02 Nisan 2020 Perşembe   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

YOSUN KOKUSU

 

LAİKLİK elden gidiyor derken toplumun ahlaki tüm değerleri elimizden kayıp gitti kimsenin haberi olmadan. 
Devlet yıllarca halk üzerinden mühendislik yapmaya, milleti dizayn etmeye, milleti inanca dair her şeyden uzaklaştırmak için yasaklar koymaya o kadar alışmıştı ki Erdoğan’dan sonra insanlar rahatça etrafta inançlarını söyleyebilmeye ve inançlarının gereklerini yerine getirebilmeye başlayınca, yani bu alışılmış devlet tavrı değişince siyasetin bütün dinamizmi değişti. 
Yıllarca kemalizm, laiklik diye diye yüz binlerce, milyonlarca insana hayatı zindan eden bir avuç seçkinin, eğitim haklarını, özgürlüklerini ellerinden alanların kalbi pır pır atmaya, zorbalık ve nefretle dolu kararmış ruhları bir lambanın alevinin gece titreyişi gibi tir tir titremeye, nasırlaşmış vicdanları daha da katılaşmaya ve bu kez ellerinden alınan en büyük hobileri olan zulmetme yetisini kaybetme acısıyla zihinleri daha da büyük bir nefretin kucağında debelenmeye başladı. İnsanımız düşmanını tanımıştı, kendine bir böcek gibi bakan zihniyeti görmüş, bellemişti. Ne var ki akıl nisyan ile maluldur diye boşuna dememişler. 
Erdoğan hükümetin başına geleli 18 sene oldu. 18 sene öncesinde yaşananlar şimdi çok uzaklarda kalmış şehir efsaneleri gibi anlatılıyor. Halbuki bahsedilen zihniyet bu ülkenin kıyılarında yosun tutmuştur. Ufacık bir açıkta, en ufak bir aralıkta kokusuyla etrafa sinmeyi yine bilir. Mesela geçtiğimiz günlerde bir İBB Genel Sekreter Yardımcısının başörtülü İSMEK yöneticisi kadınlara yönelik saygısızca sözleri gündem oldu ve normalleştirme çabaları hemen devreye girdi. Kendisi de kendini “Ben gelenek göreneklerine bağlı biriyimdir.” deyip savundu. Ekrem İmamoğlu daha dün belediye meclisinde AK Parti meclis üyesine kayak tatili hatırlatması üzerine sinkaflı bir küfür etti, taraftarları ağzına sağlık demekten bir hal oldu. Zamanında valiye ettiği laftan olduğu gibi bundan da sıyrıldı, doğru düzgün haber bile olmadı. Erdoğan PKK’lılara “Ulan bombayı atan sizsiniz.” dediğinde üsluptan, devlet adamlığından söz edenlerin neredeyse Ekrem Bey’in sırtını sıvazlamadıkları kaldı. Bunlar küçük örnekler. 
Birike birike yine toplumu tahakküm altına alarak kendi hoşlarına gitmeyen giyim kuşama sahip, kendilerinin beğenmediği şekilde konuşan, işlerine gelmeyen şeyleri söyleyen insanları ezen ve tecrit eden anlayışı egemen hale getirme çabaları gerçek olacak. 
O gün geldiğinde, bu tanıdık kötü koku burnumuza nereden geliyor diye sormaya kimin yüzü olacak, onu da zaman gösterecektir. Vesselam.

Tarih: 14 Şubat 2020 Cuma    Hit: 1116




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol