23 Ekim 2020 Cuma   

MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

 MEME KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?
 

Meme içinde kanserleşen bir hücrenin, bir tümör oluşturması ve bir uzmanın muayene sırasında anlamasına ya da radyolojik incelemede belli olmasına kadar hayli uzun zaman geçmesi gerekir. Kadınlar genellikle en az 1 cm. büyüklüğüne ulaşmış bir kitleyi, elle kontrol yöntemi sayesinde fark edebiliyorlar.
Günümüzde meme kanseri belirtilerinin çoğu kişinin kendisi tarafından bulunuyor. Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü görünür ve meme dokusu içinde rahatça oynatılamaz, hareket etmezler, dolayısı ile kaslara yada meme dokusuna yapışıktırlar. Kanser uzak organlara metastaz (yayılım) yapmışsa bu yayılımlar, nadiren meme kanserinin ilk bulgusunu oluşturur. Meme kanserinin sıkça yayılma gösterdiği bölgeler ise kalça ve omurga kemikleri ile akciğerlerdir. Ancak bazı hastalarda meme kanseri belirtilerinin hiçbirisi olmayabilir, rastlantısal olarak yapılan bir USG’de tanı konabilir. Bazen yalnızca Mamografi ve USG incelemesiyle tespit edilebilir.
Aşağıdaki belirtilerden en az biri varsa, vakit geçirmeden uzmana başvurulması gerekiyor.
• Memede veya koltukaltında ele gelen kitle (sertlik, şişlik)
• Meme başından akıntı (tek kanaldan kanlı veya şeffaf renkli)
• Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu
• Meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma)
• Meme cildinde yara veya kızarıklık
• Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü)
• Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.)
Meme Kanseri Evreleri; Meme kanserinin evreleri memedeki tümörün boyutları, koltukaltındaki lenf bezlerine yayılımı ya da uzak organlardaki metastazlarına göre belirlenir. Evre 0’da kanserin yayılma riskinin olmadığı “in-situ” denilen dönemdir. Sonraki Evre 1’de tümör boyutları 2 cm. küçüktür, lenf bezlerine atlamamıştır. Evre 2’de tümür boyutu 2 cm. küçük ya da büyük olup lenf bezine atlama ihtimali vardır. Evre 3’ünde boyutlar büyümüştür ve koltukaltı lenf noduna atlamıştır. Evre 4’te ise meme, koltuk altı, kalp, akciğer, karaciğer, beyin gibi uzak organlarda kanserin yayılması söz konudur.

Meme Kanseri nasıl anlaşılır?
Meme kanseri bazı hastalarda herhangi bir belirti vermezken, bazı hastalarda ise genellikle kendini belli eden sert kitlelerin ele gelmesi ile fark edilir. Meme kanseri çoğunlukla kadınların kendi kendini muayene etmesi ya da mamografi ve ultrasonografi taramalarında ortaya çıkar. Meme kanserinde en çok şikâyet edilen ve fark edilen memede kitle oluşumudur.
Meme kanseri, meme başında kanlı akıntı, içeri çekilme ya da meme cildinde çöküntü, çekilme ve portakal görünümü alması meme kanserinin başlıca habercilerindendir. Ayrıca aniden gelişebilen kızarıklıklar, şişlikler ve asimetrik şekilde büyümeler görülmesi de mümkündür. Yine, en önemli belirtilerinden biri olan meme başının kabuklanması ve egzama tarzı bir görünüme sahip olmasıdır.
Meme kanseri, genellikle herhangi bir ağrıya yol açmaz. Kadınlar yukarıdaki durumları kendi kendine muayene sonucunda fark edebilirler. Fakat bazı durumlarda memelere yakın bir noktadan ağrı hissi ile doktora başvuru yapabiliyorlar. Bu gibi durumlarda hekiminiz tarafından size mamografi taraması önerebilir.

Meme Kanseri risk faktörleri;
Cinsiyet; Meme kanseri en sık kadınlarda görülüyor. Erkeklerde görülme oranı, yüzde 1’den daha az.
Yaş; Meme kanseri çoğunlukla 50 yaş ve üzerinde görülüyor. 35 yaş ve altında rastlanma sıklığı daha az. 2000-2004 yılları arasındaki Amerikalı kadınlardaki meme kanseri insidansı 30-34 yaş grubunda 100 binde 25 iken, 45-49 yaş grubunda 100 binde 190'a ve 70-74 yaş grubunda ise 100 binde 455'e yükseliyor.
Herediter (kalıtsal); Meme kanseri veya genetik bozukluklar nedeniyle oluşmuş meme kanserleri genç yaşlardaki kadınlarda daha sık görülüyor.
Aile Hikâyesi; Özellikle anne tarafından 1. derece akrabasında (anne, teyze, anneanne, kızı) meme kanseri hikâyesi olması önemli bir risk faktörü kabul ediliyor. Bu akrabaların meme kanserine menopoz öncesi yakalanmaları ve/veya çift taraflı meme kanseri olmaları, riski daha da artıyor.
Östrojen Hormonu; Bir kadın ilk âdetini ne kadar erken görürse (örneğin 12 yaştan önce) ve menopoza ne kadar geç girerse (örneğin 55 yaş), meme kanserine yakalanma riski o kadar artıyor. Doğum kontrol hapı kullanmanın da, çok düşük oranda olsa bile meme kanseri riskini artırdığı düşünülüyor.
Menopoz sonrası hormon tedavisi; Menopoz dönemindeki, sıcak basması gibi sorunların önlenmesi amacıyla kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarınca uzun süreli reçete edilen (5 yıl veya daha fazla süreyle) östrojen ve medroksiprogesteron asetat içeren kombine hormon ilaçları, meme kanseri riskini sadece östrojen içeren hormon ilaçlarına kıyasla daha çok artırıyor.
Meme Kanseri hikâyesi; Bir kadının bir memesinde daha önce kanser gelişmiş olması, ileride diğer memesinde de kanser gelişmesi riskini yaklaşık 2 kat artırıyor.
Işınlanma (ışın tedavisi); Çocukluk çağında başka kanserler nedeniyle (lenf kanseri vb.) göğüs ışınlaması geçirenlerde, meme kanseri görülme sıklığı artıyor.
Beslenme ve çevre faktörleri; Yağ bakımından zengin beslenme şekli ve kilo alma, özellikle menopozdaki kadınlarda meme kanseri riskini artırıyor. Alkol kullanımı (günde bir kadehten fazla) yine riski artırırken, sigaranın etkisi hala tartışılıyor. Düzenli egzersiz ve fiziksel aktiviteninse meme kanseri riskini azalttığı biliniyor.
Genetik bozukluklar; Herediter (kalıtsal) meme kanseri genleri (BRCA1 ve BRCA2) tüm meme kanserlerinin yüzde 5-10'unu oluşturuyor. Yanlış; Kişinin ailesinde meme kanseri öyküsü yoksa kanser riski yoktur. Doğru; Meme kanseri olan kadınların yüzde 75’inin ailesinde meme kanseri öyküsü bulunmuyor. ‘Kadın’ olmak tek başına meme kanseri riski taşımak anlamına geliyor.

Meme Kanseri türleri nelerdir?
Meme kanserinin çeşitli tipleri var. Ancak temel olarak iki ana gruba ayrılıyor; birincisi, noninvaziv ya da başka bir deyişle in situ (yayılma göstermeyen) ve ikincisi invaziv (yayılma potansiyeli olan) grup.
Meme kanserinden ölüm oranlarına bakıldığında, en yüksek olduğu ülkeler Kuzey Avrupa'da bulunuyor. 40 yaş üzeri kadınlarda Mamografik tarama programlarının artmasının ve menopozdaki kadınlara önerilen hormon replasman tedavilerinin gittikçe azalmasının, meme kanseri tedavisindeki başarıyı artırdığı düşünülüyor.
Hepimize sağlıklı günler diliyorum. Ne olur FARKINDALIK oluşturmayı unutmayınız..

 

Op. Dr. Aytekin Coşkun
Özel Rami Hastanesi
Genel Cerrahi Uzmanı

 

 

Tarih: 17 Ekim 2020 Cumartesi    Hit: 2464

Fotoğraflar
  • #
  • #
Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol