14 Nisan 2021 Çarşamba   

Naser ŞİMŞEK / İnşaat Mühendisi / Teknik Bakış

BEBEK İLAHİYAT OKULU’NDAN ROBERT KOLEJİNE VE BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİNE-2

 

GEÇEN ay yazdığımız yazıda Bebek İlahiyat Okulu ile başlayıp Robert Koleje dönüşen, günümüzde de Boğaziçi Üniversitesi ve Robert Kolej olarak devam eden eğitim okullarının kurucusu Hamlin tarafından anlatılan hikayesine kaldığımız yerden devam edelim.
Kampüs için bulunan arazi çok uygun ama bir o kadar da pahalı idi.
Arazinin sahibi Ahmet Vefik Paşa, Paris’teki sefareti sürecinde düştüğü borç batağından kurtulmak adına elindeki her şeyi kelepir fiyatlarına satar. Sattığı gayrimenkullerin en değerlisi Robert Kolej’in mevcut arazisidir.
Arazi Hamlin’e yok pahasına satılır. Sırada yapılması planlanan Kampüsün inşaat izninin alınma süreci başlar.
Bir tarafta Osmanlı Bürokrasisi diğer taraftan Cizvitler inşaat iznini alınmasını engellerler.
Ancak Girit İsyanı sonucunda ABD’li Amiral Farragut Babıali’ye gelir ve inşaat izni verilmez ise Akdeniz’e Yunanistan lehine zırhlı gemiler göndereceği tehdidinde bulunur. Tehdit karşılık bulur, Osmanlı Bürokrasisi inşaat izni için Sadrazam fermanı isteyen Amerikalılara Padişah fermanı talik ederler. Bu noktada Âli Paşa’nın durumunu incelemenizi tavsiye ederim.
Bir tarafta son yıllarına gelen bir İmparatorluk ve yüksek bürokratlarının düşüşünü, hesapsız yaşam tarzları sonucu ellerinde ne var ne yoksa kaybettiklerini (yönettikleri devlet gibi) izlerken diğer taraftan daha sonraki yüzyılda dünyayı yönetecek yeni bir devletin de izlerini görmek açısından dahi bu hikayenin ayrı bir önemi olduğunu düşünüyorum.
Hamlin Robert Kolejin proje aşamasında başta Fatih’in Rumelihisarı’nı, Bizans surlarını ve diğer tarihi binaları inceler, inşaat tekniği bakımından onları taklit eden bir proje ve her milletten insanların katılımı ile temel atma töreni düzenlenir.
1881 yılında ilk kez alınan Türk öğrenci sayısı İkinci Meşrutiyetin ilanı ile artarak devam eder. İlk lisans derecesi alan bayan öğrencinin Halide Edip Adıvar olduğunu hatırlatmak isterim.
1923’te imzalanan Lozan Antlaşmasından sonra yabancı okulların önemli bir bölümü kapandı. Robert Kolej ve Amerikan Kız Koleji varlıklarını sürdürdüler. Her ikisi de Milli Eğitim Bakanlığı’nca hazırlanan müfredat programlarını da uygulayarak, lise düzeyinde öğretim verdiler.
1958’de Bakanlar Kurulu kararıyla Robert Kolej Yüksekokulu kurulmasına izin verildikten sonra “Mühendislik Fakültesi” ve diğer fakülteler kuruldu.
TBMM’de kabul edilen ve 12 Eylül 1971’de yürürlüğe giren yasayla, Boğaziçi Üniversitesi kuruldu. Yasa, üç yıllık geçiş dönemi sonunda kurumun, eski eğitim ilke ve özelliklerini de koruyarak, Üniversiteler Kanunu çerçevesinde öğretim vermesini öngörüyordu. Geçiş dönemi iki yıl daha uzatıldıktan sonra, İngilizce öğretim veren Boğaziçi Üniversitesi - açılan yeni bölümleriyle birlikte - Türk üniversite sistemine bağlandı.
Yabancı okullara tanınan ayrıcalıklar nedeniyle bir zamanlar “Devlet içinde devlet” diye nitelenen Robert Kolej, artık toplumsal yaşamın çeşitli alanlarında değerli hizmetler veren gençlerin yetiştiği yüksek düzeyli üniversitelerden birine, Boğaziçi Üniversitesi’ne dönüştü.

Tarih: 13 Mart 2021 Cumartesi    Hit: 7152




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol