14 Nisan 2021 Çarşamba   

Burak İĞLİKÇİ / ARAŞTIRMACI - YAZAR / DERİN TARİH

DİJİTAL ROBOTİK SAVAŞLAR

 

SALGINDAN bu yana bütün, dünya liderleri'nin ağzında tekrarlanan kilit cümle.Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.Bilmem fark ettiniz mi değerli okuyucular.
Corona virüs salgını nedeniyle  dünya genelinde bütün düzen değişti. Altında, ve dolarda artış gözlendi. Elektronik paraya geçiş hızlandı. Hatta Google reklamlarında kripto veya  elektronik dijital para reklamları bireylerin farkında olmadan zihin altlarına pompalandı. Yaşadığımız modern çağ  günlük hayatlarımızı kolaylaştırır iken aynı zamanda bizleri farkında olmadan bir yandan da tüketmektedir.

Gelişen ve küreselleşen dünyada, dijitalleşme ile birlikte robot işçiler de artmış durumda. Kısa bir araştırma yaptığımız zaman karşımıza ilk çıkan robot işçi konusunda başı çeken ülkelerin başında Japon'ya geliyor.  Genel olarak ülkelere göre robot işçi sayıları' raporunda Japonya'nın ilk sırada başı çektiğini yazmıştık.
Reuters'in  Uluslararası Robotik Federasyonu (IRF)'ndan aldığı bilgiler ise Çin'in robot işçi konusunda ilk 10 ülke arasında olmak istediğini paylaşıyor.Rapora göre. Ucuz iş gücüne  ulaşmanın en kolay  olduğu  ülkelerden  biri olan Çin, şu anda iş  gücü otomatizasyonunda 28. sırada gösteriliyor. Çin'de bugün her on bin kişi başına düşen robot işçi sayısı 36 iken, bu sayının 2020'de 150'ye çıkacağı tahmin ediliyor.

Paylaşılan rakamlara  göre  Çin  hükümeti üretim sektöründe 100 milyon  kişiyi istihdam  etmeyi isterken; General Electric,  Çin'de  nesnelerin  interneti  çözümlerinin  2020 itibarıyla 166 milyar dolarlık bir pazar olacağını tahmin ediyor. Bu noktada sadece üretim değil, lojistikten , yiyecek  hizmetlerine  kadar  farklı  alanlarda  robotik gelişmeler  yaşanacağına işaret  ediliyor.
Covid 19  virüsünden sonra bu gelişme  hakkında ne kadar  yol katedildi belirsiz. Şu da bilinen  bir gerçek  covid 19  virüsü ile hayatımız  bir nevi teknolojik olarak kolaylaştı.
Yeni iş alanları  türedi teknolojiye ayak uyduramayan irili ufaklı firmalar  kepenk kapadı. Teknolojiye ayak uyduran firmalar yürüdü gitti.
Örnek  vermek  gerekir ise ;  Çin'de  kapı kapı  dolaraşarak virüs taraması yapan robot geliştirildi. 5G teknolojili robotlar göreve başladı.
Çin'de  Covid  19 adı verilen  yeni corona virüs salgını ile mücadele için yeni bir robot geliştirildi. Termal kamerası sayesinde 5 metre mesafeden insanların ateşini ölçebilen robot, Guangdong'da göreve başladı.  Robot, tespit  ettiği  verileri  5G teknolojisi  sayesinde gerçek zamanlı olarak yetkililere iletiyor. Robot 10 kişinin ateşini aynı anda ölçebiliyor. Bu şekilde virüsün sağlık ve güvenlik çalışanlarına bulaşma tehlikesi de önlenmiş oluyor.
Mobil uygulama  ile birlikte çalışan  robot  yüksek  ateşi olan insanlara rastladığı takdirde, harita  üzerinde  bir  uyarı  yayınlıyor. Virüs görülen yer, hızlı bir şekilde karantinaya alınabiliyor.

Konuyu dağıtmadan yazımıza dönecek olursak;  Söz konusu rapora göre 2015-2021 arasında robotik sevkiyatın üç  katına çıkması beklenirken, Boston Consulting  Group (BCG) araştırmasına göre ABD'li üreticilerin yüzde  44'ü, Almanyalı üreticilerin ise yüzde 66'sı önümüzdeki  5  yıl içinde otonom robotları ve asistan sistemlerini kullanacağını belirtiyor.
 IRF araştırması 2018’de 1,3 milyon endüstriyel robotun iş başı  yapacağı  yönündeydi. IFR, 2018’de Çin’in tüm robot işçilerin 1/3’inden fazlasını barındıracağını tahmin etmiş, World Economic Forum ise 2020 itibarıyla  genetik, yapay  zeka, robotik  gibi teknolojik  gelişmelerle net 5 milyon iş kaybı yaşanacağını öngörmüştü.

Bakın burada algıları şekillendirmek için devreye.Hollywood giriyor. Robocop filmiyle algımız şekillendi.
 Geçtiğimiz  yıl Dubai'de düzenlenen  teknoloji fuarı GITEX'de karşımıza çıkan robot polis, Dubai'de göreve başlıyor. Fikir olarak 1980'lerin bilim kurgu efsanelerinden RocoCop'u hatırlatan  REEM adındaki  robot polis, robotik  teknolojilerin ne kadar  yol katettiğinin önemli bir göstergesi.
Dubai polisine katılacak olan REEM robot, İspanya  merkezli PAL Robotics  firması  tarafından geliştirildi. Yaklaşık  1,67  metre  uzunluğunda olan REEM, yapay  zeka  ve yazılım desteğine sahip olacak. Göğüs bölümünde  dokunmatik  bir ekran bulunduran REEM, IBM'in yapay zeka teknolojilerini kullanıyor.
Aynı zaman da tek bir  robot  polis  ile yetinmek  istemeyen Dubai, 2030 yılına kadar Dubai'deki polis gücünün  yüzde  25'inin robotlardan oluşmasını  hedefliyor.
2030  yılına kadar sadece robotların  çalışacağı  ve içinde insan barındırmayan ilk akıllı karakolu kullanıma sunacaklarını açıklayan  Dubai  polis şefi. Brigadier Khalid Nasserl Al Razouqi, Dubai polisi ile ilgili her şeyi akıllandırmak istediklerini de açıkladı.

Son olarak gelişen robot  teknolojilerine örnek  olarak  Boston  Dynamics'i de gösterebiliriz. Özellikle 1,2 metre sıçrayabilen robot Handle ile dikkatleri çekmeyi başaran Boston Dynamics'in robotları  gelecekte sıkça karşımıza çıkabilir.
Değerli okuyucular  sizde  muhakkak bu soruyu sormuşsunuzdur. Kendi,kendinize veya çevrenizde duymuşsunuzdur. Acaba insanların yerini robotlar mı alacak .
Son yıllar'daki hızlı  yükselişiyle  birlikte  endüstriyel robot kullanımı imalat sanayinde artmış durumda.

Uluslararası Robotik Federasyonu (IFR), küresel endüstriyel robot satışlarının 2013-2017 yıllarında yani neredeyse 5 yılda ikiye katlandığını belirtiyor. Federasyon verileri ayrıca, endüstriyel otomasyon hızının 2016’da küresel olarak 10 bin çalışan başına 74 kurulu endüstriyel  robotla hızlandığını ortaya koyuyor. 2020'ye  kadar bu sayı, imalat sektöründe 113'e yükseldi.
Asya şu anda 10 bin işçi başına 118 birim robot yoğunluğuna sahip ve bu sayı, Avrupa ve ABD’de sırasıyla 114 ve 103. Çin, endüstriyel otomasyonda en yüksek büyüme seviyelerini kaydeden ülkelerden biri ancak hiçbir yerde Güney Kore gibi bir robot yoğunluğu yok.
2019'da Güney Kore, 10 bin çalışan başına 855 endüstriyel robot kurulumu yaptı. Bunun temel nedeni, elektrik ve elektronik sektörlerinde  yüksek hacimli robotların sürekli kurulumunun yapılıyor olması.

Otomotiv  endüstrileriyle  öne  çıkan ülkelerden  Almanya  ve Japonya’da yoğunluk seviyeleri  10 bin çalışan başına yaklaşık 350  civarında. Japonya’nın küresel arzın yarısından fazlasını karşılayan, endüstriyel robotlarda ana oyunculardan biri olduğunu da ekleyelim.
ABD’de 228 yoğunluk oranıyla otomasyonun hızı daha yavaş. Çin de önümüzdeki yıllarda otomasyon seviyesini  genişletmek istiyor ve bu yıl sonuna kadar robot yoğunluğu için dünyanın ilk 10 ülkesi arasında bir yer bulabilmeyi hedefliyor.

Sonuç olarak McKinsey Global Institute'un bir raporuna  göre de yapay zeka ve robotların hızlı evrimi 2030 yılına kadar ABD’de 73 milyon iş kaybına neden olabilir. Araştırma, bu kayıpların verimlilik, ekonomik büyüme ve diğer  faktörlerdeki artışla telafi edilebileceğini belirtiyor. Bununla birlikte, ekonomi ve iş gücü piyasası büyük çaplı revizyonlar  gerektireceğinden  tam istihdamı sürdürmek  oldukça  zor olacak. McKinsey raporunda, hızlı otomasyonun 2030'a kadar Çin  ve Hindistan'a sırasıyla  236 ve 120  milyon  işe mal olabileceği de yazıldı. Japonya için en kötü senaryo 30 milyon kayıp.
 Rapor, o zamana kadar Meksika’nın 18 milyon yerinden edilmiş işçiye  sahip olabilecek iken, Almanya için bunun 17 milyon işçi olabileceğini gösterdi.
Otomasyonun en çok tehdit ettikleri  fast food gibi  ayak üstü hazır yemek sektöründe çalışanlar veya makine operatörleri.
En az etkilenecek olanların başında ise bilim insanları, mühendisler, öğretmenler, yöneticiler ve tesisatçılar geliyor.
Gelişen ve küreselleşen dünyada yapay zeka hız kazanmış durumda.
Hatta daha sonraki yıllarda yapay zeka ile donaltılmış ders veren robotik öğretmenler ekranlarda  yerini alacaktır.  Buda öğretmenlik mesleğinin'de etkilenecek meslekler arasında olduğunu göstermektedir. Bunun en güzel örneğini pandemi döneminde yaşadık  öğrencilerin uzaktan eğitime başlaması örnek gösterilebilir.

Tarih: 13 Mart 2021 Cumartesi    Hit: 4589




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol