15 Eylül 2019 Pazar   

RAMAZANDA TANSİYONA DİKKAT!

RAMAZANDA TANSİYONA DİKKAT!
 

Primer ve sekonder olarak iki alt başlıkta incelenen Hipertansiyon; sonuçları itibarıyla en önemli sağlık sorunlarındandır. %85 oranında nedeni bilinmeyen (Primer), ama anksiyete ve genetik alt yapı ile ilişkilendirilen Hipertansiyon yanında, sekonder dediğimiz aort koartasyonu, cushing hastalığı, hipertiroidi, böbrek damar darlıkları gibi endokrin ve anatomik yapısal bozukluklarla da karşımıza çıkabilir.
Diyabet, vücudumuz pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır. Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glukozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir.
Diyabet ve Hipertansiyon hastaları oruç tutarken uzun süreli açlık ve susuzluk sonrasında tansiyonları ve kan şekerleri düşebilir, bu durum istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Kişilerin gün boyu susuz kalan vücudun sıvı ihtiyacını iftardan sahura kadar geçen zaman içinde mutlaka karşılamaları gerekmektedir. Ancak bu sıvı ihtiyacı su ile karşılanmalıdır. Çünkü çay ve kahve kafein içermektedir ve kafein tansiyonu yükseltici bir etkendir. Bu nedenle çay ve kahve tüketimine dikkat edilmelidir.
Ramazan’da oruç tutmak isteyen Diyabet ve Hipertansiyon hastaları doktorlarına danışarak oruç tutmalı, tansiyon değerlerini ve şekerlerini sürekli kontrol etmelidir.
Dini bir ibadet olan Ramazan ayında oruç tutmak; aynı zamanda uzun süreli açlık ve susuzluk demektir. Dolayısıyla sürekli tedavi ve takip gerektiren Hipertansiyon ve Diyabet (Şeker Hastalığı) hastalarının bazı konularda hassasiyeti ve dikkati gerekmektedir.
Tansiyonu kontrol altına alınmış, tansiyonla ilgili herhangi bir komplikasyonu gelişmemiş, rutin hayatını devam ettirmekte zorlanmayan hipertansiyon hastaları; iftarla beraber mutlaka sahuru da yapmak ve hafif, tuzdan fakir, sebze ağırlıklı gıdaları tercih ederek oruçlarını tutabilirler. Gün içinde birkaç kez tansiyon takibi yapmakta fayda vardır.
Diyabet hastalarından, insülin bağımlı diyabet hastaları oruç tutmamalıdır. Uzun süren açlık hipoglisemi (kan şekerinin düşmesi) ataklarını ve kalıcı beyin hasarını tetikleyebilir.
İlaç kullanan diyabet hastaları da; yüksek kan şekeri ile seyreden durumlar, diyabet yanında başka hastalıkların varlığı, hipoglisemi atakları hikayesinin varlığı gibi durumlarda oruç tutmamalıdır.
Diyabet hastaları; ilaç tedavisi ile düzenli, şeker ölçümleri ile kontrol altında olan, kan şekeri 110-140 civarında seyreden hastalar; sahuru yapmak ve diyetini düzenlemek kaydıyla oruç tutabilirler.

 Baypark Hospital 
İç Hastalıkları Uzmanı
Uzm. Dr. Ali Rıza Orhan


Tarih: 28 Mayıs 2019 Salı    Hit: 4218

Fotoğraflar
  • #
  • #
  • #
Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol