03 Aralık 2020 Perşembe   

Mustafa HATİPLER / Doç. Dr. / Öğretim Üyesi / Rumeli Mektupları

FARK; CEBBURRUT DEVLET’TEN, KERİM DEVLETE...

 

30 EKİM 2020 Cuma günü, İzmir'in Seferihisar açıklarında  saat 14.51 itibarıyla merkez üssü Ege Denizi 17,26 kilometre açıklarında 6,6 şiddetinde bir deprem yaşandı.  Depremin etkisiyle denizde tsunami meydana gelirken, İzmir'in Bayraklı ve Bornova ilçelerinde binalar yıkılmış ve 114 kişi hayatını kaybetmiş, 1035 kişi yaralandı. Malesef bir kere daha canımız yandı. Öncelikle, bu depremde Rabbim,  hayatını kaybedenlere  rahmet, yaralılara şifa, yakınlarını kaybedenlere de sabır ihsan etsin.
İzmir depreminde, dikkatlerden kaçan bir hususu belirtmenin tarih önünde bir sorumluluk olduğu düşüncesiyle, ifade edelim: İzmir Depremi'nde dikkatlerden kaçan husus; devletin orada ne zaman ve nasıl olduğu hususudur. Sırayla yazalım:
1.Depremden 3 saat sonra arama kurtarma ekipleri yıkılan binalardan olağanüstü fedakarlıklarla enkaz altından 106 insanımızı kurtardılar.
2.Aynı saatlerde, İzmir Valisi, İzmir BB, AFAD, Kızılay, İHH sahada çalışmaya başlamıştı.
3.Depremin yaklaşık 5 saat sonrasında, Şehircilik, Adalet ve Tarım Bakanı ile İçişleri Bakan Yardımcısı, Son Başbakanımız, İzmir'de, milletimizin yanındaydı. Hatta Tarım Bakanımız enkaz altında olan bir kızımızla telefonla görüştü.
4.Depremin üzerinden henüz 24 saatgeçmeden Meclis Başkanımız,  AFAD konusunda çok başarılı olan Cumhurbaşkanı Yardımcımız ve Sağlık Bakanımız İzmir'de sahadaydı.
5.Yaralılar için İzmir'de mevcut bütün sağlık kurum ve kuruluşları en üst düzeyde faaldi.
6.Depremden yaklaşık 29 saat sonra Cumhurbaşkanımız İzmir-'deydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Bayraklı'da yıkılan Rıza Bey Apartmanı enkazında yetkililerden bilgi alıp incelemelerde bulunduktan sonra AFAD Koordinasyon Merkezi'nde yetkililerden deprem sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili bilgi aldı ve: "En kısa zamanda da inşaat çalışmalarıyla birlikte, evleri yıkılan vatandaşlarımız için bu evler yapılıp buralara taşınmasını sağlamış olacağız. Ola ki vatandaşlarımız içerisinden kiralık bulan arkadaşlarımıza biz bizzat kira bedellerini ödemek kaydıyla oralara yerleşmesini sağlayacağız" diye açıklamada bulundu.
Bütün bunların son derece normal olduğunu düşünenler olabilir.  Öyleyse, neyin ne kadar normal olduğunu anlamak için gelin 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşanılan depremde, devletin nerede olduğunu, o günlerde ve depremin tam ortasında olan Adapazalıların dönemin haber kanalı ve gazetelerinde manşet olmuş sözlerinden omuyalım:
• Hükümet bizi yalnız bıraktı. Yalnızız kimsemiz yok. Devlet desen hiç yok... (ATV - 20 Ağustos)
• Memleketin öksüzü biz olduk. Devletimiz de üvey babamız oldu... (Kanal 7 - 20 Ağustos)
• Vali devletse, devlet n’apıyor ? Yok değilse bu vali niye burada? (Cumhuriyet - 21 Ağustos)
• Bir ekmeğe muhtaç ettiyse n’apayım ben bu devleti ? (Kanal 6 - 27 Ağustos)
• (Sağanak yağmur sonrasında çadırkentte) Halimizi bana ne soruyon? Git bize burayı layık gören Ankara’ya sor ! (Radikal -29 Ağustos)
Farkı anlayabildik mi acaba?

Tarih: 19 Kasım 2020 Perşembe    Hit: 3267




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol