22 Mayıs 2026 Cuma
SON DAKİKA
Köşe Yazıları 26.02.2024

6 Şubat: Asrın felaketinin yıl dönümü

Muhammed SANCAKTAR

Muhammed SANCAKTAR

1226 4 dk 0 yorum
Paylaş:
Kıymetli dostlar,
Bbundan bir yıl önce 6 Şubat 2023 günü gece yarısı Kahramanmaraş merkezli büyük bir deprem felaketi yaşadık.
Bu deprem, Kahramanmaraş'ı, Hatay'ı, Adıyaman'ı, Malatya'yı ve o civardaki daha birçok ili etkiledi. On binlerce ev ve bina yerle bir oldu. On binlerce insanımız maalesef vefat etti.
Aradan bir yıl geçti. Peki aradan geçen zaman zarfında ne yaptık? Bunu bir irdelemek istedim. Devletimiz tüm imkanlarıyla tabii ki ilk günden itibaren felaket bölgesine ulaştı. Cumhurbaşkanımız bu felaketi asrın felaketi olarak nitelendirdi. İlk önce arama kurtarma çalışmaları, ardından enkaz kaldırma çalışmaları, çadırların kurulması, geçici konutlar ve nihayet birçok yerde kalıcı konutlar da yapıldı. Gerekli tüm yardımlar yapıldı.
Bu depremin etkileri bölgeyi, tüm Türkiye'yi ve hatta dünyayı  etkiledi.
Peki biz toplum olarak bundan bir ders aldık mı? Bundan sonrası için ne gibi tedbirler alacağımızı hiç sorguladık mı? Bu depremin bizde açtığı derin yaraları onarmak için psikolojik ve sosyal yönden gerekli çalışmaları yaptık mı?
Ve nihayetinde daha da önemlisi bundan sonra ülkemizin imarı için, yapacağımız konutlar için, yerleşim yerleri için ne gibi tedbirler alacağımızla ilgili hiç kendi kendimizi sorguladık mı? Yani her şeyi devletten beklemek bir yere kadar.
Biz de toplum olarak gerek yapacağımız inşaatlarda, gerek yapacağımız konutlarda, yapacağımız binalarda  müteahhit, gerek mühendis, gerek mal sahibi ve gerek vatandaş olarak artık gereken bütün tedbirlere uymak zorunda olduğumuzu acaba anladık mı, anlayabildik mi?
Yani her şeyin para olmadığını, her şeyin rant olmadığını, öncelikle insan hayatının önemli olduğunu, planlı,düzenli ve güvenli  kentler inşa etmek olduğunu ve bunun için çaba sarf etmemiz gerektiğini; bilgimizi, becerimizi, birikimimizi, sermayemizi, her şeyimizi kanunlar çerçevesinde, akıl çerçevesinde, bilim çerçevesinde kullanmamız gerektiğini acaba anlayabildik mi? Maalesef geldiğimiz noktada geriye dönüp baktığımda bu saydıklarımdan hiçbirinin tam olarak yerine geldiğini söylemem mümkün değil.
Kıymetli dostlar, bizim deprem kuşağı içinde olduğumuzu, fay hatları üstünde olduğumuzu bütün dünya biliyor.
Bu depremlerin belli aralıklarla tekrar ettiğini de hepimiz biliyoruz. Artık bunu bilmeyen kalmadı. Özellikle yerel seçimlerin yaklaştığı bu günlerde, başta yerel yöneticiler olmak üzere, memlekette yani ülkemizin her köşesindeki gerek kamu, gerek özel, gerek merkezi teşkilat yetkililerinin bu imar mevzuatına, imar kanununa çok sıkı riayet etmeleri gerektiğini, deprem yönetmenliğini harfiyen uygulamaları gerektiğini, müteahhitlerin, mühendislerin, hatta herkesin bina yaparken önce güvenlik, önce güvenli bina inşa etmeleri gerektiğini artık bilmesi gerekiyor.
Emin olun ülkemizin kaynakları, her şeyden önemlisi can, kaybolan yüzlerce, binlerce can maalesef geriye gelmiyor. Belki para geri gelebilir, belki ekonomi bir şekilde sıkıntı çeksek de düzelebilir ama giden canlar geri gelmiyor. Yetim kalan on binlerce çocuk var, evsiz kalan binlerce insan var. Evet onlar bir şekilde belki başka yerlerde ev sahibi olabiliyorlar ama yerlerine, yurtlarına dönmeleri artık mümkün değil.  
Eski hayatlarını yaşamaları mümkün değil. Ölene kadar bu depremin travmalarını atlatmaları mümkün değil. İnanın burada bizim çok büyük sorumluluğumuz var. Yani bir hata, basit bir hata, basit bir çıkar kaygısı on binlerce insanın hayatına mal oluyor.
Japonya'da 7-8 şiddetinde deprem olunca 5-6 bilemedin 7-8 kişi hayatını ya kaybediyor ya etmiyor. Bizde 5'in üzerindeki bir depremde binlerce insanımız hayatını kaybediyor. Bunu hiç sorgulamıyor muyuz? İşte son yıllarda yaşanan Elazığ depremi, Kahramanmaraş depremi, Malatya'daki, Pötürge'deki deprem. Yani bunlar peş peşe oldu. Çünkü Anadolu’da depremlerin  tekrarlanma zamana geldi. Bunu herkes biliyor.
Gelin biz biz olalım, aklımızı başımızı alalım. Her şeyi devletten bekleyemeyelim.  Devlet üstüne düşeni yapsın ama bizde  ne olursunuz bina inşa ederken kanunlara, kurallara, tekniğe, teknolojiye riayet edelim. Her şeyi rant uğruna yapmayalım. Rant uğruna hayatımızı, hayatlarımızı,sermayemizi ve ülkemizin kaynaklarını feda etmeyelim.
Kalın sağlıcakla.
Etiketler:

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

0 / 255

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Yalnızca adınız ve yorumunuz görüntülenir.