunda. Her zaman olduğu gibi Türkiye’de bir ilki başarmak zorunda. Sporla yatan sporla kalkan, Türk milletinin göğsünü kabartan sporcuların doğduğu, büyüdüğü ve yetiştiği bu ilçede, orta okul ve lise düzeyinde yalnızca geleceğin milli sporcularını yetiştireceğimiz bir spor okulunu açmak zorundayız. 
Nedenmi bunu istiyorum, çünkü bu topraklarda Semih Erden, Mirsad Türkcan, Kerem Tunçeri, Hidayet Türkoğlu, Emircan Koşut, Orhan Güler gibi basketbol dahileri, Arda Turan, Necip Uysal, Fatih Çerçi, Mehmet Kalemci, Davut Bulut, Murat Şenvardar, Çivi İrfan, Saffet Sancaklı, Yüksel Güler, Bahri Sipahi gibi ismini yazamadığım onlarca futbolun sihirbazları, göğsümüzü kabartan bu evlatlar bu topraklarda yetişti. Şimdi diyorumki bu kadar sporda namımız varken ismimiz tüm dünyada duyurulmuşken bu toprakların çocuklarını özel bir spor okulu açarak neden onlarca çocuğumuzla daha göğsümüzü kabartmayalım. İsmimizi silinmiyecek şekilde niye tüm dünyaya duyurmayalım. 
Hedef eğitimse her branşta bir spor okulu ile sayın başkanımız Atila Aydıner, bu fikrime neden evet demesinki. Bu toprağın çocuğu Arda Turan, İspanya’da katıldığı canlı bir televizyon programında “ben Bayrampaşa’lıyım” dediğinde nasıl hepimiz gurur duyuyorsak “Bayrampaşalı olmak farklı bir duygudur, orada yaşamak gerekir, yaşamıyorsanız Bayrampaşa’yı bilemezsiniz” dediğinde nasıl tüylerimiz diken diken oluyorsa işte böyle gelecekte onlarca sporcumuzda semtimizin ismini tüm dünyaya kazıyabilir.

BAYRAMPAŞA’YA YAKIŞMIYOR BU GÖRÜNTÜ!
Burası Bayrampaşa’nın merkezi, hatta en işlek caddesi. İlçemizin can damarı. Çağımızda böyle bir görüntüyü gözlerimle görmek istemezdim. Biliyorum ki sizlerde istemiyorsunuz. Ama nasıl oluyorda bu vurdumduymazlar Bayrampaşa’lılara bu eziyeti yaşatıyor. 
Yaklaşık 2.5 metrelik yaya yolunu aylardır istila etmiş durumdalar. Yaya yolu tamamen istila edildiği için ne yazıkki vatandaşlar araçlara ayrılan yolda yürümek zorunda kalarak kendilerini tehlikeye atıyorlar. Modern dünyada bir inşaat alanında böyle bir görüntünün olması kabul edilebilirmi diye tüm Bayrampaşalılara soruyorum. 

İSTİKLÂL MARŞI
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal...
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,
'Medeniyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın.
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana va'dettiği günler hakk'ın...
Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak!' diyerek geçme, tanı:
Düşün altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:
Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:
Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.
Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım,
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na'şım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.
Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:
Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, hakk'a tapan, milletimin istiklal!
Mehmet Akif ERSOY

(Doğum Adı: Mehmet Ragif, 20 Aralık 1873 - 27 Aralık 1936)
Türk şair, veteriner hekim, öğretmen, vaiz, hafız, Kur'an mütercimi ve siyasetçi.
Mehmet Âkif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal marşı olan İstiklâl Marşı'nın yazarıdır. "Vatan Şairi" ve "Milli Şair" unvanları ile anılır. Çanakkale Destanı, Bülbül, Safahat en önemli eserlerindendir. II. Meşrutiyet döneminden itibaren Sırat-ı Müstakim (daha sonraki adıyla Sebil'ür-Reşad) dergisinin başyazarlığını yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sırasında milletvekili olarak 1. TBMM'de yer almıştır.
Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif'in yazacağı kanısı mecliste hâkimdi. Mehmet Âkif'in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. 
Şairin orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45'te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar’ül Mesai vakfına bağışladı.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.