22 Ekim 2019 Salı   

Vildan SERDAR / Şair / Yazar / Rumeli İzlenimleri

YEŞEREN UMUTLAR

 

BU SABAH sevinçle doğruldum yatağımdan. Yıllardır içimi kemirip duran bir yarama serin sular serpilmişti çünkü. Gençler gönlümü şenlendirmişti, yüzümü güldürmüştü. Zaten benim onlarla hiçbir zaman sorunum olmadı ki. Hep sevdim ben genç fidanları, ne kadar önemli olduklarını anlatmak için çırpındım kendilerine, yanlış hareketlerini gördüğümde üzüldüm için için. Geleceğimizin mirasçılarına şefkatle baktım. Hele hele dün aldığım haberler uçurdu beni sevincimden. O kahramanları bir an önce bulup alınlarından öpebilmek için heyecanlanıyorum. “Analar ne yiğitler doğurmuş meğer...” diyerek gurur duyuyorum kadınlarımızla.
Millet gazetesinin facebook sayfasında haberi gördüğüm anda içimden çığlıklar atmak geldi. 
“Medrese-i Hayriye öğrencileri tayinli müftüyü okullarına sokmamak için barikat kurdu... “
Nasıl bir şuurdu bu böyle? Nasıl bir bilinçlenmeydi? Yüzlerine bakılmaya kıyılmayacak kadar körpe ve temiz bu can parçaları kol kola kenetlenmişler, okul kapısını tutmuşlar, davetsiz misafiri içeriye almıyorlardı. Milli ve manevi kimlikleri için söz birliği eden, Batı Trakya tarihine isimlerini altın harflerle yazdıran bu yiğitler gözlerimizi yaşarttı. Can çekişen, kurumaya yüz tutan umutlarımızı canlandırdı. Cübbesiyle sarığıyla karşılarına dikilip kendilerine Yunanca hitap edecek kadar duyarsızlaşan müftü naibine nasıl da kafa tutuyorlardı. Kararlılıkla, ciddiyetle, direniyorlardı.
Gençleri ikna etmeye çalışırken okulda verilen eğitimi maddi iş sahası olarak da değerlendiren sözde müftüye boyunun ölçüsünü layıkıyla veren yürekli gençlerimizi  kutluyoruz. Hem de damarlarımızdaki kanımız, hücrelerimiz ve tüm benliğimizle...
“Helal olsun size... Hem de yerden göğe kadar. Duygularımız, dualarımız, kalbimiz, sizinle...

Tarih: 17 Eylül 2019 Salı    Hit: 612




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol