01 Mart 2021 Pazartesi   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

AYNI HAMAM, AYNI TAS...

 

ÜLKEMİZ’de gündem nisan yağmuru gibi. Dünyanın gündemi pandemi... Kimi siyaset hesaplarında, kimi darbe, kimi ekonomi vs… listeyi yazının sonuna kadar uzatabiliriz. Siyasetteki kirlilik arttı. Yönetimi elegeçirmek adına her türlü çirkeflik 2021 yılında hala boy gösteriyor çok yazık!.
Muhalefet bir ışık hüzmesi görmüş olmalı ki tüm  kozlarını oynamaya başladı. Ancak istinat duvarı işçiliğiyle kurulan forekazıklar sağlam atılmamış olacak ki, millet ittifakı duvarı sarsılıyor. Malum ittifakın kurulmasında demokrasi adına İYİ Parti, CHP’den destek görmüştü. Destek süreci HDP’nin ittifaka yancı olarak katılmasıyla son buldu. Artık örtülü yol birlikteliği yerini önümüzdeki dönem açık hale getirmek zorunda. HDP haklı olarak “kuma” görüntüsünü resmileştirmek istiyor. Bence de yerinde bir istek. Ancak bu istek Millet İttifakındaki sarsıntıyı, yıkıma götürebilir.                                        
CHP hem İYİ Parti, hem de  Saadet Partisi yanımda dursun, HDP’de resmileşsin biraz zor görünüyor. Başkanlık seçimlerinde CHP’nin Abdullah Gül arayışlarına, Akşener aday olarak rest çekmişti. Örtülü yürüyüşün resmileşmesini kabul eden İYİ Parti kendi dağılır. Saadet Partisi ise, 40 yıllık birlikte yürüdüğü Erdoğan, yerine CHP ve HDP’li bir ittifakın içinde yer almayı artık seçmenine anlatamaz.  Keza Başkan Erdoğan’ın Asiltürk ziyaretiyle sisler dağılacaktır. Diğer yandan CHP safları sıklaştırmaya çalışırken kendi içinde kopmalar başladı. İstifaları saray kumpası, basit 3 istifa gibi gösterilse de bu 3 maymun hikayesi olur.  
***
Halkın iradesiyle yönetime gelen siyasi otoritenin aldığı karara elbette protesto hakkımız var. Şiddet yönelimlerinde üniversitelisi, akademisyeni, işçisi, emeklisi  hepsi “AMA”sız karşı durmalı. Çünkü bu olaylar bize geçmişte acı olayları hatırlatıyor. Mehmet Barlas’ın Boğaziçi olaylarını, 27 Mayıs darbe sürecinde bizzat yaşadıklarını şöyle anlatıyor; "1960'ta İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisiydim. 28 Nisan 1960 sabahı Beyazıt Meydanı'nda polisle çatışmış ve sonra İstanbul Vilayeti önünde toplanıp 'Menderes istifa' diye bağırarak tempo tutmuştuk; “Bir askeri darbeyi başlattığımızı ve böylece vesayetçi demokrasinin darbeler sürecine ülkeyi soktuğumuzu bilseydim… Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın idam edileceklerini tahmin edebilseydim.. Bu durumlara sebep olduğumuzu görebilseydim. Kesinlikle o sabah Beyazıt Meydanı’na çıkmazdım.” diyor.  Gösterinin sloganları da aynı tas aynı hamam… Katil devlet katil polis (anonim).
Bir rektör ataması, küresel güçlerin bu kadar tepki göstermesine sebep oluyorsa doğru yolda olmanın alametidir. Boğaziçi öğrencileri, sömürgecilerden gelen yanınızdayız desteğini nasıl içine sindirebildiler. Küresel güçlerin ve iktidar olmayı sokaklarda arayanların benzin dökmesine kanmayın. Bir kıvılcım nelere sebep oluyor… Sokaklarda kaos ile hak arayanlara hiçbir demokrasi müsaade etmez. Türkiye de etmeyecektir.                                                                                             
**
ABD’nin sözde müttefik terbiyesizliği ve "2016'daki darbe girişiminde ABD'nin hiçbir dahli bulunmamaktadır." açıklaması malumun ilamı niteliğinde.
Keza bu zamana kadar vesayet odakları ve terör maşalarıyla üzerimizde tepişmesini artık açığa vurdu. “Artık çarşı-pazar, boydan boya” noktasına bizim açımızdan da gelinmiş olmalı.                                                                   
Geleceği varsa elbet göreceği de var. Teröre on binlerce can ve 100 milyarlarca kaynağın gitmesine sessiz kalma devri bitti. Görünen o ki ABD ile tansiyon yükselerek devam edecek.                                                                                         Ülkenin milli meselesinde bile, muhalefeti, “her şeye karşı” olmakta belirleyen ve Erdoğan gitsin de anlayışı trajikomik bir hal aldı bilginize… Türkiye ile hesap görenleri anlıyoruz da gençler üzerinden bu işe çanak tutanları anlamıyoruz. Büyük felaket beklentisi olanlar umutlandı mı bilinmez, ama bizim sol cenah emperyalist ABD’ye baston olmaktan bir türlü kurtulamadı.                                                                                          
Tavsiyemiz ve temennimiz iktidar sokaklardan değil sandıktan çıkıyor.

Tarih: 12 Şubat 2021 Cuma    Hit: 3206




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol