08 Mart 2021 Pazartesi   

Ömer BERK / Genç Bakış / Tarihçi / Yazar

ÖJENİ

 

ÖNCEKİ yazılarımda Avrupa ırkçılığı ve Darwinizm’den bahsetmeye çalışmıştım. Bu yazımda ise “Öjeni’’ mevzusunu dilim döndüğü kadar anlatmaya gayret edeceğim.
Öjeni kavramı İngiliz doktor Francis Galton tarafından, 1800’lü yıllarda formüle edilmiştir. Bu düşüncede insanoğlunun gelişmiş bir hayvan türü olduğu kabul edilmekle birlikte, hayvanlar gibi ıslah edilebileceği savunulmuştur. Bu düşüncenin en temelinde, dünyanın ve medeniyetin inkişafı için sadece sağlıklı bireylerin yaşamasına izin verilip, fakirlerin, sakatların, engellilerin kaderlerine terk edilmesi gerektiği ilkesi yer almaktadır. Bu düşünce içerisinde fakirler, sakatlar, engelliler, hastalar “yaşamaya uygun olmayanlar’’ kategorisinde değerlendirilmiş olmak birlikte, bu sınıfa mensup insanların çoğalmalarını önleyerek kısırlaştırılmaları gerektiği savunulmuştur. Bu düşünce 1930’ların Faşist Almanya’sının resmi ideolojisi olan Nazizm ile çok yakın bir ilişki içerisinde olmuştur. Nazi ideolojisi Öjenizmin öngördüğü “yaşama uygun olanların yaşamasına izin verme’’ politikasını uygulayarak tüm eksikliklerden uzak, daha zeki, daha güzel, daha güçlü bir nesil yaratmayı amaçlamıştır. Bu düşüncenin uygulandığı yerlerde yaşamaya uygun olmayanların elenmesiyle bu sınıfa mensup kimseler için yapılacak harcamalar kesilmesi ve bunlardan kalan giderler yaşamayı hak eden kimselere daha iyi bir hayat sunmak için kullanılması gerektiği de savunulmuştur.
Öjenist düşüncede olan kimseler doktorları sakatları, cüzzamlıları, kanserlileri, tedavi etmek için uğraşmasından dolayı eleştirmiş ve onları doğal ayıklanma sürecine mani olarak medeniyetin inkişafına engel teşkil etmekle itham etmişlerdir. Nazi ideolojisi üzerinde oldukça önemli bir etkisi bulunan Sosyal Darwinist Oswald Spengler tıp alanındaki gelişmelerin doğal ayıklanma sürecine mani olup, aşağı ırkların üstün ırklar karşısında avantaj sağladığını öne sürmüştür. 1933’te Nazi Almanya’sında “Öjeni Yasası” isimli bir yasa çıkartılmış ve bu yasa neticesinde psikiyatrik hastalar ve zihinsel engelliler önce kısırlaştırılmış, sonra da öldürülmüştür. 1939 yılına dek bu yasa Almanya’da 300 bin civarında insanın canına mal olmuştur. Ayrıca Öjenist düşüncenin hakim olduğu ülkelerde Akıl hastaneleri, ıslahevleri ve hastahaneler yaşamaya uygun olmayan kimselerin içerisine hapsedildiği çöp depolama alanları olarak kabul edilmiştir.
Bu yazımda sizlere Öjeni düşüncesini dilim döndüğünce anlatmaya gayret ettim. Bu düşünce şahsi kanaatime göre dünyanın kurulduğu günden bugüne var olan fikirler arasında en tehlikeli ve en kötü düşüncelerin başında gelmektedir. İnsanların bir takım kusurları ve eksiklikleri olabilir ancak hiç bir insan bundan dolayı hayattan dışlanıp ölüme terk edilmeyi hak etmez. Dünya üzerinde var olan her hayat değerlidir ve dünyada yaşayan her insan için daha iyi bir hayat koşulları hazırlamak hem ulus devletlere hem de ulus üstü kurumlara büyük sorumluluklar düşmektedir.

Tarih: 12 Şubat 2021 Cuma    Hit: 642




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol