Köşe Yazıları
13.08.2021
Ahir zaman olgusunu şehir-kültür-medeniyet tekniğiyle yorumlamak-2
1421
3 dk
0 yorum
GEÇEN ay başlattığım yazı dizisinin birinci yazısı yayınlandıktan sonra, ikinci yazım ile yeniden sizlerle birlikteyim. Yazıma başlamadan önce geçen yazımda hadisi yazmayı unuttuğum için kıymetli okurlarımdan samimiyetimle özür diliyor ve bu yazı dizisinde yorumlanacak olan hadisin hangisi olduğunu bu bölümde belirtiyorum: “Ahir zamanda üç şey çok kıymetlenir: Helal para, candan bir dost, kendisiyle amel olunan bir sünnet.” Bu hadisi günümüzü anlamakta büyük bir önem arz ettiği için bu hadisi yorumlamaya karar verdim. Hadisi belirttiken sonra yazımıza geçelim.
Günümüzde teknolojik gelişmeler muazzam bir hızda ilerlediği herkesçe malum bir gerçektir. Ve bu teknolojik gelişmeler müspet etkileri olmakla birlikte, kültürlerin aşınmasını ve toplumu pek çok dış saldırıdan koruyan kültürün surlarında bir gedik açılmasına sebep olmaktadır. Bugün günümüzde TV, akıllı telefon, sosyal medya gibi teknolojik gelişmelerin eseri olan pek çok şey hayatımızın içindedir. Bu öğelerin pratik olarak iyi (uzaklar mesafede ki insanlar ile haberleşebilme, uzak yerlerin haberlerine anında ulaşabilme, bilgiye ulaşmada kolaylık) olan özellikleri mevcuttur. Ancak yine unutmamak gerekir ki TV ve sosyal medya kavramları kültürel melezleşme ve yabancılaşma kavramının en önemli tetikleyicilerindendir. Medya sosyolojisine göre televizyonlar gerçeği olduğu gibi aktarmaz, gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan sahte bir gerçeklik üretir. Yine Michael Foucalt göre televizyonlar insanların hayatı üzerinde polisten daha çok denetleyicidir. Medya ve sosyal medyada Müslüman toplumların kültürüne bütünüyle yabancı kültürler inşa edilmiştir. Bu durum sosyoloji literatüründe kültür endüstirisi olarak belirtilmektedir. Medya tarafından üretilen yabancı kültürlerin en yoğun etkisini dizilerde, filmlerde, magazin programlarında görebiliriz. Günümüzde Müslüman toplumlarda bu suni kültürlerin içine hapsedilmiştir. Bu mahkumiyet durumu kültürel yabancılaşmayı sağlayan en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bu durum da hadisin kendisiyle amel olunan bir sünnet değerlenir kısmını açıklar bir mahiyettedir.
Hadiste ahirzamanda değerleneceği belirtilen ''Helal para'' kısmından devam edelim. İslami kültüre göre çalışmak ibadet kabul edilmiş ve şöyle söylenmiştir: ''Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et.'' Bundan sebep saf İslami kültürde çalışmak hayati bir öneme sahip olmuştur. Ancak modernleşme sürecinde bu kavramda aşınmıştır. Günümüzde dünya ekonomisi faiz ve sömürüyle döndüğü için İslam toplumları dünyaya eklemlenme adına iktisadi kültürlerinde bir değişikliğe gitmiş olup, faiz başta olmak üzere pek çok haramı serbest bırakmıştır. Faiz ve sömürü gibi zulümlerin ne acıdır ki önü alınamamış ve İslami toplumlarda sınıflı bir yapıya bürünmüş olup eşitsizlikler zirve seviyelere çıkmıştır. Bu durum hadisteki, helal para kıymetlenir kısmını açıklar mahiyettedir. Daha fazla para kazanma hırsının menfi etkileri modern süreçlerde malesef Müslüman toplumlarda da görülmeye başlamıştır. Bu yazımda da bir takım hususları belirtmeye çalıştım. Yazımın üçüncü bölümünde de bu hadisi ''Şehir-kültür-medeniyet'' tekniği ile yorumlamaya gayret edeceğim.
Günümüzde teknolojik gelişmeler muazzam bir hızda ilerlediği herkesçe malum bir gerçektir. Ve bu teknolojik gelişmeler müspet etkileri olmakla birlikte, kültürlerin aşınmasını ve toplumu pek çok dış saldırıdan koruyan kültürün surlarında bir gedik açılmasına sebep olmaktadır. Bugün günümüzde TV, akıllı telefon, sosyal medya gibi teknolojik gelişmelerin eseri olan pek çok şey hayatımızın içindedir. Bu öğelerin pratik olarak iyi (uzaklar mesafede ki insanlar ile haberleşebilme, uzak yerlerin haberlerine anında ulaşabilme, bilgiye ulaşmada kolaylık) olan özellikleri mevcuttur. Ancak yine unutmamak gerekir ki TV ve sosyal medya kavramları kültürel melezleşme ve yabancılaşma kavramının en önemli tetikleyicilerindendir. Medya sosyolojisine göre televizyonlar gerçeği olduğu gibi aktarmaz, gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan sahte bir gerçeklik üretir. Yine Michael Foucalt göre televizyonlar insanların hayatı üzerinde polisten daha çok denetleyicidir. Medya ve sosyal medyada Müslüman toplumların kültürüne bütünüyle yabancı kültürler inşa edilmiştir. Bu durum sosyoloji literatüründe kültür endüstirisi olarak belirtilmektedir. Medya tarafından üretilen yabancı kültürlerin en yoğun etkisini dizilerde, filmlerde, magazin programlarında görebiliriz. Günümüzde Müslüman toplumlarda bu suni kültürlerin içine hapsedilmiştir. Bu mahkumiyet durumu kültürel yabancılaşmayı sağlayan en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Bu durum da hadisin kendisiyle amel olunan bir sünnet değerlenir kısmını açıklar bir mahiyettedir.
Hadiste ahirzamanda değerleneceği belirtilen ''Helal para'' kısmından devam edelim. İslami kültüre göre çalışmak ibadet kabul edilmiş ve şöyle söylenmiştir: ''Hiç ölmeyecekmiş gibi çalış, yarın ölecekmiş gibi ibadet et.'' Bundan sebep saf İslami kültürde çalışmak hayati bir öneme sahip olmuştur. Ancak modernleşme sürecinde bu kavramda aşınmıştır. Günümüzde dünya ekonomisi faiz ve sömürüyle döndüğü için İslam toplumları dünyaya eklemlenme adına iktisadi kültürlerinde bir değişikliğe gitmiş olup, faiz başta olmak üzere pek çok haramı serbest bırakmıştır. Faiz ve sömürü gibi zulümlerin ne acıdır ki önü alınamamış ve İslami toplumlarda sınıflı bir yapıya bürünmüş olup eşitsizlikler zirve seviyelere çıkmıştır. Bu durum hadisteki, helal para kıymetlenir kısmını açıklar mahiyettedir. Daha fazla para kazanma hırsının menfi etkileri modern süreçlerde malesef Müslüman toplumlarda da görülmeye başlamıştır. Bu yazımda da bir takım hususları belirtmeye çalıştım. Yazımın üçüncü bölümünde de bu hadisi ''Şehir-kültür-medeniyet'' tekniği ile yorumlamaya gayret edeceğim.
Etiketler: