21 Eylül 2020 Pazartesi   

Ömer BERK / Genç Bakış / Tarihçi / Yazar

SORUN NE?

 

İSLAM dünyasının içinde bulunduğu nahoş durumlar hepinizce malumdur. Ondan dolayı bu ay böyle bir yazı kaleme almaya karar verdim. İslam dünyası içerisinde bulunduğu sorunların neden ve müsebbiblerini ararken çoğunlukla şu alışılageldik argümanları kullanmaktadır: “Avrupa’nın oyunları”, “İsrail ve Amerika’nın tuzakları”. Bu argümanlarda belli bir raddeye kadar haklılık oranı olsa bile İslam dünyası özeleştiri yeteneğinden beri olmasından kaynaklı sorunların kaynağını tam olarak tesbit edemiyor. 
Bu yazımda dilimin döndüğü kadar bir özeleştiri gerçekleştirmeye çalışacağım. Zannımca İslam dünyasının en büyük problemini açıklamazdan evvel Hz.Ömer’in şu sözünü paylaşmak istiyorum: ‘’inandığınız gibi yaşamazsanız yaşadığınız gibi inanırsınız’’. İslam dünyasının en büyük sorunu olmasıyla birlikte sorunun başlangıç yeri burası diyebiliriz ya da daha basit bir ifade ile Müslümanların önemli bir kısmının kendi inancı çizgisinde yaşamaması ve İslamla uzaktan yakından bir ilgisi olmayan inançları İslam sanmasıdır. 
Öncelikle bu yazıyı okuyacak kimselere şöyle bir soru sormak istiyorum: Allah Kuran-ı Kerim’inde: “Önce Allah’a iman ettim sonra dosdoğru ol’’ mealinde ayet indirmesine karşılık Müslümanların kaçta kaçı bu hususa dikkat ediyor? Bu oranı bilmek sorunu bilmek ve çözmek hususunda hayati bir önem arz etmektedir. Ancak gerçekçi bir zaviyeden olaya bakarsak Müslümanların önemli bir bölümünün buna dikkat etmediğini görüyoruz. Baş sorunlarımızdan birisi bu. Dedikodu, gıybet, haset, kin bu hususlar gerek Kuran-ı Kerim’de gerek hadislerde en katı şekilde yasaklanmasına karşın bu kötü hasletlerin İslam dünyasında gırla gidiyor olması da çok ayrı bir sorunumuzdur. Bununla birlikte Allah Kuran-ı Kerim’inde Müslümanlara açıkça şu soruyu yöneltmişken: ‘’size ne oldu da Allah’ın ipine sarılmıyorsunuz’’ İslam dünyasının çok derin ihtilaflara düşüp dinin özünden ayrılıp farklılaşmasından kaynaklı nefret temmeli olmak suretiyle çeşitli kollara ayrılması da bir başka büyük sorunumuzdur. Bununla birlikte Hz.Peygamber bir hadisinde “Kişinin mal mülk sevdası ile dinine verdiği zarar koyun sürüsünün arasına salınmış iki aç kurdun verdiği zarardan daha büyüktür’’ bir başka hadisinde ise “Her ümmetin bir fitnesi vardır ve benim ümmetimin fitnesi ise mal mülk sevdasıdır’’ buyurmasına karşın İslam dünyasında dünyevi ve geçici şeylerin sevdasının pek çok şeyin önünde geliyor olması da büyük bir sorundur. 
Yazımı nihayete erdirirken söylemek isteyeceğim son şeyler şunlardır: İslam dünyasında ki pek çok problemin çözümü köklü bir değişimdir Kuran-ı Kerim’de buyurulan “Bir kişi kendi iç dünyasını değiştirmeden Allah onun durumunu düzeltmez’’ ayetini bireyler değil toplumlar içinde geçerlidir. Ve Müslümanlar iç dünyalarını değiştirmediği en azından niyetine dahi girmediği sürece bir düzelmeden söz edilemez. Değişim ve düzelme bu iki kavram birbirinden asla ayrı düşünülemez. Değişim yoksa düzelmekte yok.  

Tarih: 15 Mart 2020 Pazar    Hit: 1179




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol