05 Ekim 2022 Çarşamba   

Necmettin Sönmez / Sonart Yön. Kur. Bşk. / Üretim Kanadı

ÖZ KAYNAK - MİLLİ ENERJİ

 

 Saygıdeğer Pazaşavizyon okurları merhabalar.
Yaşanan pandemi ve savaş sonrası Dünya üzerindeki bütün devletlerin ve yaşayan insanların alışkanlıklarının değiştiği veya değişmek üzere olduğu bir süreçten geçiyoruz. Öyle ki zenginliği ile övünen birçok ülke ve insan artık zenginliğine güvenerek eskisi kadar rahat değiller. Görüldü ki ne kadar paran olursa olsun, ne kadar tanınan şöhretin de olsa gün geliyor öyle bir hastalık çıkıyor, sağlıklı yaşamı her şeyin önüne çıkarıyor ve her şeyi önemsiz hale getiriyor. Daha sonra da stratejik önemi olan iki ülkenin savaşı paranın her şeyi alamayacağını bütün dünyaya öğretiyor.
Bu olaylar ve daha önce yaşanmış böyle global olaylardan ders alan ülkeler tedbirlerini ona göre almışlar ve en az etkilenen ülkeler olmuşlar. Ukrayna-Rusya savaşının ortaya çıkardığı enerji bunalımını kısa zamanda atlatacağımızı sanan ülkeler yanıldıklarını yeni yeni anlıyorlar. Yeni yeni tedbirlerle doğalgaz ve petrol bağımlılıklarını mümkün olduğunca azaltmaya çalışıyorlar. Mesela Almanya kışın evlerin belli bir derecenin üstü ısıtılmasını yasakladı. Çok hızlı bir şekilde elektrikli taşıtlara dönüşü gerçekleştiriyorlar, Rüzgar enerjisini elektrik enerjisine çevirme konusunda çok mesafe kat ettiler. Rüzgar güllerinin verimliliğini eskiye göre yüzde 100 arttırdılar. Isınmadan sanayiye kadar bütün enerji ihtiyaçlarını Rüzgar’dan elde etmeyi hedefliyorlar.
Sevgili okurlarım, bütün dünya ülkeleri anladılar ki artık sona yaklaşıldı, yani kendimizin neyi varsa onunla yetinmeliyiz. Enerji seçimimizde kesinlikle dışa bağımlı olmadan yaşamayı hedeflemeli ve buna çalışmalıyız. Şu anda ucuz, şu anda kolay ve temiz diyerek enerji ithal etmek sonumuzu hazırlamak demektir. Petrol bulsak bile belli bir rezervin olduğu sonsuz bir kaynak olmadığını bilerek geleceğe yatırım yapmalıyız. Rüzgarımız ve güneşimiz bize yeter de artar bile, yeter ki planlı ve kararlı olalım. Devletin aldığı kararlar uzun vadeli ve değişken olmamalı.
 İstanbul’da Karaköy’de yapılan Galata Port çok güzel ve ihtişamlı olmuş, bir anda birkaç tane Cruise  gemisi yani yüzer oteller limana yanaşacaklar ve binlerce zengin turist aynı anda İstanbul’u dolaşacak, alış veriş yapacak, ülke olarak ihtiyacımız olan dövizi bırakacaklar. Yapanların ellerine sağlık. Fakat sonra ne oluyor dünyanın Cruise pazarının yüzde 50’sini elinde tutan Costa firmasıyla anlaşılıyor, Costa İstanbul’ u başlangıç ve bitiş noktaları olarak program yapıyor. Bu ne demek oluyor, yani  Dünya’nın her yerinden bu gemiye binecek olanlar İstanbul’ a gelecek öncelikle, sonrasında araçlarla gemiye gelip seyahatlerine başlayacaklar ve Costa firması buna karşılık ilk jest olarak en büyük gemisi Costa Venezia ile turlara başlamak üzere İstanbul Galata Port’a yanaşarak yolcularını alıyor. Bu arada gerek Galata Port gerekse Turizm Bakanlığınca öyle gereksiz yersiz hiçbir ülkede olmayan uygulamalar isteniyor ki adamları bıktırıyoruz ve Costa firması İstanbul’u (Galata Port) programdan çıkarıyor. Kimilerinin fırsatçılığı ve aşırı kazanç hırsı ülkemizin çıkarlarının üstüne çıkınca kaybeden kim oluyor, siz takdir edersiniz. Ülke çıkarları bu kadar basit hesaplar için heba edilmemeli.
Danimarka diye bir ülke var Kuzey’de, bir süre önce gitmek nasip olmuştu. 5 milyar nüfuslu bir ülke. Petrol çıkardığı halde kendisi enerji olarak hiç petrol kullanmıyor, çıkardığı petrolün tamamını satıyor. Doğal kaynak olarak da sadece akarsuları var. Akarsularından elde edilen elektrikle ısınıyorlar, sanayilerini çalıştırıyorlar. Arabaların yüzde 70’i elektrikli. 30 yıllık petrol rezervlerinin olduğunu bildikleri için, petrol gelirlerinin tamamını bir fonda biriktiriyorlar ve o gelir olmadan yaşamlarını sürdürmeyi hedeflemişler ve hedeflerinden kesinlikle taviz vermiyorlar. Bu devletin kararlı politikası vatandaşları tarafından da destekleniyor. Günlerini gün etmeyi düşünmüyorlar, aşırıya kaçmamak şartıyla herkesin evi ve arabası var, herkes her yıl tatil yapabiliyor. Arabaları olduğu halde herkes bisiklet kullanıyor. Halkın tamamı mutlu ve huzurlu, geleceğinden emin.
Biz de bir gün bu seviyeye geliriz inşallah, milleti için çalışan yöneticilerimiz sayesinde!
Hoşça kalın, sağlıkla kalın saygı değer okurlarım.

Tarih: 17 Eylül 2022 Cumartesi    Hit: 684




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol