19 Haziran 2019 Çarşamba   

Av. Melis SEVİNÇOĞLU / Avukat / Hukukçu Gözüyle /

SÜRESİZ NAFAKA SORUNU

 

SON zamanlarda yasa değişikliğinin gündeme gelmesi ile süresiz nafaka medyada da konuşulmaya başlandı. Tartışmalara değinmeden önce nafaka türlerine ilişkin kısa bir açıklama yapalım. Hukukumuzda iştirak ve yazımıza konu yoksulluk nafakası olmak üzere 2 nafaka türü vardır. İştirak nafakası; “velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun eğitim ve bakım giderleri için gücü oranında ödediği nafaka” yoksulluk nafakası ise; “yoksulluğa düşecek eş için verilen ve boşanma davası kesinleştikten sonra işlemeye başlayacak olan nafaka”dır. 
İştirak nafakası çocuğa ödenen nafaka olduğundan velayet kendisine verilmeyen eş, gücü oranında bu nafaka yükümlülüğüne katlanmak zorunda olup iştirak nafakası için boşanma davasında eşin kusurlu olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır. 
Yasa değişikliğine konu nafaka türü ise yoksulluk nafakası olup boşanmada hiç kusuru bulunmayan ya da diğer tarafa göre daha az kusurlu bulunan ve boşanma ile yoksulluğa düşecek olan eşe, kusurlu olan eşin süresiz olarak nafaka vermesine karar verilir. 
Kısacası; evlilik birliği içerisinde kusurunuzun bulunmaması ya da daha az kusurunuzun bulunması ve boşanma ile yoksulluğa düşmeniz durumunda süresiz nafaka talep edebilirsiniz. Her ne kadar nafakayı ödemekle yükümlü olan erkek gibi düşünülse de Medeni Kanun’da böyle bir ayrıma gidilmemiş olup erkek de şartları taşıdığı takdirde boşandığı eşinden yoksulluk nafakası talep edebilecektir.  Ancak uygulamada kadın çalışma oranı düşük olduğundan yoksulluk nafakasını çoğunlukla kadınlar almaktadır.
Yoksulluk nafakasına süresiz olarak hükmedilmesinin hakkaniyete ne kadar uygun olduğu noktasında toplumumuzda ciddi anlamda soru işareti bulunmakta olup bu konuda süresiz nafaka mağdurları gibi sosyal platformlar dahi oluşturulmuş durumda. Bunun sebebi ise süresiz nafaka hakkının uygulamada kötüye kullanılması ve hakkaniyete aykırı olarak uygulanmasıdır. 1-2 yıl gibi kısa süren bir evlilik sonunda ömür boyu nafaka ödeme yükümlülüğü ya da çalışıp kendi geçimini sağlayabilen tarafın buna rağmen nafaka almak ya da nafakanın devamı için kendisini çalışmıyor gibi ya da maaşını düşük göstermesi veya çalışabilecek durumda olmasına rağmen çalışmaması uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardır.  
Nafaka ödemeye süre sınırlaması getirilerek evlilik birliği süresi kadar nafaka ödenmesine karar verilebilir. Örneğin; 20 yıl süren bir evlilik için 20 yıl nafaka ödeme yükümlülüğü olabilir. Ya da kısa süreli evlilikler için bir sınırlama getirilerek örneğin; en fazla 5 yıla kadar süren evliliklerin sona ermesi halinde yoksulluk nafakasının en fazla 3 yıla kadar ödenmesine hükmedilebileceği şeklinde bir düzenleme de olabileceği gibi kişinin ömür boyu nafakaya ihtiyacı da olabilir. Esasen, somut her olaya göre farklılık arz ettiğinden ve her olayın kendi içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, hakkaniyete uygun ve iki tarafı da mağdur etmeyecek bir yöntemin bulunması gerektiği görüşündeyim.
Aile hukukuna ilişkin konular kamu düzenini ilgilendirdiğinden kanun koyucunun süresiz nafaka ile ilgili hakkaniyete uygun ve vicdanları rahatsız etmeyecek bir düzenleme getirmesi gerekmektedir.

Tarih: 22 Mart 2019 Cuma    Hit: 1112




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol