15 Ağustos 2018 Çarşamba   

Mustafa HATİPLER / Yrd. Doçent / Öğretim Üyesi / Rumeli Mektupları

SEVDİĞİNİ BİR DAHA SÖYLEME ZAMANIDIR

 

BİZ, sevdamızı gözyaşıyla yıkayanlarız...
Biz, “her sabah her öğle her akşam
İkindiyle yıkanarak, yatsıyla donarak/Seslerden bir sesle fırınlanıp sularla polatlanan”larız...
Nefes alışımız aynıdır, mahzun duruşumuz aynı...
Unutuluşumuz aynıdır, tarihin dışına çıkarılmak isteyişimiz aynı...
“Biz, gözlerimizden tanırız birbirimizi, göz bebeklerimizdeki hüzünden, yorgunluktan tanışırız. Bir demli çayın buğusudur şifremiz, ya da bir sigara dumanının kavisi” 
Benliklerimizi sıyırıp alarak gölgesinden zamanın; “Kurban olam ayına/Ayına yıldıza”  diyenleriz...
“Biz Allahtan başka sahibi olmayanlarız” 
Hiç kimsenin kimsesi, kimsesizlerin en gür sesi, yalnızların, yaşlıların görünmeyen nefesiyiz...Bir damla gözyaşıdır yüreğimize saplanan hançer.
Bir buruk tebessümdür yakıp yıkan ayrılıklarımızın tunç duvarlarını...
Cesr-i Mustafa Paşa’dan havalanan ak bir güvercinin kanadındaki sevdayız biz.
Rodoplarda doruğa çıkmış yağmur yüklü bir bulutun tam ortasındaki özlem...
Okul dönüşü çocuğunu bekleyen annelerin yüreğindeki bitimsiz sevgi, işten evine dönen bir babanın omuzlarındaki vakar... 
“Yolumuz hedefimizdir ve yürürüz sadece, öyle mahzun ve öyle onurlu” 
Sardunyalar kokmasa erken sonbaharlarda; biz ağlarız...
Erguvanlar açmasa mayıs güzelliğinde; biz ağlarız...
Karanfiller, güller, iğdeler çiçek açmasa küsüp bahara; biz ağlarız...
Bu aziz milletin yüzü gülmese; biz karalar bağlarız...
Biziz yollara düşen kör karanlıklarda...
Biziz karlı yolları aşan yumruklarımızla...
Biziz sabrı umudun gergefine işleyen mushaflı gecelerde...
Biziz her şafak: “Ya Rezzak!” diyerek  gönül dükkanını açan…
“Birlikte yürüdük biz bu yollarda”...
Birlikte ağladık sabırla sökerken tarih gecesini... 
Birlikte güldük güneş güldüğünde gözlerimize.
Birlikte söyledik; “kırmızı gülün alı”nı…
Çünkü biz; “Sadece birbirimize tutunur, birlikte yanarız. Ateşimiz suyumuzu yakar, nefesimiz ateşi...”  diyenleriz…Çünkü biz; kutsal bilenleriz, şehidin kanını...
Çünkü biz; kutsal bilenleriz, ekmeği paylaşmayı, suyu paylaşmayı.
Çünkü biz; kutsal bilenleriz, iftar sofraları vaktin gelmesini ve orucu birlikte açmayı ortak besmelelerle... Çünkü biz; kutsal bilenleriz, toprağı, bayrağı, sancağı....
Bu coğrafyanın umuduyuz biz.. Bu tarihin sözlenmiş adıyız biz...
Bu güzel ülkenin güzel insanlarının sevdasıyız, düşüyüz biz...
Hayatın başladığı ve bittiği yerdeyiz...
“Düğün” ve “Cenaze” nefes alıp vermemiz kadar yakındır yüreğimize.
Sesimiz gök kubbede yankılanıyor her şafak vakti.
Her şafak vakti umudun elbisesini kuşanıp;
“ağırlığını hakkıyla taşı.
sevmek için müdahale et.
sevdiğini söyle.
sınırı aş. 
sevdiğini bir daha söyle”  diye haykırdık ve haykırmaya devam edeceğiz yaşadıkça…
Şimdi, evet tam da şimdi, sevdiğini bir daha söyleme zamanıdır… 

Tarih: 20 Mayıs 2018 Pazar    Hit: 1921




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol