21 Ekim 2018 Pazar   

Eren EYÜPOĞULLARI / Sektörel Analiz / Eyüpoğulları Group Emlak Danışman Uzmanı

FAİZ ORANLARININ İNŞAAT SEKTÖRÜNE ETKİSİ

 

EKONOMİNİN lokomotifi konumunda olan inşaat sektörü yüzbinlerce kişinin yaşam standartlarını yükseltiyor ve de sağladıkları iş imkanlarıyla ülke ekonomisine muazzam bir katkı sağlıyor.
Batılı ülkeler tarafından yönlendirilen dünya ekonomisi ülkemiz üzerine oynanan oyunlar sebebiyle dövizin , faizin ve enflasyonun birlikte yükselmesine sebep oluyor. 
Elbette bunu durdurmak için çareler düşünülüyor, araştırılıyor. Özellikle Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın sürekli merkez bankasına sözlü ve yazılı ikazlarda bulunması buna neredeyse her hafta şahit olabiliyoruz. Fakat ülkemizin ve vatandaşın menfaatine olan kararlar maalesef hala bazı dış kuvvetlerin elinde olduğu için bu uyarı ve ikazlara sadece devlet bankalarımız uyum sağlamaya çalışıyor.
Ekonominin bel kemiği olan inşaat sektörü her geçen gün düşüşe geçiyor. İşte bu yüzden acilen özellikle konut ve ticari kredi oranlarını düşürülmesi ülke menfaatine yapılacak en büyük fayda ve destek olacaktır. 
İktisatçılar ve hükümet çözüm için önerilerini yazıyor ve söylüyorlar bunları çok yakından takip ediyorum ama ben birde faiz’in ve faiz oranlarının tarihimizde nasıl işlediğiyle ilgili bir araştırma yapıp dikkatimi çeken yerleri sizlere aktarmak istiyorum.
 OSMANLI’DA FAİZ
Evvela Osmanlı’da faiz vardı, hem de şeyhülislam fetvasıyla... Dahası Osmanlı’daki faiz oranları kapitalist Avrupa’dan iki kat, bazen üç kat daha yüksekti.
Merhum Halil İnalcık, 15. yüzyılda, yani imparatorluğun askeri ve siyasi olarak en güçlü döneminde, mesela Bursa’da sarraf Abdurrahman’ın 199 bin akça (Osmanlı parası) tutan servetinin 127 bin akçasını faize vererek işletmesini örnek olarak zikreder.
Faiz resmen yüzde 10-12 civarındaydı, bazen yüzde 15 oluyordu. Avrupa’da bunun yarısı hatta bazen yüzde 4-5 civarındaydı.
Çünkü Avrupa’da sermaye birikimi yüksekti, böylece sermayenin fiyatı da düşüktü.
KANUNİ ZAMANINDA
Osmanlı elbette buna çare aradı. O zaman modern iktisat bilimi dünyada da bilinmediği için faizlerin idari emirle, yasaklamayla düzenlenebileceği kanaati vardı.
Hayırsever zenginlerin paralarını alıp yüzde 10-12 faizle ihtiyaç sahiplerine kredi olarak veren ‘para vakıfları’, Şeyhülislam Çivizade’nin telkinleriyle Kanuni Süleyman tarafından yasaklandı.
Ticaretin geliştiği Rumeli’de büyük bir iktisadi ve sosyal çöküş ortaya çıktı. Sofya’daki Halveti Şeyhi Bâli Efendi Kanuni’ye mektuplar yazarak durumu anlattı.
Sonunda Kanuni Ebussuud Efendi’yi şeyhülislam yaptı. Ebussuud Efendi ‘kamu yararı’nı gerekçe göstererek para vakıflarının yüzde 12’ye kadar faizle para vermesini uygun bulan fetvasını verdi.
Bütün bunların tek oluşu ve oluşumu Devletin çıkarına ve menfaatine olan çalışma ve kararlarıdır. Tarihten aldığımız önemli birkaç nottan sonra şu neticeye vardım. 
Emirle, yasakla faizin indirilemeyeceğidir.
Tarih tekerrürden ibarettir….

Tarih: 17 Nisan 2018 Salı    Hit: 896




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol