15 Aralık 2018 Cumartesi   

Cemil SAĞLAM / Gazeteci Yazar / Basın Tribünü

GÜNDEM YOĞUN!

 

Nankör; düzgün giden her şeyinin felaketini görmek için can atan insanmış...


***

GÜNDEM YOĞUN
Gündemlerden gündem beğen... Herkesin gündemi farklı.
Sokağın gündemi:
 Okullar açıldı... Önümüz kış... Masraf kapısı.
Esnafın gündemi:
 Ekonomi... İşler kesat... Piyasada para dönmeli. 
Siyasete ilgi duyanların gündemi:
 Yaklaşan yerel seçim... Gizli gizli kulisler... İttifak... Olacak mı olmayacak mı? 
Ortak gündem:
 Terörle mücadele... Trump'a tepki... Huzur... İstikrar...
***
SİYASET PRATİĞİ
Devlet Bahçeli "Yerel seçim ittifakı" önerdi...
Cumhur İttifakı ile elde edilen kazanımların 31 Mart'ta yok olmasını arzu etmediğini söyledi.
"Saygın...
Uzlaşmacı...
Kucaklayıcı" bir proje.
Erdoğan...
Bahçeli'nin söylemi üzerine "Biz böyle bir noktada bu işe olumlu yaklaşabiliriz" dedi.
"Uzatılan eli sıkan ve muhatabının kucaklayan" bir tavır.
Ancak; yerel seçimde / pratikte "Böyle bir ittifak olur mu, olmaz mı?"
Mesela dedik...
Sözün gelişi... 
Denilebilir ki:
- MHP'nin güçlü olduğu yerde AK Parti aday çıkarmasın... Seçmenini MHP sandığına yollasın... 
AK Parti'nin güçlü olduğu yerde de MHP aday çıkarmasın...
MHP seçmeninin oyu AK Parti havuzuna aksın.
Söylemesi kolay... 
Kulağa hoş geliyor.
İyi de "Nerede, kim güçlü?.. 
Güç ile ilgili ölçü nedir?" 
"Güç metre" olarak 30 Mart 2014 yerel seçimi mi esas alınacak, yoksa 24 Haziran 2018 seçimi mi?
***
SİSTEM DEĞİŞİYOR
Liverpool, geçtiğimiz günlerde dünyanın ilk ‘taç atışı koçu’ Thomas Gronnemark’ı işe aldı. Daha önce Danimarka kulüpleri Horsens ve Midtjylland’da çalışan Gronnemark, 51 metre ile dünyanın en uzun taç atışı rekoruna da sahip bir sporcu. Ancak Groonemark, işinin sadece uzun taç attırmak değil, doğru taç attırmak ve fırsatları yakalamak olduğunu söylüyor. 42 yaşındaki Danimarkalı, bir maçta ortalama 40-50 taç atışı kullanılmasına rağmen bu fırsatın çok küçümsendiğini ve diğer kulüplerin bu konuya nasıl eğilmediklerini anlamadığını söylemiş BBC’ye. Groonemark’ın çalıştırdığı Horsens kulübü, geçtiğimiz sezon taç atışlarından tam 10 gol üretmiş. Opta verilerine göre Premier Lig’de son 5 sezonda taçtan üretilen gol sayısı ise yalnızca 20...
Sanırım Liverpool’dan sonra birçok Premier Lig kulübünün de birer ‘taç koçu’ edineceğini ve yakında taç organizasyonlarıyla atılan golleri ağzımız açık izleyeceğimizi tahmin etmek için kâhin olmaya gerek yok! Futbol, bir mikro taktikler silsilesi... Eğer oyunu sadece doğru dizilişi bulmak, doğru 11’i sahaya çıkarmak ve yeterince mücadele etmekten ibaret sanıyorsak yanılıyoruz. Oyun artık sadece makro planda görünen temel prensiplerle değil, mikro taktiklerle de kazanılabiliyor. Mesela yıllardır şutunu geliştirmeyen Oğuzhan ve arkadaşları için Beşiktaş bir ‘şut koçu’, Hasan Ali ve mevkidaşları için Fenerbahçe bir ‘kenar ortası koçu’ istihdam etse iyi olmaz mıydı yıllardır? Yıllar önce Lyon, Sony Anderson’u ‘forvet koçu’ olarak transfer etmişti mesela. Anderson, futbolcularla sadece gol vuruşu üzerine çalışmıştı. Kulüplerimizin artık doğru transfer yapmaktan öte hedefleri deneme zamanı geldi bence.
***
YENİ BİR HOCA, YENİ BİR TAKIM, YENİ BİR RUH
Bayrampaşaspor, Türk futbolu için bir mihenk taşı. 1959 yılında kurulmuş ve ciddi badireler atlatmış. Şu andaki konumuna baktığımız zaman bir bilinirliği var son iki sezondur. 
Geçmişte ‘sevimsiz ve rakipleri tarafından sevilmeyen Bayrampaşaspor’ imajı hızla kayboldu. Yalçın Sırakaya’nın başkanlığa gelmesi ilçede geniş bir sempati yarattı. Bayrampaşaspor’un ilk yıl play-off, ikinci yıl şampiyon olması birçok şeyi aslında anlatıyor. 
Bu sene Bayrampaşaspor 2 yılın ardından olması gerektiği yerde, yani tekrardan 2. Lig’de. 
Bu sezon Bayrampaşaspor kontrollü bir yeniden yapılanmaya gitti. Takıma katılan yeni oyuncularla rahatlıkla iddialı olacak bir takım kuruldu diyebiliriz. Deneyimle genç ve parlak enerjiyi buluşturan ve bu takımı yine çalışkan, hedefi olan bir teknik adama, Bülent Yenihayat’a teslim eden yönetim doğru bir iş yaptı.
Bülent hocanın felsefesi, koşan ve ısıran bir takım. Geride kalan üç haftada alınan iki puan, takım henüz yapılmak istenileni maçların tüm bölümlerine tam olarak yayamasa da, bu takımın bir de 90 dakikanın dörtte üçünde ve sonrasında tamamında koştuğunu, ısırdığını düşünün… 
Bülent Hoca’nın tekdüze bir oyun oynatmayacağını sanıyorum. Yani, maç içinde farklı taktik anlayışları hayata geçirmek isteyeceğini, geçişler yapabileceğini, karşısındaki takıma göre bir taktik anlayışla oyuna başlasa da maç içerisinde bunu değiştirebileceğini düşünüyorum. Aldığım izlenimler bu doğrultuda.
Anlaşılan, bu sezon Bayrampaşaspor daha çok gol atacak, daha az gol yiyecek. Geçen sezonki rahat gol yiyen takım görüntüsü olmayacak. Ön liberodaki İbrahim Serdar, İsmail ve Sercan’ın rakibin şutlarının önüne nasıl atladıklarını, İbrahim Can Köse’nin kora kordaki başarısını görüyoruz. Defans da iyi alan savunması yapıyor, yan toplarda dikkatli. Kaleci Veysel’in de yan toplardaki ustalığı eklenince, yeşil kırmızılılarda defansın geçen sezonki gibi kevgire dönmeyeceğini rahatlıkla söyleyebilirim.
Şuan alınan 1 mağlubiyet, 2 beraberlik kimseyi yanıltmasın. Takım taş gibi oynuyor, rakibi karşısında ezilmiyor, ne yaptığını bilen bir kadro var sahada. 
5. ve 6. haftadan sonra bu takımın birbirini daha iyi tanıdığına ve alacağı galibiyetlerle keyif vereceğini çok net söyleyebilirim...

***

İLGİNÇ BİLGİLER
¥ "Kargalar 200 yıl yaşar mı?" Doğada vahşi olarak yaşayan kargalar en fazla 13-14 yıl kadar yaşar. Esaret altındaysa 40 yıldan fazla yaşayabilirler. İngiltere’den verilen bir kayda göre kargalardan bir tanesi 80 yıl kadar yaşamış. 
¥ "Solaklar daha mı zeki?" Şimdiye kadarki bilimsel araştırmalar, solakların sağ elini kullananlardan daha yaratıcı ya da zeki olduğunu göstermedi.
¥ "Köpekbalıkları neden kansere yakalanmaz?"
 Köpekbalıkları hastalıklara karşı oldukça dirençlidir. Bunun nedenlerinden birisi son derece güçlü bağışıklık sistemine sahip olmaları. Bu sayede kansere de yakalanmazlar.
¥ "Çift sarılı yumurtadan çift civciv çıkar mı?" Çift sarılı bir yumurtada yavru gelişimi meydana gelse de yavrulardan biri yaşam savaşında diğerini yener. Ancak genellikle iki yavru da henüz yumurtadan çıkmadan yaşamlarını yitirir.
¥ "Neden mavi renk sebze veya meyve yok?" Bitkilerin rengini veren pigmentlerin kimyasal yapıları, düşük dalga boylarında ortaya çıkan renkleri vermek üzere gelişmiştir. Mavi ve yakın renkleri oluşturan bileşikler, ya zehirlidir ya da enerji açısından ekonomik değillerdir.

Tarih: 18 Eylül 2018 Salı    Hit: 889




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol