08 Mart 2021 Pazartesi   

İlyas ÇAĞLAYAN / Tiyatrocu / Oyuncu / Kültür - Sanat

KÜLTÜR MÜ, SANAT MI SİZ KARAR VERİN!

 

DEĞERLİ Paşavizyon Gazetesi okurları her birinize yürek dolusu merhabalar diyerek başlamak istedim bu ayki yazıma...
İçinden geçtiğimiz bu zorlu günlerde, evlerde kapalı kalmanın verdiği huzursuzlukla birlikte, kimi zaman doğru kimi zaman yanlış hareketlerde bulunur olduk. Haleti ruhiyemizin de sağlıklı görünmediğini anlıyoruz.
Kültür-sanat dünyası, evlerde kalmanın bir sorumluluk hâlini aldığı şartlara hızla karşılık verdi; yerel ve uluslararası pek çok kültür kurumunun arşivlerini dijital ortamda izleyiciye açması, müzisyenlerin sosyal medya kanallarında verdiği konserler gibi girişimler bu süreçte umut ve birliktelik duygusu aşıladı. İnternette günlük ortalama yedi saat, sosyal medyada ise yaklaşık üç saat geçirilen günlerde, dijital platformlardaki sanatsal faaliyetler, çocuklar, gençler ve yetişkinlerin nitelikli vakit geçirmesine yardımcı oldu. Pek çok çalışma, kültürel hayata katılım ile iyi olma hâli arasında güçlü bir bağ olduğunu gösteriyor.
Kültür-Sanat alanının sınırlarını genişleterek, bireylerin yaratıcı ifade ve sanatla ilişkilenme biçimlerini de dönüştüren katılımcı yaklaşımlar bugünün şartlarında daha çok anlam kazandı.
Normalleşme sürecinin başlamasıyla, kentler yeniden canlanırken, kültür-sanat alanının tüm aktörlerine toplumsal iyileşmenin aracıları olarak önemli görevler düşüyor. Sanatsal üretim ve festivaller, bir yandan içinden çıkılan süreci yansıtırken, diğer yandan yenilenen umudu ve enerjiyi temsil edecek. Alanda faaliyet gösteren ve sanatsal üretim ile izleyici arasındaki aracılığı üstlenmiş tüm yapılar, şimdi geleceği doğru şekilde planlamanın yollarını arıyor.
Ne yazıktır ki; sosyal medya kullanıcılarının birçoğu da bu süreçte klavye üzerinden Kültür ve Sanat yapmak yerine birbirleri ile tartışır ve kavga eder oldular. Çoğunlunun Sanat Camiasından olan insanların olması toplum tarafından negatif karşılanmıştır.
Kültür & Sanat dediğimiz olay; Sahne üzerinde olması vesilesi ile bir de seyircisi eklenince tadına doyulmaz bir keyif haline gelmektedir. Kültür ve Sanat kavramlarını tam olarak anlamayan Ya da anlamak istemeyen kişiler, klavye üzerinden yaptıklarını Sanat, Kültür ve Eğitim olarak adlandırmaya başladılar.
Durum böyle olunca Kültürün ve Sanatın uzağında kalan insanların Sanata bu bakış açısı ile yaklaşması kaçınılmaz olmuştur. Tabi ki Zoom’dan ve Eba’dan yapılan eğitimlere saygı duyuyoruz ve tüm eğitmenlerin bu anlamda elinden geleni yaptığını düşünüyorum. Ama zor geçen bu süreçte toplumum genel nabzını iyi anlamak gerektiğini düşünmek gerek.
Şimdi gelin hep birlikte şöyle hafızamızı zorlayalım ve bir bakalım covid dönemin de bizlere neler sundular neler anlattılar neler öğretmeye çalıştılar. Bu anlatılanlar bu öğretilmeye çalışılanlar sizce ne kadar Kültür ya da ne kadar Sanat sizler karar verin…
Yazımızı yine Ustamızın sözüyle bitirmek istiyorum. Şöyle demişti Nejat Uygur Usta; Benim cephem sahne. Ben tiyatronun bir neferiyim. Asker hastalıktan ölmez; kurşunla ölür. Bende cephede yani sahnede alkışlarla ve alkışların arasında ölmek istiyorum.    Sanat Kalın… 

Tarih: 15 Ocak 2021 Cuma    Hit: 4059




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol