14 Aralık 2019 Cumartesi   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

UĞURLAR OLSUN...

 

BİR zamanlar AK Parti’nin özgül ağırlığıyla meşhur “abisi” Bülent Arınç diye biri vardı. Ara sıra mensubu olduğu hükümeti eleştirirdi, bununla partililerden de muhaliflerden de sempati toplamayı bilirdi. Ara sıra ağlardı, “liderine” bakıp duygulanırdı, “Siz Başbakanımızın bildiklerini bilseniz daha kötü şeyler söylersiniz.” dediği de olmuştu. FETÖ kapsamındaki tutuklamalarla ilgili “Öyle davalar var ki cübbemi tekrar giymeyi arzuluyorum.” dediği de. 
Bir Bülent Arınç vardı, kendi çapında partinin vicdanı olarak davranırdı. Meclis’te sözünü sakınmaz ama bir yandan da pek bir sakin geçinirdi. Polemikten polemiğe koşar, kendiyle çeliştiği olurdu. 
Bir Bülent Arınç vardı, paralel devlet sorununun ayyuka çıkışından beri hep limoni olduğu Erdoğan’la bir şekilde ilişik kalmayı başaran, öyle veya böyle partide kendine yer bulan... 15 Temmuz’a dek ağzından net bir şekilde paralel yapıya dair örgüt ifadesi çıkmayan, devlete sızmış olan bu grubun hep “neferlerine” hitap edip onlarla dertleri olmadığını söyleyen Arınç, ilk kez darbe girişiminden yaklaşık 1 hafta sonra bir açıklama yapıp bunu yeni anladığım için bana ahmak diyebilirsiniz demişti. 
Yılların siyasetçisinin onca delile rağmen böylesine bir “ahmaklık” gösterdiğine inanmak zor olsa da niyet okumak mümkün değildi tabi, kabul eden etti. O günden sonra ciddiyetini tamamen kaybetti elbette. 
Artık Arınç AK Parti’nin güven duyulan “cam gibi şeffaf” adamı, vicdanı, eleştirel ama hakkaniyetli sesi değildi. 
Artık Arınç bir siyasi trajikomedinin ismiydi, bir yandan da patlamaya hazır bir bomba. Erdoğan’ın belki de bir destek açıklamasına ihtiyaç duyduğu her anda dilinin kılıçlarını kuşanıp çıktı meydana. Birbirini tutmayan ve gülünç ifadeleriyle gündemi en kritik zamanlarda sarsmaya devam edip o eski halinden eser bırakmadı kimsenin gözünde. Geçtiğimiz hafta da KHK’ları facia olarak nitelendirmişken birkaç gün önce çıkıp “KHK faciadır dememeliydim.” dedi. Acaba bu söylemi için kendisinin nasıl nitelendirilmesini ister, “ahmakta” ısrarcı mıdır, bilmiyorum ama hakkındaki FETÖ kovuşturması devam eden damadı hakkında tek kelime etmeyip KHK’larla işten çıkarılanları böyle canhıraşça savunması kendisini hiç masum, akıllı, “vicdanlı” göstermiyor ondan eminim. FETÖ tepesindeki isimlerle 766 telefon görüşmesi ve Bank Asya’ya yaptığı 41 bin liralık yatırım dolayısıyla davası süren damadı için verilen beraat kararına karşı temyize gidildi ancak Arınç’tan hala ses yok. Bir defasında Hint bir atasözüne atıf yapıp “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesinlikle altını kirletmiştir.” demişti Arınç. Kim bilir, kendi koltuğu da bir bakıma ihtiyaç duyuyordur belki, belki de o koltuktan uğurlanmanın çoktan vakti gelmiştir... 

Tarih: 15 Kasım 2019 Cuma    Hit: 540




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol