21 Ekim 2018 Pazar   

Muhammed SANCAKTAR / Bosna Sancak Kültür ve Yrd. Derneği Bşk. / Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu Bşk. / Geniş Açı

MUHARREM AYI

 

KIYMETLİ Dostlar; Peygamberimizin Mekke’den Medine’ye hicretinin gerçekleştiği ve “Allah’ın ayı” olarak nitelendirdiği Muharrem ayının içinde bulunmaktayız. Muharrem ayının  şüphesiz ki Müslümanlar için çok özel ve önemli anlamları vardır. Hz. Ömer halifeliği döneminde  hicretin tarihi olan 1 Muharremi tarihin başlangıcı olarak kabul etmiş ve o günden sonra 1 Muharrem hicrî takvimin başlangıcı olmuştur.
Muharrem ayının bir diğer önemi ise ne yazık ki etkileri hala günümüze kadar devam eden ‘’keşke yaşanmasaydı’’ dediğimiz Kerbela olayıdır. Kerbela’da vahşice şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşlarının bu olaydaki asil duruşları ve haksızlıklar karşısındaki onurlu mücadeleleri  bütün Müslümanların gönüllerinde yer edinmiş, Hz. Hüseyin ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise  insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir.
Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu olan 70’ten fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehit edilmesi Müslümanların ortak hafızasındaki yerini hiçbir zaman kaybetmemiştir Bu meş’um olay milletimiz başta olmak üzere, mezhebi ve meşrebi ne olursa olsun, bütün Müslümanların asırlardır dinmeyen ortak acısı haline gelmiştir.    
Kerbelâ olayı, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın, hangi dine, kültüre mensup olursa olsun, İslâm toplumlarının tamamında önem atfedilen bir olaydır. Bu öneme istinaden Muharrem, Aşure ve Kerbelâ’nın, İslâm toplumunda, dini ve kültürel hayatımızda bazı yansımaları olmuştur.
İslam coğrafyasında bu ayda tutulan oruçlar,dağıtılan aşureler ve Kerbelâ’da Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hüseyin ile beraber ailesi ve yanında bulunanlardan şehit olanların anılması,bunların başında gelmektedir. Hz. Hüseyin’in şehadetine duyulan üzüntü şiirlere ve mersiyelere yansımış, bu alanda pek çok eser kaleme alınmıştır.
Bugün bütün Müslümanlara düşen en önemli görevlerden biri, bu tür müessif olaylardan ibret almak, dersler çıkarmak, birlik ve beraberliğimizi zedeleyecek her türlü olumsuz tutum ve davranışlardan kaçınmaktır.
Muharrem ayı ile ilgili olarak uzun yıllardır yaşatılan uygulamalardan biri  de aşure geleneğimizdir. Milletimizin komşularına, dost ve akrabalarına yılda iki defa dağıttığı güzelliklerden; biri kurban eti , diğeri ise aşuredir.
Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Aşure bu yönüyle Müslümanlar için bugün her zamankinden daha fazla önem arz etmektedir.
Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü bu güzel  gelenekle bugün de; farklılıkların bir ahenk içindeki ortak bir tada katkı sağlamaları, birlik gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yaparak, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti, sevgiyi ve hoşgörüyü de paylaşmaya devam etmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta şehitlerin efendisi İmam Hz. Hüseyin ve Kerbelâ şehitleri olmak üzere bütün şehitlerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını yad ediyor, Ehl-i Beyt-i saygıyla selamlıyorum. Asırlardır   Peygamber efendimiz ve Ehl-i Beyt sevgisi etrafında kenetlenen milletimizin barış, huzur, karşılıklı sevgi ve saygı içerisinde yaşamını sürdürmesini diliyor ve temenni ediyorum. Kalın Sağlıcakla….

Tarih: 18 Eylül 2018 Salı    Hit: 542




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol