19 Haziran 2019 Çarşamba   

Mustafa HATİPLER / Yrd. Doçent / Öğretim Üyesi / Rumeli Mektupları

ABD, PANAMA, SADDAM VE MADURO

 

SON aylarda Venezuela’da yaşananlar Amerikan emperyalizminin maskeleyemediği ya da artık maskelemeye gerek duymadığı gerçek yüzünün görülmesi bakımından son derece önemlidir. Yakın geçmişte, İran’a karşı on yıl beslenen, desteklenen Saddam’ın, kimyasal silah yalanıyla apar-topar devrilip hem de bir bayram sabahı asılması neyse Maduro’ya da yapılmak istenen şey de aynıdır. Ortadoğu’da dikta yönetimlerini destekleyen ABD, her ne hikmetse, Venezuela’da demokrasi için, yönetime müdahale ediyor hatta gerekirse askerî müdahaleden bahsediyor. Acı olan bir başka husus, her zaman dünyaya demokrasi dersi vermekten kaçınmayan bazı ülkelerin bu ortaoyununa seyirci kalması, seyirci dahi kalmayıp demokrasi adına (!) Guaido’yu tanımasıdır. Ne güzel demokrasi, ne güzel ülke yönetimi; bir şehir parkında yemin et ve kendini ülke başkanı ilan et. Meşruiyet için, oy, seçim, sandık, demokrasi gerekmiyor, ABD’nin istemesi yeterli oluyor. ABD bunu neden yapıyor? Elbette Venezuela halkını Zalim (!) Maduro’dan kurtarmak için yapıyor Yoksa Venezuela’nın petrolünde, altın ve diğer madenlerinde asla gözü ve gönlü yok (!).
ABD’nin bu emperyalist tavrı karşısında, sırf ABD’nin yaptığına karşı çık(a)mamak adına, Guaido’yu haklı çıkarmak adına, Maduro yönetiminin Venezuela’da açlık, yokluk ve yoksulluğa neden olduğunu söylemeye çalışanları esefle okuyorum ve izliyorum. Sanki Venezuela’da şimdikinden çok zengin olsaydı, ABD Maduro yönetimini destekleyecekti. Sanki ABD’nin derdi Venezuela halkının açlığı, yokluğu ve yoksulluğu? Sanki bu açlık, yokluk ve yoksulluk’ta ABD’nin hiçbir dahli yokmuş gibi… 
Hikaye malum; Kurtla kuzu bir dere kenarında karşılaştıklarında, kurt kuzuyu yemek istemiş, zavallı kuzu da haklı olmanın özgüveniyle: “Ama benim sana bir zararım yok” demiş kurda.  Kurt: “Evet ama suyumu kirletiyorsun” demiş. Kuzu su içtiği yeri göstererek haklı olduğunu haykırmış adeta: “İyi ama, bu akan bir dere ve ben senin su içtiğin yerin öncesinden su içmiyorum. Senin su içtiğin yerin daha aşağısından su içiyorum. Bu durumda senin suyunu kirletmem mümkün değil.” Kurt, bunu kabul etmemiş ve kendisinin haklı (!) gerekçesini haykırmış: “Öyle ama” demiş ve eklemiş “gölgen düşüyor, benim suyuma…”  Venezuela’da yapılmak istenen şey bundan ibaret işte. Bunun çok örnekleri var. Bunlardan biridir: ''Operation Just Cause'' Türkçesi:  ''Geçerli Neden Harekâtı'.' ABD, çok değil, 1989 yılında,  bu askeri harekâtla, bağımsız bir ülke olan Panama’yı işgal etmiştir. ABD bu işgalle, ABD’nin Panama üzerindeki menfaatlerine zarar veren (ki daha önce CIA ajanı olan) ve 1982 yılından 1989 yılına kadar ''Fuerzas Armadas de Panama’nın (Panama Ulusal Savunma Güçleri) başında olan Manuel Noriega’yı tutuklamış ve yargılamak üzere ABD'ye götürmüş ve hemen ardından da 1984 yılında yapılan başkanlık seçimini kazanan Nicolas Ardito Barletta’nın Eylül 1985’te istifası üzerine başkan olan yardımcısı Eric Artura Delvalle’nın yerine Guillermo Endara Galimany göreve getirmiştir. Kaldı ki  Kolombiya Senatosu, Panama kanalını yapma yetkisini ABD'ye bırakan 1903 tarihli antlaşmayı reddettiği için, Kolombiya'dan Panama’yı ayırarak  ayrı bir devlet olarak kuran da yine ABD’dir. 
ABD, sırf yoksul Venezuela halkını düşündüğü için (!) bir kamyon yardım malzemesi göndermiş Venezuela’ya… İlginç,  eskiden: “Ayılana gazoz bayılan limon” diye çok sık söylenen bir söz vardı. Elin oğlu nereye ne göndereceğini biliyor: Venezuela’ya bir kamyon tıbbi malzeme ve yiyecek, PYD-YPG’ye yirmi bin TIR silah ve mühimmat… Hala ABD’yi ve onun kuklası Guaido’yu haklı bulanlar lütfen bunu unutmasın. 

Tarih: 19 Şubat 2019 Salı    Hit: 1921




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol