03 Aralık 2020 Perşembe   

Ömer BERK / Genç Bakış / Tarihçi / Yazar

ANA HATLARIYLA AMERİKAN IRKÇILIĞI...

 

GEÇEN seferki yazımda Avrupa ırkçılığını anahatlarıyla anlatmaya çalışmıştım. Bu yazımda ise Amerikan ırkçılığını ana hatlarıyla anlatmaya çalışacağım.
ABD'nin tarihi 1607 yılında Christopher Newport adında İngiliz bir denizcinin günümüzde ABD'nin doğu kıyılarında yer alan Jamestown adlı bir bölgeye demirlemesiyle başlamıştır. İlk etapta ABD'ye göç edenler İngilizler olmuş ve bugün ''13 koloni'' adıyla bilinip, ''New England'', ''Virginia'', '' Pennsylvania'' olarak temelde 3 kola ayrılan ancak kendi içinde de çeşitli yerleşim birimlerine ayrılan koloniler kurmuşlardır. Amerikan milliyetçiliğinin en temel düşüncesini ''WASP'' olarak adlandırlan ve Türkçesi ''Beyaz, Anglo Sakson, Protestan'' kavramı oluşturmuştur. Bu ırkçı düşüncede Amerika'nın İngiliz ve Protestan kimliğine atıf yapılmış ve uzun bir süre Amerikalıların düşünce dünyalarını şekillendirmiştir.
Amerika'nın güney bölgelerinde kurulmuş olan ''Virginia kolonisinde'' tarımın gelişip, tarıma dayalı bir ekonomi kurulması köle ihtiyacını doğurmuştur. Edward Reynold'un ''fırtınaya karşı ayakta kalmak'' adlı kitabında belirttiği gibi tamamı Batı Afrika'dan toplamda 563.000 köle ABD'ye getirilmiştir. 1865'te köleliğin kaldırılması için çıkan savaş sonucunda kölelik kaldırımışsa bile bu durum siyahiler için kesin bir eşitlik ve özgürlük anlamına gelmemiştir. Zira o dönem Beyazlar arasındaki hakim düşünceye göre, Siyahiler uygar beyazların yaşadığı bir toplumda ancak kölelikle disipline edilebilirlerdi.
Amerikan devleti her ne kadar siyahilere eşitlik sağlamak için bir takım adımlar atsa bile, bu durum Beyaz ırkın üstünlüğünü savunan ırkçı grupların bu çabalara karşı çıkması nedeniyle uzun bir süre olumlu bir gelişme sağlanamamıştır.
1865'teki iç savaştan sonra dünya kamuoyunda ''Ku Klu Klan'' olarak bilinen Beyaz ırkçılığını merkeze alan silahlı bir örgüt kurulmuş, ve bu örgüt 5000'den fazla siyahi vatandaşı acımasızca öldürmüştür. Aynı zamanda iç savaştan sonra çıkan ''Siyahi yasaları'' olarak bilinen bir takım yasalar Siyahi vatandaşların içinde bulunduğu kötü durumun sürekliliğini sağlamıştır. Bu yasalara göre evi veya düzenli bir işi olmayan Siyahi vatandaşlar, çalıştırılmak üzere Beyazların emrine verilebiliyordu. Aynı zamanda bu yasalar siyahi vatandaşların evlenebilmelerini, siyahi vatandaşlar arasında ki davalarda şahit olabilse de, Beyazlar arasındaki davalarda şahitlik yapmaları yasaklanmıştı.
1890'larda bu yasalar daha da şiddetlenmiş ve siyahiler, Beyazlardan ayrı okullarda okumaya, otobüslerde Beyazlardan ayrı yerlerde oturmaya mecbur edilmişlerdir.
1890'larda ABD'de ırkçılığın kapsamı genişleyerek, Çinli, Meksikalı, Yahudi göçmenleri de hedef almaya başlamıştır. 1965'ten itibaren ABD'de ırkçılıkla mücadele hususunda önemli ölçüde yol alınabilmiş olsa bile, tam olarak bitmemiş, çeşitli şekillerde var olmaya devam etmiştir. Bundan dolayıdır ki ırkçılık halen ABD'nin en önemli sorunlarından birisi olarak var olmaya devam etmektedir.

Tarih: 19 Kasım 2020 Perşembe    Hit: 3248




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol